• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 5 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 9 °C
  • Berlin 5 °C

Fırtına yaklaşırken Kürdler

Mesut Yeğen

Suriye ve Irak’ta ‘finale’ daha çok var. Bu iki ülkenin yerli aktörlerinin, çevre ülkelerin ve büyük oyuncuların hep birlikte tahammül edebileceği bir yeni statüko olarak final daha ufukta belirmiş değil. Lakin, her iki ülkede işleri bir zamandır gittiği gibi gitmekten alıkoyacak bir şeylerin eli kulağında görünüyor. Büyük ihtimalle 2016 Ocak ayında açılacak ‘Suriye’de ateşkes’ sahnesiyle birlikte Irak’ta 2003’ten, Suriye’de ise 2011’den beridir süregiden statüko değişecek. Nasıl, ne yönde, kolayca mı, barış içinde mi, hiçbiri belli değil. Ancak buraların son yüz senesini, çevre ülkelerin ve büyük aktörlerin ihtiraslarını düşününce, yaşanacak değişimin kolay ya da barış içinde bir değişim olmayacağını tahmin etmek zor değil.

2016 fırtınasına Kürdler nasıl yakalanacak? Şimdilik görünen Güney ve Kuzey/Batı şeklinde bölünmüş olarak; yine şimdilik görünen, stratejik hedefler itibarıyla bölünmüş ama kendi aralarında çatışmıyor olarak. Peki, bu hal neye yol açar?

Belirsizliğini koruyan çok şey olduğundan kestirimde bulunmak güç, ancak belli olanlar üzerinden bir iki şey söylemek mümkün. Güney Kürdlerinin pozisyonu net. YNK’nin de desteğini almış olarak KDP/Güney, belli ki fırtınaya Türkiye’nin, Avrupa’nın ve ABD’nin yanında yakalanacak. Irak’tan kopuş, enerji ticareti vasıtasıyla Batı’yla bütünleşmek ve Rojava’ya uzanmak stratejisiyle. Bir önemli defosunun haricinde Güney’in stratejisi ve aldığı pozisyon makul görünüyor. Defo şu: Güney’in stratejisinin cüzlerinden biri gibi görünen “Türkiye’yle aşırı yakınlaşma olarak kopuş” sadece İran/Irak’ın değil, ABD’nin de pek hoşlanacağı bir durum gibi görünmüyor.

Buna mukabil Kuzey/Batı Kürdlerinin, daha doğrusu PKK hattının pozisyonu 2011’de almış olduğu pozisyonu devam ettirmeye dönük olacak gibi görünüyor. 2011’den bugüne rejim ve Sünni muhalefet arasında bir tercih yapmayan PKK, bugün de rejimin ve muhalefetin arkasına dizilmiş büyük aktörler arasında bir tercih yapmayarak devam etmek istiyor. Rojava’yı elde tutmaya devam etmek ve Türkiye’yi statü tanımaya zorlamak stratejisiyle. IŞİD’e karşı vermiş olduğu parlak mücadeleden ötürü elde ettiği meşruiyet PKK’yi geçmişe nazaran çok daha hesaba katılır kılmış olmakla birlikte bu stratejinin birkaç defosu var. İlk defo şu: 2011-2015 arasında PKK’nin lehine işleyen ‘ne o, ne öteki’ siyaseti 2016 fırtınasıyla beraber eskisi kadar verimli çalışmayabilir. PKK saf belirlemeye zorlanabilir 2016’da. Bu olursa, PKK’nin, içinde Türkiye’nin de yer aldığı hatta dahil olmasının ne karşılığında olabileceğini tahmin etmek zor değil. PKK, hem Türkiye’yi hem de Batı’yı rahatsız eden büyük iddialarından, sistem dışı olma karakterinden vazgeçmesi ve Rojava’yı KDP hattına açması karşılığında bu hatta davet edilecektir. İkinci defo bu. Bunca zor şeyi yapmaktansa, içinde Esad’ın, İran’ın ve Rusya’nın olduğu hatta çekilmek PKK için daha kolay olur gibi görünse de, bu da neredeyse imkansız, çünkü bu türden bir pozisyon alış PKK’nin Kuzey Kürdlerinden aldığı destekte bir büyük kırılmaya yol açabilir. Bu da üçüncü defo.

Kürdlerin iki büyük hattı, Kürdistan’ın iki parçası 2016 fırtınasına bu stratejiler ve bu pozisyonlarla yakalanacak görünüyor. Söz konusu durum köklü bir biçimde değişmeden bir fırtına kopacak olursa işlerin Kürdlerin ve Kürdistan’ın hepsinin hayrına gelişmeyeceğini tahmin etmek zor değil. Öte yandan, yaklaşan fırtınaya Kürdlerin bu iki büyük hattının özdeş strateji ve benzer pozisyonlarla girmeleri de imkansız, bu da açık. Ancak bugünkünden daha yakın strateji ve pozisyonlarla girmeleri halen sağlanabilir.

Olacak mı? Bakalım.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89