• BIST 89.270
  • Altın 147,050
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 16 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 19 °C
  • Berlin 12 °C

Güzel zamanlar

Hamid Omeri

Biz; yalnızlar; derli toplu düşleri olanlar. Görebiliyoruz. Gördüklerimizi değil gözlerimizi istiyorlar. Gördüklerimizi değil, gözlerimizi istiyorlar.

Yöneldiğimiz yer değil onları endişelendiren, yönümüzü istiyorlar; yönelmeye olan ısrarımızı.

Baktığımız yer değil onları korkutan ve kaygılandıran. Bakışımızı ve bakma halimizi istiyorlar.

Duruluğumuz bulandırıyor onları. Durulamayınca da kendilerine bir durum çıkarıyorlar. Duruluğumuzu habire savurdukları erken ölümlerle bulandırmaya çabalıyorlar.

Biz; yazanlar; eli kalem tutanlar. Sadece estetik bir örüntü ile birbirine sarılan kelimeleri olanlar. Onlar, yazdıklarımızı değil, aklımızı istiyorlar. Kalemimize hükmeden ruhumuzu istiyorlar. Yazdıklarımızı değil, yazabileme melekemizi istiyorlar.

Farkındalar farkında olduğumuzun.

Farkındalar onları izliyor olduğumuzun. Kelimelerimizi, kendilerine dair kılamayınca kalemlerimizin uçlarını istiyorlar. Mürekkebimizi bir yağmur gibi yağdırmak değil niyetleri soğuyan ve karardıkça kararan sert bir iklimin ayazında öylesine akıtmak istiyorlar.

Biliyorlar vazgeçmeyeceğimizi. Biliyorlar güzel zamanların peşimizden geldiğini. Biz o güzel zamanlara doğru yürüdükçe o zamanların da usul usul peşimizden geldiğini. Her ne kadar kızıldan geçsek de kararana doğru, beklediğimiz sabahın yaklaşmakta olduğunu biliyorlar.

Ve korkuyorlar. O yüzden saldırıyorlar. Değebilecek olan, dokunabilecek olan, hissedebilecek olan alınlarımızı kıblegehlarından kaldırmaya yelteniyorlar.

Taslarımıza dolan dualarımızı, bir virgülle konik bir çukura yapışan taşlarımızı, kuşaktan, çarşaftan ve yazmadan o muhteşem kopuşuyla bir dala sarınan dileklerimizi istiyorlar.

Bizim güzel zamanlarımızın farkındalar. Korkuyorlar korkmayışımızdan. Ürküyorlar hala gülümseyebiliyor oluşumuzdan. Birbirimize bakabilen gözlerimizin farkındalar. Birbirimize bakınca ıslanabilen o gözlerin derinliğinin farkındalar.

Ah bir bilseler o derinlikte onlara da yer olduğunu!

Bir bilseler gördüğümüz ruyalarda onların da koşuşturduğunu. Belki de onlar da o güzel zamanları arzulayacaklar. 

Bizim gibi görmek isteyecek ve gözlerimizi istemekten vazgeçecekler. Yöneldiğimiz yerleri dağıtmaktan, yaralamaktan vazgeçip yönelmenin hazzına varacaklar.

Bakmaktan korkmayıp, o bakılan yerlerin yalınlığına çıplak ayakları ile yürümeyi ve ıslanabilecek gözler ile bakmayı deneyecekler.

Çünkü farkında olmanın ağırlığını ve güzelliğini tadacaklar bizler gibi.

Bizler; yalnızlar; az oluşlarından endişelenmeden ruhları ile habire çoğalanlar.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89