• BIST 97.726
  • Altın 146,210
  • Dolar 3,5844
  • Euro 3,9885
  • İstanbul 18 °C
  • Diyarbakır 24 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 18 °C
  • Berlin 23 °C

Hayal tacirleri

Yavuz Baydar

Sağolsunlar, bazı arkadaşlar içerde ve dışarda canla başla Türkiye ile AB arasında varıldığını iddia ettikleri uzlaşmayı 'Türkiye'nin muazzam bir zeka ürünü' diye, 'bırakın eleştirel bakıp durmayı, takdir edin' benzeri ifadelerle parlatmakla meşgul.

Ama kendileri de biliyorlar ki, Türkiye'nin allak bullak olmuş hukuk düzeni, sosyal huzursuzluğu, tavan yapan siyasi istikrarsızlık manzarası önünde sadece ve sadecehayal tacirliği yapıyorlar. Muhtemelen bunu da bile bile yapıyorlar.

Herşeyden önce...

Sezin Öney'in dün Haberdar'da gayet isabetli bir cümleyle tasvir ettiği gibi:

“Türkiye ve Avrupa Birliği'nin mülteciler konusunda Brüksel'de gerçekleşen zirvesinde ülkemizin birçok medya kuruluşunun iddia ettiği gibi ‘anlaşma'ya varılmadı. En iyimser bakışla, ortada sadece anlaşmaya varılması yönünde bir ‘yol haritası' var.

Eleştirsin veya eleştirmesin, Türkiye'de aklı başında olan herkes, hepimiz, ülkemiz vatandaşlarına vize zorunluluğu nedeniyle AB'nin yılllardır süren büyük bir haksızlık-hukuksuzluk yaptığında hemfikir ve herkes bu zorunluluğun kalkması gerektiğini düşünüyor.

Bu eziyet en temel AB kriterlerine, Türkiye-AB görüşme müktesebatına da aykırı. Ama tam da bu noktada ham hayalcilikten gerçekçiliğe geçiş mecburiyeti başlıyor.

Mutabakat konusundaki 'anlayış birliği' aşamasında birinci boyut, başta BM, insan hakları örgütleri ve AB medyasının büyük bölümünün, mülteci geri kabulü-takası vs konularında temel kriterlere uyum olmadığı vs gibi konularda giderek artan itirazları.

Bunu bir yana bırakalım ve medyadaki AKP gönüllüsü kanaat bezirganları tarafından parlatılan 'vize Haziran'da kalkacak, yeter ki olumlu bakın, destek verin' konusuna gelelim:

Vize serbestisi için o ülkenin siyaseten istikrarlı, hukuk zemini güvenilir işlerlikte, temel insan hak ve özgürlüklerinin yerli yerinde, sosyal açıdan huzurlu, öngörülebilir olması şart.

Aksi halde sizin 'her an dışarıya yoğun mülteci akını gönderme potansiyeli/riski taşıyan ülke' algısından kurtulmanız imkansız.

Dört sene öncesine kadar Türkiye, süren reformları, iç ekonomik ve hukuksal istikrar verileri nedeniyle 'tersine göç' yaşanan, yani AB'den çoğu Türk veya Türkiye kökenli insan kaynağının geriye aktığı bir umut ülkesi idi, ve vize serbestisi çok sağlam bir argümanı vardı.

Köprünün altından çok sular aktı ve şimdi herşey tepetaklak.

Yaşatılan zulüm, baskı, eziyet ve korku ortamı nedeniyle başta en kaliteli insan kaynağı olmak üzere, kalabalık kesimler 'kapağı nasıl dışarı atarız' hissiyatına savrulmuş durumda.

Bini aşkın kalifiye akademisyenimiz görüş ifade ettiler diye işsiz kalma, hapse girme tehdidi altında.

Medya bitirilirken dünya medyası isyan halinde. Gazeteciler mahkeme mahkeme süründürülüyor.

Toplumun farklı kesimleri, eşi görülmemiş hırçınlıkta bir cadı avının mağduru.

Güneydoğu'da operasyonlar başka yerlere yayılarak sürecek. Bu, en az 150 bin kişinin göçe mecbur kaldığı bölgede, sivil halkın daha da fazla sayıda mağdur olması, ülkeye küsmesi demek.

Söylemesi acıdır, ama gerçektir:

Bütün bu mağdur kesimler, şehirli elitinden ücra kırsal bölge sakinine kadar, hiç şüpheniz olmasın, AB'den iltica başvurusu talebinde bulunma hakkına sahip olma ve kabul görme noktasına gelmiştir.

Parlatıcı arkadaşlar bu kriz ve istikrarsızlık halinin, vize kalktığı anda ne sonuçlar doğuracağını AB'nin görmediğini mi sanıyorlar?

Vize serbestisi olacaksa, hükümetin yapması gerekenler belli:

-Akademisyenler, gazeteciler, bürokratlar başta, AİHM içtihadına aykırı tüm davaları derhal düşürmek,

-Türkiye'yi bölüp birbirine düşüren, huzursuz eden cadı avına derhal son vermek,

-Güneydoğu'da Türkiye vatandaşı Kürtlerin daha kitlesel biçimde mağdur olmaması için operasyonlara son verip barış masasına derhal geri dönmek,

-Anamuhalefet partisini bir 'demokrasi koalisyonu'na davet edip bir 'acil reform paketi'yle toplumu yatıştırmak.

Bile bile lades oynamayın, oynatmayın.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89