• BIST 83.048
  • Altın 147,105
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır 0 °C
  • Ankara -5 °C
  • İzmir 6 °C
  • Berlin -2 °C

Gülen'in referansı CIA

Abdülkadir Selvi

Sis perdesi aralanıyor, gerçek fotoğraf ortaya çıkıyor.

AK Parti iktidarının imkanlarından en fazla yararlanan Cemaat, AK Parti'ye karşı neden darbe girişiminde bulundu sorusunun yanıtı yeni yeni ortaya çıkıyor.

Başka sorularımız da olmuştu.

17 Aralık operasyonunun dumanı tüterken, Cemaat, AK Parti hükümetini düşürme, Recep Tayyip Erdoğan'ı devirme ihalesini neye karşılık aldı diye sormuştuk.

Midas'ın kulakları misali bir dereye gidip bağırmadık bunları.

AK Parti iktidarından önce kaç bakanınız vardı, şimdi kaç bakanınız var

AK Parti iktidarından önce kaç üniversiteniz vardı şimdi kaç üniversiteniz var

AK Parti iktidarından önce kaç valiniz vardı şimdi kaç valiniz var diye sormuştuk.

Bu soruları uzatmak mümkündü.

Ancak orada 12 yıllık AK Parti iktidarı süresince, TUSKON'undan medyaya, bürokrasiden, bankasına kadar en az 15 kat büyüyen Cemaat, bindiği dalı niye kesiyordu?

Başbakan Erdoğan, 'Ne istedilerse vermedik mi?' diye sormuştu.

Ne istedilerse almışlardı.

Ancak kendileri için altın yumurtlayan tavuğu kesmelerinin bir gerekçesi olmalıydı.

Başbakan'ın saygı yüklü ifadelerle Türkiye'ye davet ettiği Fethullah Gülen'den, ABD'den Türkiye'ye iade edilmesi istenen Fethullah Gülen noktasına gelineceğini hesap edememişler miydi acaba?

Ya daha büyük kazanç sağlayacakları bir iktidar odağı tespit etmişlerdi ya da bir bedel ödüyorlardı.

Bu sorulara alacağımız cevap, zincirin kayıp halkalarından birinin tamamlanması anlamını taşıyor.

Sedat Ergin'in 9 Mayıs tarihinde Hürriyet Gazetesi'ndeki köşesinde yazdıkları da, zincire bir halka ekleyecek cinsten önemli bilgiler içeriyor.

Titiz gazeteciliği ile bilinen Sedat Ergin, 'Fethullah Gülen ABD'de oturma iznini nasıl aldı' başlıklı yazısında, Gülen'in oturma izni alabilmek için verdiği hukuk mücadelesini anlatıyor.

Muhtelif vize kategorilerinde yaptığı başvuruların reddedilmesi üzerine Gülen, 2006 yılında 'I-140' olarak adlandırılan, kalıcı çalışma vizesi için başvuruda bulunuyor. Daha çok insanlığa yararlı buluş yapan bilim adamlarına verilen bu vize türünü talep edebilmek için Gülen, eğitim alınanda sıra dışı bir yetenek olarak gösteriliyor. Ancak göçmen bürosu, Gülen'in din adamı olduğunu belirterek bu talebi reddediyor.

Bunun üzerine uzun soluklu yargı süreci başlıyor. Gülen'in avukatı Thedore Murphy bütün yazışmalarında müvekkilinin oturma izni almasının, 'ABD'nin yararına olacağı' tezini işliyor.

Acaba, Gülen'in avukatının bu tezi, 17 Aralık operasyonunun arkasındaki soru işaretlerinden birini yanıtlamaya yeter mi?

Neyse...

Biz Sedat Ergin'in yazısından iz sürmeye devam edelim.

'Dava dosyasındaki yazışmalardan içinde dikkat çeken diğer noktalardan biri, Gülen'in vize talebini destekleyebilmek için mahkemeye 30 kadar referans mektubu sunmuş olmasıdır.'

Referans olarak sunulan isimlerin bir profilini de çıkarmış Sedat Ergin.

'4 Haziran 2008 tarihindeki dilekçe metnine bakıldığında, listedeki isimlerin çoğunun teoloji alanında uzman Amerikalı akademisyenler ve Hıristiyanlığın önde gelen mezheplerini temsil eden üst kademe din adamı olduğu görülüyor' diyor.

Dinlerarası diyalog kapsamında Papa ile görüşen ama Recep Tayyip Erdoğan'a beddua eden Gülen için elbette ki Hıristiyan din adamları referans olacak.

Burada şaşırtıcı bir nokta yok.

Ergin'in, 'ABD'nin istihbarat örgütü CIA ve Dışişleri'nden emekli şahsiyetlerin isimleri de dikkat çekiyor' notunu buraya eklemeliyim ki, ileride gelecek satırlar daha iyi anlaşılabilsin.

Dine hizmet ettiği iddiasındaki Fethullah Gülen'e CIA'den emekli isimler mi referans olmuş?

Aynen öyle.

'Bunlardan biri, CIA'de Merkezi İstihbarat Analizi Direktörü olarak görev yapan, emekliliğinden sonra akademik hayata giren Georgie Fides. Bir diğeri ise eski bir CIA görevlisi olan ve ABD Ulusal İstihbarat Konseyi üyeliği gibi bir hayli üst kademe bir göreve kadar yükselmiş olan Graham Fuller.'

Buraya eklenecek bir isim daha var. O da Neo-Con'ların önemli isimlerinden eski Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz...

Fethullah Gülen'in referanslarını daha önce iki yazıda verdiği bilgilerle alt alta koyunca ortaya bir fotoğraf çıkıyor.

Neydi o bilgiler.

1-CIA Başkanı Petraeus'un, Başbakan Erdoğan'a yaptığı, 'Siz İsrail'in özrünü kabul edin, biz de sizin Cemaat'le ilişkilerinizi düzenleyelim' teklifi.

2-Dinlemelerde geriye doğru inceleme yapıldığında Erdoğan'ı tasfiye operasyonunun düğmesine, Başbakan'ın, Davos'ta İsrail Cumhurbaşkanı Peres'e, 'One minute' çektiği 29 Ocak 2009 tarihinden sonra basıldığı ortaya çıkıyor.

Sizce de paralel yapıya Erdoğan'a darbe ihalesini kimin verdiği netleşmeye başlamadı mı?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89