• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır 5 °C
  • Ankara -5 °C
  • İzmir 6 °C
  • Berlin 3 °C

Gündem...

Ersin Tek

Gündem, insanın kendisi için bir sorunlar yumağı olduğu kadar; çözüme, kurtuluşa, arzuladığı hedefe ulaşması için yürünmesi gereken bir yol, karmaşık bir ilişkiler ağı, içinden çıkılması gereken bir labirent misalidir. 

Bunu söylerken; bugün sahip olduğumuz sorun yumağının ve yürüdüğümüz yolun neden bu kadar kirli ve ulaşmamız gereken hedefin neden o kadar uzak göründüğü geçiyor aklımdan… 

Galiba şu soruları sormak elzem; Gerçekten gündemimiz ne? Ya da ne olmalı? Bu gündemimizi kim belirler? Kafamızdakiler neden bu kadar bulanık? 

Belki bu sorulara verdiğiniz cevaplar size, yol aldığınız istikameti haber verecek. 

Karanlığa mı? Aydınlığa mı? Kendimize mi, yoksa kendinizden uzağa mı? Özgürlüğe mi yoksa tutsaklığa mı? 

İçinde bulunduğunuz gerçekliğinize(‘gerçekçikler’inize!) bir şekilde ışık tutacak bu cevaplar. Yeter ki, siz dürüst cevaplayın. 

Cevaplamanız için de, kendinizi tanımanız gerekiyor öncelikle! Ve ayrıca neye ihtiyaç duyduğunuzu anladığınız vakit, işiniz daha kolay olacak. 

Mesele uzun, düşünün… 

Gündeme duyarlı bireyler ve toplumlar, tarihsel birikimlerini elde tutmak ve geleceğe dair önceliklilerini belirleme üzerinde fazla düşünmüşler ve de düşünmek zorundadırlar. Onun için gündemin kim/ler tarafından ve ne amaçlar doğrultusunda belirlendiğini veya değiştirildiğini kavrama kaygısıyla yaşadılar bizden öncekiler. 

Biz de böyle yaşamak zorundayız! 

Gündemimizi faydasız, zararlı konulardan ve gereksiz kişilerden arındırmakla başlayabiliriz geleceğe. Kendi hakikatimizi bulmak, anlamak ve içinde bulunduğumuz kaostan kurtulmak için yapmalıyız bunu. Elbette ki, sorunlarımıza daha üst bir perdeden bakarak yapabiliriz ancak… 

Tabi bu işin girdi çıktısını çözmek, öyle sanıldığı kadar basit değil..! Zaman ister, sabır ister, emek ister, bedel ister... 

Yani diriliş girişiminin-gerçek gündeminizin- başlamasıyla ve yönetimin-iradenin- ele geçirilmesi arasındaki mesafenin uzun olduğunu bilmeniz, kabullenmeniz gerekiyor. Düşünce itibariyle kendinizi yakın görmeniz ve bu durumun kendinize yakın olduğunu, açık seçik bir şekilde görülecek bir hale dönüştürmedikçe, ulaşmanız gereken yere ulaşamazsınız. Bunun için uyanık olmanız ve üst bir çaba harcamanız kaçınılmaz… 

O zaman dirilişi başlatmak için ilk adım; doğru bir gündem hissiyatı kazanmak ve de oluşturmak. 

Beklentilerden ve öncelikli ihtiyaçlardan kopuk, fikri ve ameli meselelerin büyüsüne kapılıp, diriliş, devrim düşleri görmek boşuna… Zaman kaybıdır sadece ve temelde olan en büyük yanlış bu… Bu durumun bilincinde olarak geleceğin altyapısını ve yol haritasını yapmak en doğrusu... 

Aslında, bu evrendeki değişim gerçeği ile birlikte hayatın içinde sabit olan bazı durumların olduğunu göz önüne almak gerek. Tam olarak sabit denilmezse de, benzer olan bazı durumlar hep var; bunlar da, temel ihtiyaçlar gerçeği ve bireylerin ilerleme süreçlerinin birbirine yakın olduğu gerçeğidir. Belki de bunun için eğitim dediğimiz şey var! 

Ne yazık ki, toplumun kafası peşin yargılarla, meçhul ve batıl imajlarla doldurulmuş, zihinler zeval bulmuş bir durumda. Kendi gündemi olduğunu bilmesi bir yana, bunu bir kere bile olsun düşünememişlerin sayısı çoğunluk gibi. İnsanlık tarihinin trajik ve budalalıklar tarihi olduğunun kanıtlarından biri de bu… 

İnsanlık tarihinin acı gerçeği; özgürlüğün gündemi ve insanlık, geleceğe bir avuç kişinin sırtında yürüdü ve yürüyecek… 

İşte, içinde bulunduğu çağın geçmişten günümüze tarihi seyrini, bugünkü yönelimleri, ihtiyaçları, geçmişten elde edilen değişik düşüncelerini, irfani bir derinlikle anlatabilen ideolojiler, dinler, kurumlar, kişiler; bu çağın aydınlık zihinlerine kendini kabul ettirebilir ve yarına taşınabilir ancak. Ve bütün bunları da bir değerler bütünlüğü içinde, anlamlı olarak yapmak ve izah etmek zorunda... 

O zaman insanlık, asıl olan gündemine ulaşabilecek; kendi varoluşunu daha anlamlı olarak idrak edebilecek ve özgür olabilecektir… 

Söyleyin şimdi, ilerlediğiniz istikamet ne taraf?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89