• BIST 83.048
  • Altın 147,065
  • Dolar 3,7593
  • Euro 4,0369
  • İstanbul 6 °C
  • Diyarbakır 5 °C
  • Ankara -4 °C
  • İzmir 7 °C
  • Berlin -2 °C

Gerçeklerle yüzleşme zamanı

Emre Uslu

Çözüm sürecindeki tıkanıklıklar artık gizlenemez hâle geldi. PKK bir yandan çekildiğini iddia ediyor ama öbür yandan çekilmiyor. Medya olayları bir yere kadar gizliyor. Hükümet sadece Öcalan’a güveniyor ama Öcalan da ipe un sermeye başladı. Medya ile buluşayım, bağımsız doktor isterim, vs. taleplerle zamana oynuyor. PKK’nın amacı net: Süreci zamana yayıp Suriye’deki gelişmelerin ne yöne evrileceğini görmek istiyor. Buna göre pozisyonunu gözden geçirecek.

Hükümet açısındansa durum endişe verici. Gezi olaylarında hırpalanmış karizmasının bir de Kürt serhildanı ile hırpalanmasından çekiniyor. Geçen yıl “Erdoğan’ı Öcalan’ın önünde diz çöktürecekler” diye yazdığımda bana tepki gösterenler bugün Erdoğan’ın Öcalan’a mecbur olduğunu görüyor.

Çözüm sürecinde en temel sorun şu: Hükümetin bir planı programı yok. Ancak PKK çok planlı bir şekilde adım adım mevzi kazanıyor.

Bölgede PKK dışı toplumsal aktörler süreçten değil ama süreçteki belirsizliklerden çok rahatsız. Konuştuğunuzda “Sürecin ne getireceğini en net PKK biliyor. Ne Valiler ne komutanlar, ne de sivil toplum örgütü liderleri biliyor sürecin ne getireceğini. Bu nedenle de PKK ve onunla ilintili örgütler daha net pozisyon alıp aktivitelerini ona göre planlarken, PKK dışındaki aktörler hiçbir şey yapamıyor” serzenişini birçok kişiden duyarsınız.

Bu nedenle hükümetin sürecin ne getireceğini, süreçte neler konuşulduğunu, bölgedeki PKK dışı aktörlerle en kısa zamanda paylaşması gerekiyor. Yoksa mevcut durum her yönden PKK’ya yarıyor.

Burada sözkonusu kaygı, sürecin başarılı olup olmamasından ziyade sürecin içindeki belirsizliklerle ilgili. Bölgedeki aktörlerden “Süreç başarıyla sonuçlansa bile, PKK süreci en iyi bilen tek örgüt olduğundan, tüm yapılanmasını ona göre kurmuş olduğundan, barış gelse bile PKK’nın işine yarayacak. Biz dezavantajlı duruma düşüyoruz” itirazları yükseliyor.

Medyada ise sürece ilişkin tam bir propaganda faaliyeti yürütülüyor. Önceki gün “süreci en iyi bilen kişi” olarak anlatılan Hüseyin YaymanÖcalan öz savunma güçlerine karşı” diyebildi örneğin. Oysa Öcalan’ın onlarca defa “Kürtler öz savunma yapılanmasını kurmalıdır” şeklinde açık ve net talimatları var. Bölgedeki “öz savunma birlikleri” bizzat Öcalan’ın talimatıyla kurulmuşken “uzmanların” tam tersi söylemlerle propaganda girişiminde bulunması manidar.

Bütün bunlara ek, medyada PKK’nın öncelikleri tartışılmıyor. Bu kısım ısrarla gözden ırak tutulmaya çalışılıyor. Çünkü bunu tartıştığınızda PKK’nın silah bırakmayacağını net olarak görüyor millet.

PKK’nın kısa vadede iki önceliği var. Birincisi Öcalan’ın İmralı’dan çıkarılması. Bunun için PKK kendisini daha da güçlendirmek zorunda.
Öcalan’ın güçlü bir PKK’ya hem hapisten çıkmak için ihtiyacı var (şartlarımı düzeltmezseniz barışı sürdüremem diye tehdit ediyor) hem de eğer mümkün olursa hapisten çıktıktan sonra ihtiyacı var. Yani Öcalan hapisten kolu kanadı kırılmış, örgütü dağıtılmış bir lider olarak çıkmak istemiyor. Bunu Öcalan ve PKK’nın açıklamalarında net olarak görürsünüz. O hâlde soru şu: Öcalan hem hapisten çıkmak hem de hapis sonrasında güçlü bir PKK’ya ihtiyacı varsa PKK neden silah bıraksın?

PKK’nın ikinci önceliği Suriye’deki kazanımları.
PKK Suriye’de denge unsuru olabilmek ve kazanımlarını koruyabilmek için mevcut gücünden birkaç kat daha güçlü olmak zorunda. Sanırım bu konuda fazla izaha gerek yok.

O hâlde sorayım: Çözüm süreci denen süreç muhataplarınızın öncelikleri gözönünde bulundurulmadan sürdürülebilir mi? Süreci yürüten aktörlerin esas yanlışı buradadır ve bu, hesaplanmadığı için patladı. Tartışmalar başladığında temel yanlışı “Süreç PKK’yı zayıflatarak silah bıraktırma stratejisi üzerine kurulmalı. Oysa bu süreçten PKK güçlenerek çıkar” diye yazdığımda “barış karşıtı” olmakla suçlanmıştım. Şimdi gerçeklerle yüzleşme zamanı...

  • Yorumlar 3
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89