• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 20 °C
  • Berlin 12 °C

Hatlar karıştı ama manzara çok net

Nihal Bengisu Karaca

KASET skandalı ve Pensilvanya selamı üzerine yazmıştım. Kumpasın asıl hedefi AK Parti’siz bir siyaset denklemi yaratmaktır. Bunun arkasında Türkiye’nin İsrail’e mesafe alarak Suriye’ye, İran’a ve hatta Rusya’ya yaklaşmasından endişe eden ulusal ve uluslararası aktörler var. Eksen kaymasından tek endişe edenler de Kemalist, laikçi CHP çevresi değildir.

Çok geçmeden, Mavi Marmara gemisine bir saldırı düzenlendi ve Fethullah Gülen, WSJ’ye çok tartışılan görüşlerini açıkladı.

Gazze’ye yardım için düzenlenen kampanyayı “otoriteye başkaldırı” olarak nitelemesi ve İsrail’den izin alınması gerektiğini söylemesi, mütedeyyin camiayı ikiye böldü. Hatlar karışmış durumda ya da tam tersine yerli yerine oturuyor. Garip bir durum var.

HANGİSİ DAHA ROMANTİK?

Hocaefendi, itikadi ve varoluşsal meselelerde aydınlatıcı bir misyon üstlenmiş, kitlelerin gönlünü kazanmış önemli bir kanaat önderi. Önderi olduğu hareket aslında dini referansları merkeze alan, “Mümin kardeşliği” ekseninde ilerleyen bir “gönül hareketi"dir. Fakat şimdi fazlasıyla seküler bir devlet adamı dilini kuşanırken görüyoruz onu.

Türkiye’yi eksen kaymasına uğrattığı yolunda sık sık eleştirilen Başbakan ise biliyoruz ki aslında bölge ülkeleriyle iyi ilişkiler kurmayı “ekonomik krizin son etkilerini de aşmak” için istiyordu. “Paris’e hiçbir halt satamam, ama müteahhitlerimin Tahran’da, Şam’da alabileceği binlerce iş var” mantığı. Bölgede ve ülkemizde bulunan kadim “dini, kültürel bağ” paydasına yaslanarak alabildiğine “rasyonel, paragmatik” adımlar atmayı planlayan bir girişimdi söz konusu olan.

Şimdi, a) Türkiye’nin Ortadoğu ve Orta Asya ülkeleriyle bölgesel bir güç olmasını istemeyen, b) Türkiye’nin sorunlarının çözümünün başka yerde olduğunu düşünen, c) Bu türden bir bölgesel güç olmanın getirdiği yüklerin, getirdiği kazanımlardan fazla olacağına inanan, d) Tayyip Erdoğan’ın karizması ve kimi zaman takındığı uzlaşımsız tavırlar altında ezilen iş çevreleri için Erdoğan’sız ya da AK Parti’siz “eski güzel günler” Türkiye-’sine dönmeyi mümkün kılacak bir imkân belirdi: “Fethullah Gülen ve hareketi.”

Hocaefendi kaset skandalı patladığında Baykal’ı arayarak ya da aratarak “Bizim çocuklar yapmadı” mesajını verdi. Mavi Marmara olayı vuku bulduğunda da bu kez dünyaya dönüp aynı anlama gelecek bir mesaj daha verdi: “Bizim çocuklar yapmadı.” Neresinden baksanız, içeride ve dışarıda çizilen bir hatta, bir stratejiye tekabül ediyor durum.

GÜLEN’İN BÜYÜK İDEALLERİ

Bir değişim, bir kopuş ya da bir ayar verme hadisesi var. Peki neden?

Birincisi, tahminlerime göre Hocaefendi’nin Erdoğan’ın üslubu ve siyaset etme tarzıyla başı hiç hoş olmadı. Erdoğan’ı, yeterince sağlam bir kaideye basmadığı halde, öyleymiş kadar çok diklenen ve bağıran bir siyasetçi olarak gördüğünü tahmin edebiliyorum.

İkincisi, “eksen kayması” eleştirisinin Gülen’in tasavvurunda tekabül ettiği yer. Nuriye Akman’a 2004 yılında verdiği röportajda, “Bugün İslam dünyası diye bir dünya yok” demişti. Bunun anlamı şuydu: İslam dünyasının adresi Ortadoğu olmamalı. İslam’ın yeniden yükselişinin yeri, adı terör ile özdeşleşmiş ülkeler olmayacak. İslam kendini Batı’ya doğru anlatmalı ve oradan yükselmeli.

Bana göre, Gülen’i Gazze’ye duyarlılık meselesinde fazla ölçülü, soğukkanlı davranmaya yönlendiren asıl etmen bu tasavvurdur.

Bu tasavvur şimdi, Gazze hassasiyetine “romantizm” diyen, ama umutsuzca ve delicesine bir “karasevda” yüzünden Batı’ya tutulmuş, karasevdalı ve bu sevda uğruna işlevsiz, çekingen bir Türkiye’ye razı olanların minik vizyonları ile örtüşüyor, akraba oluyor.

Bunun dolayımında özde pragmatik ve reel politika yapanlar şimdi “İslamcı” olarak, İslamcılık üzerinden tukaka edilmeye çalışılıyor. Özde idealist ve misyoner olan, tümüyle dinsellik eksenli olan tutum ise “gerçekçi, soğukkanlı ve samimi” olmakla taltif ediliyor.

Hayırlısı mı diyelim, oturup ağlayalım mı, bilemiyorum.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89