• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • İstanbul 6 °C
  • Diyarbakır 3 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 4 °C
  • Berlin -4 °C

Gönülleri kazanmadan şiddet bitmez

Şahin Alpay

Güvenlik güçleri ile PKK militanları arasındaki çatışmalar tırmandı. Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde iki hafta önce başlayan çatışmalarda (Başbakan Erdoğan'ın açıkladığına göre) 2 asker, 115 PKK militanı hayatını kaybetti. PKK'nın 4 Ağustos gecesi Hakkari çevresindeki askeri karakollara düzenlediği saldırılarda 6 asker, iki korucu, 14 PKK militanı can verdi.

Düşünüyorum. Neredeyse son silahlı Kürt isyanının başlamasından bu yana, insanlarımızın bir kardeş kavgasında telef olmamalarını, ülkeye barış ve huzurun gelmesini, enerjimizi bütün kimliklerden yurttaşların eşit ve hür yaşadığı müreffeh Türkiye'nin inşasına vermemizi savunan bir yorumcu olarak ne diyebilirim? Yaklaşık otuz yılın mücadelelerinden benim çıkardığım dersleri tekrarlayabilirim: 

Şiddet, şiddeti üretir. Silahlı Kürt ayaklanması baskı, yasak ve şiddetle sona erdirilemez. Bu ayaklanmaya son vermenin yegane yolu, zihinleri ve gönülleri kazanmaktır. Bunun için: Kürt yurttaşlarımızın ortak oldukları, demokratik taleplerinin karşılanması şarttır. Silah bırakmasını sağlamak için PKK ile başlanan müzakerelerin başarıya ulaştırılması şarttır. PKK'nın peşinden sürüklenen gençlerin normal hayata dönmelerini sağlayacak nitelikte bir af şarttır. Türkiye'nin, sadece nüfusunun çok önemli bir bölümünü oluşturan, iç içe yaşadığı, evliliklerle kaynaştığı kendi Kürt yurttaşlarının değil, bölgede yaşayan bütün Kürtlerin saygısını kazanması şarttır. Husumeti olan bölge devletlerinin Türkiye'ye karşı PKK kartını oynamalarını önlemek için de şarttır. 

Geçen gün Hakkarili avukat dostum Rojbin Tugan, annesi Semiha Tugan'ın Başbakan Erdoğan'a gönderdiği 30 Temmuz 2012 tarihli mektubu iletti. Bu çok anlamlı mektubun en azından bir bölümünü okurlarımla paylaşmak istiyorum: "Sayın Başbakan, sık sık Kürt analarından evlatlarının dağa çıkmasına engel olmalarını istiyorsunuz. Bu çağrıları yaparken, anneleri cesaretlendirecek, umutlandıracak adımları, ne yazık ki, görmüş değilim. Cana kıymadı 1991 yılından beri zindanda olan evladım. Herhangi bir hukuk öğrencisi bile dosyasına bir göz atarsa, oğlumun bir isim karışıklığının mağduru olduğunu, yani bunca yıldır başkasının cezasını yattığını rahatlıkla görebilir... 

"Babasıyla ben sağlığımız ve imkânlarımız el verdikçe oğlumuzu ziyarete gidiyoruz. Zindan zindan gezerek ülkesini öğrenen oğlumuzla yorulduk. Yeniden başka bir şehre gönderilir korkusu ile yaşıyoruz. Fakat şimdiye kadar kendisine 'çıktığında ne yapacaksın' sorusunu sormadık. Devlet değişti, sorunu çözecekler, savaş ve silah anlamsızdır, dağları unut, siyasetle uğraş, diyemiyoruz. Oğlumun zindan ziyaretlerinde tanıdığım, onun gibi hapislerde 15-20 yıl devletin adaletinden mahrum kalmış birçok arkadaşı çıktıklarında bu ülkede kalıp, siyasetle uğraştıkları için yine içerdeler. Bu ülkenin şefkatinden nasiplenmeyen bu evlatların dağa gitmeyip yeniden zindana mahkum edildikleri için pişman olmadıklarını kim söyleyebilir ki... 

"Yaşım altmışı geçti, hafızamdan, yüreğimden silinmeyen bu acılarla ne kadar yaşarım bilmem ama dualarım, torunlarımın, kendilerini inkâr etmeden ve inkâr edilmeden, huzurla yaşayacağı bir ülke içindir. Siz, ülkenin yarısından fazlasının verdiği güvenle, bu kanayan yaraya neşter vurursanız isyan mevsimi kapanacak, barış rüzgârı esmeye başlayacak. O zaman biz analar da size arka çıkıp, 'İnin' diye seslenebileceğiz dağlardakilere ve izin vermeyeceğiz bir daha evlatlarımızın dağa çıkmasına. 

"Her şeye rağmen sizin bu sorunu daha fazla kan ve gözyaşına yol vermeden çözeceğinize olan inancımı koruyorum... Evlat acısı korkusunu bu ülkedeki anaların yüreklerinden söküp atmanın zamanı geldi, geçiyor. Bunun için bu ülkedeki analar size mührü verdi Sayın Başbakan. Bu yazı ve yaklaşan bayramları anaların yasına değil, evlatlarıyla buluştuğu yeni bayramlara çevirmeniz için Allah'a dua ediyorum." (Mektubun tamamı için bkz. Hasan Cemal, Milliyet, 5 Ağustos 2012.)

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89