• BIST 97.713
  • Altın 145,018
  • Dolar 3,5685
  • Euro 3,9995
  • İstanbul 18 °C
  • Diyarbakır 21 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 20 °C
  • Berlin 13 °C

Gezi'ye flört çizgisiyle nereye kadar?..

Gülay Göktürk

Epey bir zamandır Kürt partisinin (yeni adıyla HDP’nin) kendini toparlarsa geleceğin ana muhalefet partisi konumuna yükselme şansı olduğunu yazıp duruyorum.

HDP’nin olgun ve güven veren bir muhalif çizgi izleyebilirse, marjda kalmış bir parti olmaktan çıkıp iktidarla ve sistemle mücadele isteyen ama bunun sorumlu, yapıcı bir tutumla ve Türkiye’nin istikrarına sahip çıkarak yapılmasına önem veren kitlelerin desteğini kazanacağını ve “Büyük Siyasi Güçler Platformu”na yükselebileceğini söylüyorum.

Ayrıca, eğer böyle bir tablo gerçekleşirse, bunun aynı zamanda AK Parti’nin tarihinde ilk defa muhalifi tarafından geriye değil, ileriye doğru çekilmesi anlamına geleceğinin de altını çiziyorum.
 
Demirtaş’ın vizyonu
 
Hemen söyleyeyim ki, sözünü ettiğim bu siyasi pozisyon Demirtaş’ın cumhurbaşkanlığı seçimi için ortaya koyduğu “vizyon”la kazanılamaz.

“Türkiyelileşmek”ten Geziciler’le flört etmeyi, Erdoğan nefreti üzerinden siyaset dizayn etmeye çalışan çevrelere selam yollamayı anlayan; ucuz ve popülist sloganlarla oy toplamaya çalışan; temsil ettiği kitlelerin temel meselelerini bir kenara kaldırmış, memnuniyetsiz CHP’lilere ve bilumum sol artıklarına sempatik görünmeye çalışan, kısacası son derece küçük oynayan bir Demirtaş tablosu var karşımızda.

Hazırcevaplık denemeleri de, zeka gösterileri de bu bayat çizgiyi yeni kılmaya ve yeni bir umut yaratmaya yetmiyor.

Açık konuşmak gerekirse, HDP’nin halka açılmak ve Türkiye’nin partisi olmak adına açıla açıla kimlere açıldığını görmek büyük bir hayal kırıklığıydı. Öyle bir açılma ki, söz konusu partinin kişiliksizleşmesi, silikleşmesi ve çekirdek kitlesini tatmin edemez hale gelmesiyle sonuçlanması işten bile değil. HDP adayının konuşmasında Berkin Elvan’dan eşcinsel haklarına, çevre duyarlılığından kadın duyarlılığına her şey vardı. Bir tek Kürt duyarlılığını; çözüm süreci duyarlılığını göremedik.
 
Mesele cumhurbaşkanlığı seçimleri değil
 

Kimileri vizyon belgesi nedeniyle Demirtaş’a yönelen eleştirileri Erdoğan adına duyulan bir panik olarak göstermeye çalışıyorlar.

Oysa mesele o değil.

Demirtaş’ın cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan’ı ne kadar vuracağı ya da ikinci turda Kürt oylarını kime yönlendireceği konusu bu meselenin en önemsiz yanı. Zaten muhalefetin ikinci turu görebileceğini de zannetmiyorum. Görse bile, o turda Kürt oylarının Erdoğan’a akmasını Demirtaş değil, Öcalan hapisten çıkıp gelse engelleyemez. Çünkü Zana’nın çok basit ve net bir şekilde ifade ettiği “bu meseleyi Erdoğan’dan başkasının çözemeyeceği” gerçeğini Demirtaş’ın etrafını kuşatan o eski tüfeklerden başka bütün Kürtler biliyor.

O zaman mesele ne?

Demirtaş’ın vizyon belgesine, basın toplantısındaki söylemine ve kullandığı temel sloganlara sinen tercihin orta ve uzun vadede bu hareketi siyasetin ana akımlarından biri olmaktan çıkarıp tali yollara sürükleme ihtimali...

Demirtaş böyle giderse, Erdoğan’ı yıpratayım derken, kendini yıpratır. Kürt tabanında kendi sahiciliği, samimiyeti ve sağduyusu hakkındaki şüpheleri artırır. Birkaç puan oy artışı için AK Parti düşmanı cephenin en klişe sloganlarını ödünç alıp kullanan; gezi ruhuna biat gösterileri yapan ve bu arada sanki çözüm süreci diye bir şey yaşanmıyormuş gibi davranan bir lideri Kürtler ciddiye alabilirler mi?

  • Yorumlar 12
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89