• BIST 83.067
  • Altın 147,029
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır 2 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 6 °C
  • Berlin 1 °C

Gelir eşitsizliği

Doğu Ergil

Üst üste seçimlerin kızıştırdığı siyasal ortamda ya pek çok şey mükemmel ya da tam tersi gibi sunularak desteklenen siyasal parti/taraf haklılaştırılmaya çalışılıyor. Ama ülkenin bütününü ve ulusun geleceğini ilgilendiren ana konular var. Onlara değinen az sayıda yazı veya araştırma basının dikkatini çekiyor.

Geçen yazılarımda “orta gelir tuzağı” yanında “orta demokrasi” tuzağına düşmemizin artan önemli ve etkili ülke olmak beklentimizi düş kırıklığına dönüştürebileceğine dikkat çekmiştim. Düş kırıklıkları artan beklentiler sonrasında radikal karar ve tavırlara yol açabiliyor. Kişilerin hatalara ve doğacak zarara katlanmaları nispeten kolaydır. Ama ulusların yaptıkları hataların kuşaklar boyu süren zararları oluyor.

Bu günlerde İsrail şiddeti ve insafsızlığı nedeniyle ruhunu çağıranlara rastladığımız Hitler’i iktidara taşıyan Almanya’nın dünyanın başına ne büyük bir felaket sardığını ve ne büyük zarar gördüğü hatırlanmalıdır. İslam aleminde son Halife Hz. Ali ve çocuklarına iktidar uğruna yapılan zulmün asırlar boyu süren bölünmelere, çatışmalara ve düşmanlıklara yol açtığı hatırlanırsa ne demek istediğim anlaşılır.

Büyüme ve gelir adaletsizliği

Son on yıl içinde kişi başına düşen gelir ülkemizde üç katına çıktı. Kullanılmayan kapasiteler aktif hale getirildi. Üretim alanlarında çeşitlilik ve ihracat hacmi arttı. Bunlar Türkiye’yi “gelişmiş ülkeler” düzeyine çıkaracak düzeyde mi? Değil ama bu kadarı bile on yıllardır gerçekleştirilemiyordu.

Ne var ki son yıllarda ne kişi başına düşen gelir ciddi düzeyde artıyor ne de katma değeri yüksek üretim alanlarında ciddi bir genişleme yaşanıyor. Buna bir de gelir adaletsizliği eklenince ekonomimizin yapısal bir değişiklik geçirmesi ve dünya ile rekabet edebilir düzey getirilmesi ihtiyacı ortaya çıkıyor.

Büyüme hızı ve kişi başına gelirdeki artışlar, refah düzeyim hakkında genel bir fikir verir. Ama büyüme sürecinde ortaya çıkan refah artışının, toplumsal kesimler ve bireyler arasındaki dağılımının adil olmaması, sadece ekonomik değil aynı zamanda politik ve sosyal bir sorundur.

Büyümenin, gelir eşitsizliklerini giderici yönde ilerlemesi toplumsal huzur ve adalet duygusunun yerleşmesi için elzemdir. Bunun için sadece makroekonomik politikalar yetmez. Gelir eşitsizliği bir dünya sorunudur. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı 2013 verilerine göre, gelişmekte olan ülkelerde gelir dağılımı eşitsizliği 1990'dan 2010 yılına kadar yüzde 11 oranında artış göstermiştir.

Gelişmekte olan ülkelerde nüfusun yüzde 75’i yirmi yıl öncesine göre daha adaletsiz gelir dağılımı şartlarında yaşamaktadırlar. Toplumsal kesimler arasındaki gelir farkı, ekonomik ve sosyal kalkınmayı olduğu kadar sosyal barışı tehdit edecek düzeydedir.

Türkiye’ye gelince…

Geçende TÜSİAD’ın öncülüğünde yayınlanan bir rapor Türkiye’nin Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında Şili ve Meksika’dan sonra en yüksek gelir eşitsizliğinde sahip üçüncü ülke olduğunu ortaya koyuyor.

Türkiye'de en zengin yüzde 20'lik kesimin toplam gelirden aldığı pay ile en yoksul yüzde 20'lik kesimin toplam gelirden aldığı pay arasındaki fark 2002’de dokuz katken, 2007’de yedi kata geriledi. “Fakat 2011’e gelindiğinde aradaki fark aynı düzeyde kaldı. Yani zengin ve yoksul gelir grupları arasındaki fark 2002-2007 döneminde kapanmaktayken, 2007-2011 döneminde sabit kaldı.

Türkiye'de en zengin yüzde 20'lik kesimin toplam gelirden aldığı pay ile en yoksul yüzde 20'lik kesimin toplam gelirden aldığı pay arasındaki fark 2002’de dokuz katken, 2007’de yedi kata geriledi. Bu iyi bir şey. Fakat 2011’e gelindiğinde zengin ve yoksul gelir grupları arasındaki fark değişmedi, aynı kaldı.

Büyük Türkiye’nin yolu, adil Türkiye’den geçer.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89