• BIST 89.282
  • Altın 145,897
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • İstanbul 11 °C
  • Diyarbakır 10 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 15 °C
  • Berlin 14 °C

Halepçe’den Kürdistan’a

İhsan Dağı

Tam 25 yıl önce Irak Kürdistan’ında bir katliam yaşandı. 16 Mart 1988’de Saddam Hüseyin’in uçakları, Halepçe’ye kimyasal silahlarla saldırdı. 5 binin üzerinde insan öldü. Elma kokusu tadında geldi ölüm; kimini sokakta, kimini arabada, kimini evinde yakaladı. Binlerce insan Kürt olduğu için topluca katledildi. 

Halepçe denince 25 yıldır aklımıza çakılı kalan bir fotoğraf vardır. Geleneksel Kürt kıyafetleri içinde, kundaktaki bebeğine sarılmış, başı evin kapı eşiğine düşmüş, ama hâlâ göğsündeki bebeğini korumaya çalışan Ömer Havar... Kürtlerin bu coğrafyadaki acılarının, çaresizliklerinin ve düşmanlarının acımasızlığının fotoğrafıdır bu. Ramazan Öztürk’ün, ölümü ölümsüzleştiren fotoğrafı. Öztürk, kanımca sadece Saddam’ın devletinin değil, zorba 20. yüzyıl devletlerinin kendi halkına bile neler yapabileceklerinin fotoğrafını çekti 25 yıl önce... 

Hafta başında iki günü bu coğrafyada geçirdim. Kürtlerin ‘nereden nereye’ geldiğini anlatanlar Halepçe’deki çaresizliklerinden başlayıp Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (KBY) kuruluşuna uzanan bir başarı tablosu çiziyorlar. Süleymaniye’de bulunan Irak Amerikan Üniversitesi’nin düzenlediği ‘Arap Baharı Sonrası Değişen Ortadoğu Jeopolitiği’ başlıklı konferansta konuşan Kürtlerin kıdemli gazetecisi Kamran Karadaghi’nin çizdiği tablo net: “Kürtler başardı” diyor Karadaghi, “25-30 yıl önce ne haldeydiler? Irak’ta gazlanıyor, Türkiye’de köyleri yakılıp yıkılıyordu. Suriye’de adları bile yoktu. Şimdi, Irak’ta Kürdistan Bölgesel Yönetimi var. Türkiye’de devletle müzakere ediyorlar. Suriye’de akıllarından bile geçmeyen bir güce eriştiler.” Başardıklarının farkındalar, ama Irak Kürtleri aynı zamanda son derece gerçekçi. Kendilerinden eminler, özgüvenleri tarihlerinde hiç olmadık düzeye yükselmiş, ama hayal peşinde değiller. Pan-Kürtçü bir çizgi yerine öncelikleri ‘mevcut kazanımları’nı muhafaza etmek. Kürdistan Bölgesel Yönetimi altında bir ülke inşa etmek için tarihî bir fırsatları var ellerinde, ve de bunu mümkün kılacak kaynakları... 

Türkiye ile ilişkilerin daha beş yıl önce neredeyse bir savaş aşamasından mevcut hale evrilmesi çok değerli bulunuyor. Kürt siyasetinin önemli isimlerinden Irak Dışişleri Bakanı Hoshyar Zebari, ilişkilerdeki bu iyileşmeyi tarif ederken ‘devrim gibi’ dedi; ben bunu ‘rüya gibi’ anladım! 

Bölgesel yönetimin sözcüsü Fuat Huseyin de Türkiye ile KBY arasında bir tür ‘özel ilişki’nin varlığından söz etti. Ancak Türkiye’nin Kürt sorunu devam ettiği sürece mevcut ‘özel ilişki’nin son derece ‘kırılgan’ olduğu da sır değil. Herkes bunun farkında. Bu yüzden yeni çözüm süreci büyük heyecan uyandırmış bölgede. Ekonomik alanda ve özellikle de petrol ve doğalgaz konusunda uzun vadeli bir stratejik ortaklığın kurulabileceği, bunun da bölgeyi ve ilişkileri istikrarlaştıracağı söyleniyor. Merkezî Irak yönetimiyle Kürtler arasındaki ilişkiler hâlâ sorunlu. Kürtlerin Irak’ta kalma tercihleri merkezde gerçekten federatif ve demokratik bir yönetimin varlığına bağlı. Merkezîleşen ve otoriterleşen bir Irak’ta Kürtleri kimse tutamaz; hele kendi petrol ve doğalgaz kaynaklarına kavuştukça. Bağımsız bir Kürdistan seçeneğini mümkün kılacak önemli bir faktör Türkiye’nin tutumu. Ancak Kürt sorununu çözen ve PKK’dan kurtulan bir Türkiye’nin sırası geldiğinde böyle bir sürece destek vereceğini biliyorlar. Türkiye’nin dostu olmak bugün ve gelecekte Irak Kürtleri için çok değerli... Siyasal dostluk, ekonomik ve sosyal etkileşimi de zirveye taşıyor. Bölgede iş yapan Türk firmaları memnun. Bölgede kimse yokken, 1994’ten itibaren Erbil ve Süleymaniye’de eğitim hizmeti veren Türk okulları ise altın dönemini yaşıyor; hem halkın hem yönetimin teveccühünü kazanmışlar. Bir şeyi ispat ediyorlar; Türkler ve Kürtler dost olabilir, birlikte iş yapabilir ve yaşayabilirler. Acıdan doğan bir dostluk.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89