• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 1 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 3 °C
  • Berlin -4 °C

Haklar ve haftalar…

Reyhan Yalçındağ

Neredeyse her gün, her hafta, temel insan haklarıyla alakalı günlere adanmış. Adanmış da ne olmuş; yıl 365 güne yayılan şiddet, vahşet, istismar, emek sömürüsü global varlığını sürdürürken Rojava gibi savaşın ve direnişin hüküm sürdüğü coğrafyalarda ise kadın, insanlıktan çıkmış çetelerce her türlü yönelimin hedefi haline gelebiliyor. Direndiği için, tarihi yeniden yazdığı için, sunulanın aksine kendi elleriyle kadın renginde bir dünya yaratma becerisi gösterdiği için, ödenen bedeller de aynı oranda ağır olabiliyor.

Geçtiğimiz 25 Kasım, kadına yönelik her türlü şiddetle mücadele haftasıydı; hafta boyunca gün başına birkaç kadın katledildi; 5 Aralık da Kadın Hakları Günü! 1934’de kadınlara seçme-seçilme hakkının tanınmasından bu yana, 5 Aralık Kadın Hakları Günü olarak kabul edilmekte. İyi de, kadınlar, "insan” olmaktan kaynaklı haklarının "kadın hakları” olarak tanımlanmasını uygun bulmuyorlar. Gerçekten de, kadın cinayetlerine kurban gitmeme, çalışma hayatından milim milim eve doğru hapsedilme, dört-beş çocuk doğurma ya da hiç doğurmama, vs (listeyi uzatmak mümkün!) gibi haller, doğrudan kadının temel insan haklarıdır; ayrıcalık istedikleri için değil; doğuştan sahip oldukları haklarının tanınmasını istiyorlar. Ancak gelin görün ki, özellikle de, mahkeme salonlarında kadın cinayetleri davalarında erkek faillerin yaptıkları ipe sapa gelmez "savunmalar”, daha çok uzun süre, kadınların yaşam hakkının bile salt "kadın hakkı” olarak algılanmasına yol açacak türden!

Son olarak Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinde önceki görülen Güldane Poçak cinayeti davasında, imam nikahlı eş Gıyasettin Seyrek, utanmadan, sıkılmadan, "bir kadın neden öldürülür, tabi ki namus melesinden!” diyebiliyor. Birçok cinayetin perde arkasında olduğu gibi, bu cinayette de esas mesele, adamın aylaklığı ve çalışmazlığı; buna karşılık da kadına evin maddi yükünü de yüklemeleri! Ama militarist kafalarla demokrasi katl’i siyasal islamın birçok temel meselede olduğu gibi, kadın sorununda buluştukları nokta tastamam aynı! Öyle ki, yasalar açık olmasına rağmen, "imam nikahlı eşi” eş kabul etmeyip; ağırlaştırılmış müebbet cezasıyla açılması gereken dava, normal müebbeten açılmış: Sonunda da "pek iyi hal” ve "haksız tahrik” indirimleriyle zaten cezalar da "kuşa” çevrilince; al sana gün başına en az 5 kadın cinayeti, kadın kırımı!

Dolayısıyla 5 Aralık Kadın Hakları Gününde durum böyleyken; önümüzdeki 10-17 Aralık İnsan Hakları Haftasında da korkum o ki, sokakta gösteri yapan gençlerin yaşam hakkına yine el uzatılsın; slogan atan gençlere 20 yıl cezalar verilmeye devam edilsin, Van’daki depremzede anneler soğuktan buz kesmiş evlatlarını nefesleriyle ısıtmaya çalışsın, ölüm sınırındaki hasta tutsaklar zından duvarları ardında son nefeslerini vermeye devam etsin, ana dilinde öğrenim göremeyen çocukların her sabah düş kırıklıkları uzasın, liste de uzasın da uzasın!

Bu mudur, sahi Türkiye gibi antidemokratik, baskıcı ve tek-tipçi devlet anlayışlarında, bu gün ve haftaların anlamları nedir? İnsanın gözünün içine baka baka, daha bir pervasızca ihlal edilsin diye midir bu insan hakları? Lojistikleriyle besledikleri çeteler, Rojava’da kadınları ve çocukları kaçırsınlar, direnişçileri de kurşuna dizsinler diye midir?

Türkiye, başta Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi olmak üzere tüm ulusalüstü belgeleri ilk imzalayan ülkeler arasında. Ama gel gör ki, imzadan bu yana AİHM listesindeki ilk sıralamayı hiçbir devlete de kaptırmamış durumda! Bir yandan Anayasa Mahkemesinin tutuklu vekillerinin tahliyesinin önünü açan kararı tartışıladursun; günde birkaç ilde "KCK adı altında” gözaltı ve tutuklamalar da devam etmekte! Bakalım bu defa ezberimiz bozulacak mı, yoksa seçilmişler ve diğer Kürt siyasetçiler tutsak kalmaya devam mı edecek?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89