ilkehaber.com
Ahmet Türk’ü çok ararsın Devlet Baba!
Ahmet Altan yazdı: Nevruz, Kemalizm ve din
Taraf'tan bir yazar daha ayrıldı!
Eski Bakan - Moderatör kavgası...
Taraf'tan rekor kar açıklaması

Zuhal Özden / Yazar

Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hayatımın nöbetini babam tutuyor

13 Şubat 2012 Pazartesi 13:01

Varlığını ilk öğrendiğim günden beri sevmedim orayı. Evde oynamaktan canım sıkıldığı için annem beni sabahları uyandırdığında sesimi çıkarmadım. Okulda kendime arkadaş aradım, keşfettiğim oyunları birlikte oynamak için. Onlar çok korkak, sürekli ağlıyorlardı. Annelerini istiyor eve gitmek için öğretmene yalvarıyorlardı, ben hiç yalvarmadım. Bir sene okumayı öğrenmek için uğraştım. Madem oyun oynayamıyordum, uzaklara gitmek için okumayı öğrenmeye karar verdim. Ne zormuş, en son ben öğrendim.

İkinci sınıfa başladığımda annem beni uyandırmaktan vazgeçti. Derse hep geç kaldım. Bazen sınıf tahtasının önünde bir bacağım yokmuş gibi davranmak zorunda kaldım. Bacağımın ağrımasına ne ben aldırdım ne de sınıftakiler varlığımı hatırladı, umursamadım.

Havalar ısındığı zaman okula gitmekten vazgeçtim. Yeni çocuklar tanıdım. Okulun yanındaki boş arsada sigara içip, güneşin bizi ısıtmasına izin veriyorduk. İçtiğim sigara yüzünden artık kimseye ihtiyacım kalmamıştı. Hep rüyalarıma giren o kocaman kırmızı gözlü kuş artık beni korkutmuyordu.  Beni pençelerine alıp gökyüzünde gezdirmesine izin veriyordum. Mutluydum.

Okula gitmeyi sevmeyi sevmeye başladım, o günden sonra kapısından içeri girmedim. Arkadaşlarımla uyumayı daha çok istiyordum. Eve gitmeyi unuttum bazı geceler. Annemin beni sofraya çağırdığı adımdan hep nefret ederdim. Evde yemek yemekten vazgeçtim. Annem ağzındaki iğneyi batırır gibi Ağrifff derdi. Tarladaki çocuklar dalgacı, ıslık çalar gibi Arif diyorlar. Onların yanında adımı seviyorum. Hep bana seslensinler istiyorum.

Babam yerimi buldu. Gelip gece yarısı arkadaşlarımın arasında sessizce çekip aldı beni. Yatağımda uyuyamadım. O sabah kaçtım evden.

Arkadaşlarımla birlikte boş bir evin sağlam odasında yaşadım on bir sene. Babam bazı geceler beni bulup eve götürdü, onların uyumasını bekleyip boş evdeki sağlam odamıza geri döndüm.

Bazen para çaldım. Artık harçlığım yoktu. Bazı sabahlar çok kızgın olurdum. O zamanlar annemin evinin önüne gider, camlarını kırardım. Küfür ederdim. Kavgada etmeyi unuttuğum tüm küfürler dilimin ucuna dizilirdi.

Onu hiç özlemedim, asla korkmadım.

Bazı geceler uyumadan önce aklıma babam gelirdi. Onu düşündüğümü anlamış gibi gelir beni bulur, yatağıma geri götürürdü. Eve geldiğimizde hiç konuşmaz,  yatağımın yanında bir süre beni seyrederdi.

Eve geç kaldığımı, kanepede uyuduğumu düşünürdüm o anlar. Babam beni kaldırmış odama getirmiş olurdu.

On yedi yaşıma geldiğimde usta bir hırsız olmuştum. İnsanlara hissettirmeden bazen çantalarındaki boş sigara paketinden dolusunu ayırıp sadece dolu paketi alacak kadar hızlı ve görünmez olmayı başarıyordum.

İnsanların yüzlerine ya da görünüşlerine değil sadece çantalarına, ceplerine odaklanıyordum.

Bir sabah yakalandım. Kalabalığın içinde önce ceketini, sonra açılan yakasından cebi gördüğümde, cüzdanını kolayca alabileceğimi anlamıştım. Ceketin cebine sessizce elimi uzattım, cüzdanına dokundum, adımın hüzünle çağrıldığını duydum. Bileğime dokunan el mi beni kendime getirdi yoksa adımla birlikte kırıldığını hissettiğim şey mi bilmiyorum, göz göze geldik.

Babam utanıp gözlerini indirdi. Elini bileğimden çekti yavaşça.

Hırsız profesyonelliğim ellerimin titremesine, rengimin solmasına engel oldu. Bir oğul olduğumu unutalı çok olmuştu, kapıp kaçan yanımdı yakınımda olan, kaçmadım.

Karnın aç mı dedi babam, onun karnı açmış. Arif’in Yeri’ne götürdü beni. Burası senin dedi. Ne zaman istersen gel. On senedir lokantam varmış. Adım şans getirmiş ona, kasası hiç boş kalmamış. Benim yerime kasanın nöbetindeymiş.

Yazıyı Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, TwitterTwitter, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÖNE ÇIKANLAR
GAZETE BAŞLIKLARI
ANKET
12 Eylül darbesini yapanlar yargılanmalı mı?