• BIST 107.229
  • Altın 142,587
  • Dolar 3,5512
  • Euro 4,1287
  • İstanbul 33 °C
  • Diyarbakır 39 °C
  • Ankara 34 °C
  • İzmir 36 °C
  • Berlin 17 °C

Fransa’da terör saldırısı

Nihat Ali Özcan

Güvenlik konularıyla ilgilenenlerin korkulu rüyaları maalesef geçek oldu. Suriye ve Irak’a giden ya da internet ve medya üzerinden gelişmelerin etkisinde kalarak “iyi bir iş” yaptığına inanan çok sayıda “terörist” adayın varlığı ve eyleminden söz ediyoruz.

Tartışmalar sürerken kanlı bir terör saldırısı Paris’i vurdu. Video kayıtlarından anlaşıldığı kadarıyla saldırganlar iyi eğitimli, soğukkanlı ve hazırlıklıydılar.

Komplo teorileri

Önümüzdeki günlerde, saldırıyla ilgili çok sayıda senaryo ve komplo teorisi üretilecektir. Devletler arası anlaşmazlıklardan iç politik çekişmelere, teröristlere ve istihbarat örgütlerine kadar geniş bir yelpazede “faillerden” ve nedenden söz edilecektir. Terör saldırılarının aynı anda birden fazla çıktısı oluğu göz ardı edilerek, klasik soru sorulacaktır. Bundan kim, ne fayda sağladı? Ardından uzun bir liste halinde izahatlar başlayacaktır.

Her ne olursa olsun, tarihsel nedenler bir yana, Soğuk Savaş sonrasında Batı’da güçlü bir İslam karşıtlığı olduğu gerçeğini göz ardı edemeyiz. Söz konusu karşıtlığı daha da artıran ise sadece Batı’daki tablo değil ayni zamanda Ortadoğu’da yaşananlardır.

Meşruiyetini yitirmiş rejimler, zayıflayan, çöken devletler, iç savaşlar, ekonomik nedenler, yolsuzluk, mülteci akımı, hızlı nüfus artışı, özellikle genç insanları etkilemeye devam ediyor. Bazıları, hızlı çözüm üreteceğine inandığı “kurtuluşçu ideolojilere” bel bağlayarak “terörizm gibi” tepki stratejilerine yöneliyorlar. Kameralar önünde “cezalandırma” gösterileri düzenliyorlar.

AB’nin stratejisi

Başta Fransa olmak üzere AB ve ABD saldırıyı ciddiye alarak, mücadele stratejilerini gözden geçirecekler ve yenilerini üreteceklerdir.

Avrupa Birliği’nin terörle mücadele stratejisine katkı sunan üye ülkelerden biri de Fransa. AB, 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra terörle mücadelede hatırı sayılır bir mesafe aldı. Yeni yasalar, kurallar, organizasyon ve işbirliği alanları oluşturdular. Bunu yaparken, demokrasi, insan hakları, hukuk devleti ile bireysel hak ve özgürlükleri koruduklarını ilan ettiler. Teröristleri diğer suç ve suçlulardan ayrı görmeyen, ceza/adalet modelini benimsediklerini açıkladılar. Ardından stratejilerini, önleme, koruma, takip ve cevap verme olarak formüle ettiler.

Halen geçerli olan stratejinin ilk sütununda, Avrupa’da ve uluslararası alanda bireylerin terörist organizasyonlara katılmalarına neden olan şartların değiştirilmesi amaçlanıyor. Eş zamanlı olarak, bireyleri ve kritik altyapıları terörist saldırılara karşı koruma ikinci sütunu oluşturuyor. Böylece saldırılara karşı güvenliği güçlendirileceği öngörülüyordu.

Öte yandan, teröristleri AB sınırları içerisinde ve küresel çerçevede takip ederek destek ve parasal kaynaklarını yok etmek ve onları adalete teslim etmek üçüncü sütundu. Son sütunda, toplumsal birlik beraberlik içerisinde terörist saldırıların etkilerini en aza indirmek ve saldırı sonrası kurbanların ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak amaçlandı.

İçeride bu noktalara odaklanırken, çevre ülkelerde terörle mücadele kapasitelerini artırmak yine stratejinin önemli ayaklarından biriydi.

Olabilecekler?

Paris saldırısı, AB’nin terörle mücadele stratejisini tartışmaya açacaktır. Anlaşılan, Arap Baharı ile çöken devlet otoritelerinin yeniden inşası bu tartışmanın önemli bir başlığı olacaktır. Hatta Avrupa, içerideki güvenlik koşullarını tartışmakla kalmayacak, Kuzey Afrika’dan Afganistan’a uzanana bir kuşakta politik ortamı yeniden şekillendirmenin yollarını da arayacaktır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89