• BIST 89.282
  • Altın 145,897
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • İstanbul 12 °C
  • Diyarbakır 10 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 16 °C
  • Berlin 13 °C

Hafıza...

Reyhan Yalçındağ

Son günlerde yaşananlar karşısında yazılıp çizilenlere, atılan savaş naralarına, “vurun Kürd’e” nidalarına bakıyorum da, ne kadar hafızasız bir karşı-toplum var karşımızda diye düşünmekten alamıyorum kendimi! Neden mi? Örnekleri binlerce… son otuz yıllık savaş tarihi, aynı zamanda bir manipülasyon, kan pazarlama, gerçekleri çarpıtma ve bir linçler tarihi de ondan. Ne zaman Kürtler’e topyekün saldırılmak istense, ne zaman Kürtler için yaşam, çalışma, eğitim, vb tüm haklar toptan ortadan kaldırılmak istense; o zaman bir yerde bombalar patlıyor ve masumlar ölüyor…

Sanki bu ülke hiç Atabeyler çetesini, silah ve bayrak üzerine “Kürt öldürmek” sözünü veren Kuvay-ı Milliye Derneklerini, Ergenekon itiraflarını, Yeşil’in cinayet şifrelerini, andıçları görmemiş gibi; okumamış-duymamış gibi! Müzelerde insan öldürüp PKK üzerine bırakmak planlarından tutalım da Uğur Mumcu’nun Kürt raporunu hazırladığı için öldürüldüğünden bahseden; Marmaris’de MİT yetkilisi Tarık Ümit’in Yeşil tarafından sorgulanıp öldürülmesini ayrıntılarıyla deşifre eden eski JİTEM mensuplarının itiraflarına kadar… Hafızası olan bir toplum olsaydı; bugün Çanakkale’de, Osmaniye’de, Antep’de, ülkenin dört bir yanında BDP il binaları ve Kürtler saldırıya uğramaz; hedef gösterilmezlerdi!

Sorgulamaları gerekirdi tüm bunları, gerçekte kimin kandan beslendiğini nasıl da görmezden gelebiliyor insanlar! Hele ki son otuz yılda yaşananlar bir yana, orta yerde Roboskî toplu katliamının sorumlularından eser yokken!

***

Önce bir ses duyuldu! Korkunç, kulakları sağır eden bir ses! Antep’in orta yerinde!

Sonra 1 yaşındaki bebeler dahi kana bulandı; biraz daha eksildik insan olmaktan; insanlığımızdan…

Birileri yine hazırladığı kriptoların şifrelerine kurban verdi sivilleri.

Sonra tek ağızdan tüm ülke yönetenleri Kürtleri ve BDP’yi hedef gösterdi benzer zamanlarda olduğu gibi!

Kürt karşıtı bayraklı mitingler; linç gösterileri…

Kürt öğrencilere toplu saldırılar; yurtlardan atmalar; ilden sürmeler…

Sahi, nasıl bir hafızadır bu! Türkiye toplumuna nüfuz eden bu hafızayı anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum…saldırı yaşanır yaşanmaz devletin klasik “terör” açıklamalarının dışında bir şey neden aklına gelmez bu insanların!

Suriye’de Essed güçlerine karşı çatışırken peşpeşe ölenlerin üçünün de 2003’de İstanbul’un orta yerindeki İngiliz Konsolosluğu ve HSBC’ye yönelik saldırıların failleri olduğunu neden kimse sorgulamaz! Düşünce ifade özgürlüğünü kullananlar, demokratik siyaset yapma hakkını kullananlar, analar, çocuklar sırf Kürt oldukları için yıllarını zındanda geçirirken; böylesi insanlık suçlarını işleyenler nasıl da tahliye olup Türkiye’yi çabucak terk ettiler; kimse neden bunu sormaz!

Evet bu bayram da, bu ay da, bu yıl da; tıpkı son otuz yıl olduğu gibi hep Can verdik toprağa; ana-babalar yine evlatlarıyla toprağa gömüldüler…

Ne zaman mı barış gelir?

Roboskî’de şarampole yuvarlanan askerlerin yardımına koşan, cesetlerini kucaklarında taşıyan Kürt anaların fotoğrafı doğru okununca…

Ölen asker-polis anneleri de Roboskîli annelerin acısına koştuğu zaman! Bilumum devlet erkanına dönüp; “size vereceğimiz tek bir evladımız yok” diye haykırdıkları zaman!

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89