• BIST 98.556
  • Altın 143,533
  • Dolar 3,5641
  • Euro 3,9887
  • İstanbul 19 °C
  • Diyarbakır 22 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 25 °C
  • Berlin 13 °C

Fiili OHAL cenderesinde neyin seçimi?

Yavuz Baydar

Bölgede sular durulmuyor ve bu gidişle de durulmayacak. Önce Silvan, Lice ve Şemdinli şimdi de Yüksekova karıştı. Diyarbakır'da esnaf kepenk kapattı. Bir defa böyle yıkıcı bir kısır döngüye girildi mi kaynamayı, öfkeyi, tepkiyi ve sert sonuçlarını engellemek zordur.

Bu gelişmeler doğrudan doğruya 1 Kasım'a endekslenen erken seçimlerde sandık güvenliğini, serbest ve adil oy kullanma durumunu ilgilendiriyor. Elbette bir boyutu güvenlik adı altında düzenlenen operasyonlarla, silahların cayır cayır konuştuğu bir sahadaki 'asayiş'le ilgili.

Ama çok daha büyük boyutu, yerleşim alanlarındaki yurttaşların giderek yayılan olağanüstü koşullarda oylarını kullanıp kullanamayacağı, nasıl kullanacağıyla ilgili. Bu boyut, üzerimize yığdığı muazzam soru işaretleriyle önümüzdeki iki aylık sürede büyük dikkatle izlenmeye muhtaçtır.

‘15 ilde fiili OHAL var’

Zaman'ın dünkü haberinde, CHP Grup Başkan Vekili Levent Gök işte o boyutu tek cümleyle özetlemiş:

“100 bini aşkın insanın göç ettiği belirtiliyor.”

Gök, an itibarıyla durumu şöyle özetliyor:

“3 ay önce çözüm sürecinden oy alanlar, bugün Türkiye'nin 15 ilinde, 77 bölgede, valiler kararıyla özel güvenlik bölgeleri ilan ediyor. 6 ayrı askeri geçici bölge var. 15 ilde OHAL uygulaması sürüyor.”

“Bu bölgeler şu anda fiili OHAL bölgeleri olarak valilerin denetiminde. Hani köyde özgürce yaşanıyordu, hani OHAL kalkmıştı? Türkiye demokrasisi ve anayasasına büyük bir darbe vurulmuştur. Bu tabloyu Türkiye kaldıramaz. Bu yapılanlar anayasa, kanun ve yönetmeliklere aykırı. Bu tablodan sonra artık yurttaşların AKP'den hesap sorma zamanı gelmiştir.”

CHP'nin Erzincan Milletvekili Erdoğan Özyalçın da dün aynı minvalde Davutoğlu'na soruyordu:
“Seçim döneminde sözü edilen bölgelerde çalışma yapacak milletvekili adaylarının can ve mal güvenliği nasıl sağlanacaktır?”

Terördür deyip geçerseniz, bu soruların anlamı olmayabilir. Belki istenen de bu tür sorular konusunda kamuoyunda duyarsızlığı körüklemektir. Ama dediğim gibi, tek taraflı veya karşılıklı ateşkesin mevzubahis olmadığı bu kısır döngüde sosyal tabanda yaşanan kitlesel yer değiştirmelerin kalıcı olması ve daha da yayılması meselesi, bu seçimleri şimdiden şaibeli kılmaya yetiyor.

Eğer AKP'yi peşinden sürükleyen 'üst akıl'ın stratejisi bölgede HDP'ye gidecek oyları tahrip etmek ve öte yandan da şiddet, ölüm ve ‘Vatan millet Sakarya’ söylemi üzerinden şimdi artık hedef tahtasına yerleşen MHP'den blok oy kaymasını sağlamaksa, erken seçimin meşruiyetinin şimdiden sorgulanmaya aday, krizi büsbütün bir kaosa iteleyecek bir eşik olduğunu söyleyebiliriz.
 
1 Kasım neyin referandumu olacak?
 
HDP'nin seçim kabinesine girmesi kesinleşirse, bu tablonun öyle sanıldığı gibi rahatlamayacağını da belirteyim. Parlamentoya meşru yollardan girmiş HDP'nin, hükümete geçici katılımcı olmasıyla beraber siyaset çok daha mayınlı bir alanda harekete başlayacak. Ankara, hele bu son AKP döneminde tam bir Alicengiz cehennemi, bir katakulliler kumpanyası haline döndüğü için, 'üst akıl' ve onun başkentteki sertlik yanlısı ve menfaatperest destekçi güruhu, HDP'yi 1 Kasım'a kadar mayından mayına iteleyip, seçmen nezdinde zor duruma düşürmek, meşruiyetini sorgulatmak için ellinden geleni ardına koymayacaktır.

Önümüzdeki haftalarda bölgedeki yerleşim merkezlerinde kargaşa büyürse, halkı 'yerinden oynatma' yayılırsa, fiili OHAL ilanlarına ha bire yenileri eklenirse HDP'nin bakanları ne yapar? Sınır ötesi tezkeresi geçtiğinde ne olur? Üç dört yıl öncesini hatırlatan, 'önüne geleni içeri tık ki dışarıda kimse kalmasın' tarzı büyük bir KCK operasyonu gelirse, belediyeler felç olursa ne yapılacaktır?
Bu soruları zihninizin bir yerinde saklı tutun.

Ve 'tekrar seçim'in -ki bana göre yapılıp yapılmayacağı hâlâ belirsizdir- ülke bütünlüğü, parlamenter sistem savunması ve hak-hukuk mücadelesi bakımından bir referandum olduğunu da asla unutmayın.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89