• BIST 107.882
  • Altın 143,804
  • Dolar 3,5304
  • Euro 4,1439
  • İstanbul 25 °C
  • Diyarbakır 40 °C
  • Ankara 24 °C
  • İzmir 28 °C
  • Berlin 22 °C

Gülen ve Kürt meselesi

Özlem Albayrak

Fethullah Gülen Wall Street Journal'a verdiği röportajın ardından BBC'ye de konuştu. Önce bir hatırlatma: Herkesin bildiği gibi cemaat, hükümetin Kürt açılımı konusundaki hareket tarzını desteklemiyor. Bu tavır ilk olarak Eylül 2011'deki Oslo sızıntılarıyla patlak vermiş; olayın üzerinden 6 ay geçmeden 7 Şubat 2012'de Oslo görüşmelerinde aktif rol oynamış iki üst düzey yetkiliyle birlikte MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın da KCK soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmasıyla açığa çıkmıştı.

Arada, kamuoyuna, cemaatin hükümetin Kürt açılımına yönelik bir tavrı olduğunu düşündürtecek irili ufaklı onlarca olay oldu, ancak geçtiğimiz Kasım ayındaki Diyarbakır Buluşması'nın cemaate yakın medya organları tarafından neredeyse hiç görülmemesi; söz konusu durumu, artık şüpheye yer bırakmayacak derecede açık etmişti.

Kafalardaki soru ise şuydu; son derece barışçıl olduğu söylenen, neredeyse her kurumunun adında 'diyalog' ifadesi geçen bir yapı, neden 30 yıldır akan kanın olabilecek en barışçıl yöntemle durdurulmasına itiraz eder? Nasıl olur da, yıllardır Müslüman kanı döken İsrail'e bile 'diyalog' yöntemiyle yaklaşmak gerektiğini iddia eden bir toplumsal grup, aynı nezaheti her iki taraftan binlerce insanın öldüğü bir kanlı süreci bitirme aşamasına getiren bir hükümetten esirger? Bendenizin merak ettiği buydu ve Gülen'in BBC röportajını, bu karşıtlığın sebebini açıklayacağını umarak okudum.

Şöyle diyor Gülen; '...Kürt meselesinde, o sürece biz onlardan evvel destek verdik... Kendilerine bu mevzuda yazılı bir kısım dokümanlar da arz etmiştim. Yani, oraya, o bölgeye sahip çıkılması lazım. Eğitim adına sahip çıkılması lazım, sağlık adına sahip çıkılması lazım, ilahiyat adına, camilerin imamları müezzinleri adına sahip çıkılması lazım, emniyet teşkilatı adına sahip çıkılması lazım... O bölgede okullar açıldı. Okuma salonları açıldı. Bir yönüyle dağa gitmenin yolu eğitimle kesilmeye çalışıldı... Fakat her nedense karalama adına yine surecin aleyhinde gibi gösterdiler. Katiyyen ve katibeten. Ama, meseleye yaklaşımın keyfiyeti farklıydı...'

Muhabir: Sizin karşı olduğunuz şey örgütle yapılan müzakereler konusu mu?

Örgütle müzakere yapılabilir, bir beis görmüyoruz onda. Fakat devletin, itibarı onuru korunarak yapılmalı. Öyle yaparsanız yarın tarih ona, 'paralel yapı budur' der... Bir şey diyemem ben ona, yani işte çocuk katili falan dediler, terörist dediler. Devlet de yakalarken zaten bir terörist olarak yakaladı Türkiye'ye getirttirdi. O günkü mahkemeler onu içeriye attı, bu iktidar yoktu o zaman daha evvelkiler içeriye attılar.

Ropörtaj uzun, ancak anlaşıldığı kadarıyla Gülen, Güneydoğu'daki sorunun çözülmesine karşı olmadıklarını, sadece kendi yöntemleriyle, yani 'eğitimle' çözülmemesine karşı olduklarını 'meseleye yaklaşımın keyfiyeti farklıydı' cümlesiyle ifade ediyor.

İnsan düşünüyor; cemaat çözüm önerisi sunmuş olabilir, ancak Güneydoğu sorununu, milyonlarca vatandaşın oyuyla yönetime gelmiş bir hükümetin kendi bildiği yöntemle çözmek istemesi gibi bir hakkı yok mudur? Hükümet sırf –başarılı da olduğu görülen- kendi yöntemini tercih etti diye, 'Güneydoğu'da bizim istediğimiz olmazsa, biz de sizin süreç yolunuza ayağınızın takılıp düşmesini sağlamak üzere, Oslo'nun sızdırılması gibi, 7 Şubat gibi, KCK operasyonları gibi, hatta yolsuzluk operasyonu gibi taşlar döşeriz' demek mi gerekirdi? Güneydoğu'da samimiyetle akan kanın durmasını isteyenlerin yapabileceği şey midir bu? Toplumsal grupların grup çıkarını öncelemesi anlaşılabilir bir durumdur ama bu çıkar çatışmasını, onbinlerce insanın kanının aktığı bir zemin üzerinde mi yapmak gerekirdi? Sorular o kadar çok ki...

Fethullah Gülen'in, Öcalan'la görüşmeyi devletin itibarını, onurunu korumamak olarak değerlendirmesine gelince; sormazlar mı insana; devletin itibarı, onuru o kadar değerliydi ki, cemaat mensubu insanların devletin itibarına onuruna hem de bir hiç karşılığında yaptıkları saldırılar neydi, diye... TIR durdurup o TIRları bir de El Kaide ile ilişkilendirerek dünyaya servis etmenin, devletin itibarını onurunu korumayı geçtim, vatanseverlikle bir ilgisi bulunabilir mi? Yüzde 50'ye yakın oy almış bir hükümetin iradesine karşı 'Güneydoğu'da benim dediğim olacak' diye diretmek bırakın o hükümetin üyelerini, milletin iradesine yönelik bir kalkışma değil midir? Bunun neresi diyalog, hatta bunun neresi demokratlık, diye sormazlar mı insana?..

Sonuç, Gülen röportajda Kürt meselesine yönelik tavırlarının sebebini açıklamamış; çelişki açıklamış; hata açıklamış...

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89