• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 6 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 9 °C
  • Berlin 3 °C

Hangi güçle bu kadar eziyeti yapabiliyorlar

Oral Çalışlar

Türkiye'deki hukuk anlayışında 'yeni zihniyet' üretebilmek, 'yeni anayasa' yapmak kadar önemli.

Gece yarısı 60 yaşındaki profesörün evi basılıp darmadağın ediliyor. Bütün mahremine girilip, her türlü evrakı “medya çakalları”nın önüne atılıyor. Eline kelepçe takılıp tatil yerindeki yazlığından saatler süren yolculukla İstanbul’a getiriliyor. Günler süren sorgularla uykusuz, sefil vaziyette nezarethanelerde kapı önlerinde bekletiliyor. Yalnız Datça’daki yazlık evi değil, İstanbul’daki evi de altüst ediliyor. Bu tarz şeyler sadece Büşra Ersanlı’ya yapılmıyor. Ama 60 yaşındaki bir akademisyene yapılınca, bu kültürün vahimliği daha net görünür hale geliyor.

Bir savcı, bir polis nasıl bu kadar güce sahip olabilir?

Yargının değişmesi kolay değil

12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandumla HSYK’nın yapılanması değiştirildi. Küçük bir yargı eliti, istediği partiyi kapatabiliyor, istediği parlamenteri tutuklayabiliyor, istediği siyasi parti yöneticisini siyaset dışına itebiliyordu. İstemediği hâkim ve savcıyı yer ile yeksan edebiliyordu.

12 Eylülcü otoriter mantıkla yargıya neredeyse bütünüyle egemendiler. Parti kapatmaktan, düşünce ve örgütlenmeyi düşman görmekten başka bir “vizyon”ları yoktu. “Hukuk değil yüce devletin çıkarları esastır” anlayışından hiçbir zaman uzaklaşmadılar.

Bu elitin egemenliğinin yıkılması elbette olumlu oldu. Artık, hâkimler ve savcılar, geniş bir çoğunlukla kendi üst yargı kurumlarının üyelerini belirliyorlar.

Bu sistemin değiştirilmiş olması, ülkemize uzun yıllardır egemen olan yargılama mantığının değiştiği anlamına gelmiyor.

Geçmişte savcılar, işkencelere ya nezaret eder ya da göz yumarlardı. Mahkemeler, “İşkence eziyet etmek için mi yapılıyor yoksa doğruyu söyletmek için mi, bunu bilemeyiz” diyen kararlarla işkencecileri teşvik ederlerdi.

Şimdi bu kadarı yok, ciddi bir değişim yaşandı elbette. Ancak derindeki “zihniyet”in değişmediği görülüyor.

Karşınızdaki bir yayıncı, bir akademisyen, bir gazeteci, bir bürokrat... Sanki bu insanlar azılı birer katilmişçesine bir acımasızlık ve hoyratlık söz konusu.

Kutsal devletten birey haklarına

Şimdiki hâkim ve savcıların ne kadarının anlayışı değişti? Ne kadarı “Bireyin hakları esastır, insan hakkı hiçbir kutsal gerekçeyle çiğnenemez” noktasına gelebildi? Uygulamadan anlaşılıyor ki, “devlet” kavramı, hâlâ bireyin hak ve özgürlüklerinin çok üstünde görülüyor.

Bu itirazlarımı ilk kez yapıyor değilim. İlhan Selçuk gözaltına alındığında, Nedim Şener ve Ahmet Şık tutuklandığında benzer tepkiler göstermiştim. Büşra Ersanlı, Ragıp Zarakolu’ya yapılan uygulamalar karşısında da “zihniyet hâlâ devam ediyor”dan başka söyleyecek söz bulamıyorum.

Bir ülkedeki yargıç ve savcılara egemen olan zihniyetin değişmesi, özgürlükçü hukuk mantığının egemen olması, elbette bugünden yarına olabilecek bir değişim değil. Köklü bir kültür dönüşümü demektir bu.

Kanunları “otoriter bir devlet” mantığıyla yorumlarsanız başka sonuçlara varırsınız, “demokratik ve hukuka ugun bir devlet” mantığıyla okursanız başka sonuçlara varırsınız. Kanunlara can ve kan veren; avukatıyla, savcısı ve yargıcıyla hukukçulardır. O nedenle, “yeni zihniyet” üretebilmek, “yeni anayasa” yapmak kadar önemli.

Türkiye’de geçmişte uzun tutukluluk süreleri nedeniyle çok acılar çekildi. İnsanlar aylarca mahkemeye çıkarılmadan bekletilirlerdi. Şimdi imkânlar gelişti, hâkim ve savcı sayısı arttırıldı ama zihniyet değişmediği için hâlâ insanlar haklarındaki iddiaları bile doğru dürüst öğrenemeden aylarca hapislerde yatmaya devam ediyorlar.

Bu hukuk kültürüyle ne yeni bir vizyon geliştirilebilir ne de demokrasi açısından herhangi bir aşama kaydedilebilir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89