• BIST 89.695
  • Altın 145,930
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 13 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 12 °C
  • Berlin 14 °C

Guernica, Roboski, Ali İsmail

Sezin Öney

Zaman içinde geri gidelim; 78 yıl öncesinin bir gününe.

İspanya’da İç Savaş dönemi başlıyor...

İspanya Cumhuriyeti’ne “sadık” Cumhuriyetçiler ve General Francisco Franco’nun liderliğindeki Milliyetçiler arasındaki çatışma, üç yıl sürdü.

O dönemde ülkede oluşan siyasi kutuplaşmanın ağır mirasıysa aslında hâlâ sürüyor.

Las dos Españas”... İki İspanya...

Biri, laik, anayasal düzeni savunan ve siyaseten hak ve özgürlüklere, bu alandaki evrensel değerlere önem veren...

Ötekiyse, dini siyasetin önemli bir aracı sayan, tepkisel politikaların ‘halk iradesini yansıttığını’ düşünen, tepkisel politikaları anayasal/evrensel hukuk değerlerinin üzerinde tutan, liderin mutlakıyetine inanan, “tek adamcı”...

İki İspanya” imgesi, Antonio Machado’nun “Españolito que vienes al mundo” (İspanyolcuk, ne oluyor âlemde) şiirinde de yer alıyor.

Ya hay un español que quiere
vivir y a vivir empieza,
entre una España que muere
y otra España que bosteza

Bir İspanyol var, yaşamak istiyor, yaşamaya başlamak
Ölmekte olan bir İspanya ile esneyen diğer İspanya arasında...

Bu dizelerin yazıldığı dönemde, Cumhuriyetçi Machado’nun kardeşi Manuel ise, General Franco’yu öven bir şiir yazıyordu. Edebiyatla Paris’te beraberce tanışan iki kardeş gibi, iki İspanya da, uzlaşılmaz farklarla birbirinden ayrıldı.

İki İspanya içinde bir sürü İspanya da vardı elbette; ancak, tercih bir kez yapıldı mı ortaklık imkânını imkânsızlaştıran tüm ikilikler gibi, İspanya’nın bin bir farklılığı da aksi kutuplar arasında eridi gitti.

Viva la muerte” (Yaşasın Ölüm)... Franco’nun tarafında yer alanlar, ölümü böyle kutsuyordu Türkiye’de son dönemdeki “kefenseverleri” anımsatırcasına...

40 yıla yakın yıllık “tek adam” yönetimi boyunca, ölüm gerçekten de “yaşadı” İspanya’da.

Ölümün her türlüsü, altın çağını yaşadı.

1937 yılında bir nisan günü Guernica kenti, Alman, İtalyan ve İspanyol faşist yönetimlerinin uçakları tarafından bombalanmıştı. İspanya’da Baskların çoğunlukta yaşadığı bu şehirde, siviller vardı; savaşın hedefi olmamaları gerekiyordu.

Henüz 30’larındayken, başka bir savaşta, Burma’da ölecek olan savaş muhabiri George Steer, Guernica’nın bombalanmasından sonra kente ilk gidenlerdendi.

Editörü Franco destekçisi olan İngiliz Telegraph gazetesine geçtiği haberinde Steer şöyle yazmıştı (ki sonradan ‘taraflı olduğu’ gerekçesiyle yazılarına son verilecekti):

Bugün saat gece 2’de, şehre girdiğimde, bir uçtan ötekine yanan ateşlerle korkunç bir manzara vardı. Alevlerin yansımaları... duman bulutları ötesinden dağlara vuruyor.

Roboskili çocuk ve gençlerin üzerine bombaların yağdırıldığı gece de, alevlerin yansımalarının dağlara vurduğu anlatılıyor. O gece de, modern savaş makineleri; insansız hava araçları, askerî uçaklar güçlerini göstermişti.

Gücünü gösteren bir şey daha vardı detaylarında çok farklı iki olayı benzeştiren, o da, bazı insanların yaşamlarına zerre kadar değer verilmemesiydi.

Kaba kuvvetin sahipleri, hedef gördükleri canların varlığını, “tali” buluyordu.

Vurulabilir, yok edilebilir.

Bu canların yanmasının yakacağı insanları da, hiçe sayıyorlardı.

Steer’in yazısını okuyanlardan biri de Picasso’ydu.

Picasso, belki de en büyük yapıtı olan, dünyada savaş karşıtlığının sembol eserine dönüşen “Guernica”yı buram buram yanan bir ilhamla yarattı.

Tablonun ilk eskizlerinde, umudu ve direnişin zaferini, gücünü sembolize eden detaylar vardı; bir kanatlı at, havada gururlu bir yumruk.

Son hâlindeyse, sadece çıplak acı kaldı.

Guernica
’da “ışık” imgesi de, bombardıman başlamadan önce hedefi aydınlatan askerî ışıklara atıfla, kötülüğün sembolü bir ampuldü.

Ölümün modern, elektrik nazarı...

Yıllar sonra, Irak’ın işgaline geri sayılırken, New York’ta Birleşmiş Milletler merkezinde yapılacak açıklamanın arka planında bir hayalet göze çarptı.

Guernica
resminin bir reprodüksiyonu... Üzerine bir örtü gerildi.

Gözlerden saklandı.

Ama yaşamı hiçe sayan kaba kuvvet sonuna kadar adaletsizlik örtüsüyle kendisini gizleyemiyor; eninde sonunda hak ettiği vicdan cezasını alıyor.

Guernica
, Roboski, Ali İsmail ve kaba kuvvetin, askerî, hukuki, siyasi mağdurlarını çevreleyen titrek hale, yapay ışıkların köreltici keskinliğinden hep daha güçlü.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89