• BIST 84.208
  • Altın 147,192
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 0 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 7 °C
  • Berlin 0 °C

Fethullah Gülen'in istihbarat merakı

Abdülkadir Selvi

Ünlü bedduadan sonra Fethullah Hoca sustu ya da susturuldu.

Bir üst akıl konuşmasının sürece zarar verdiğini düşünmüş olmalı ki, Hocaefendi sürece ilişkin sesli ya da görüntülü açıklama yapmıyor.

Oysaki bedduayı biz ondan öğrenmiştik.

Alufteyi de bu vesile ile öğrendik.

Geçmişte 'Konuşan Türkiye'ye gönül vermiş birisi olarak bu kez de konuşan Fethullah Gülen' kampanyası başlatabilirim.

Gülen konuşmalı ki, cemaatin geldiği noktanın, altın nesiller yetiştireceğim diye çıktığı yolda kasetlerle, şantajlarla, istihbarat örgütleriyle anılan bir cemaat olmaktan dolayı memnun olup olmadığını öğrenme imkanımız olsun.

Fethullah Hoca konuşmalı ki, Bugün yazarı Tarık Toros'un 17 Aralık operasyonunun istihbaratının daha önceden geldiğine dair sözlerinin ne anlama geldiğini öğrenelim

Ne diyordu Bugün yazarı?

'Kendisine bu konuda istihbarat geliyor. Kusura bakmayalım ama 50 yıldır, bu ülkede milyonlara sahip bir cemaatin başındaki bir insanın her halde kendine göre bir bilgi ağı vardır.'

Biz de zaten başından beri bunu söylüyorduk.

Bizim hocaefendilerimizin zikir halkası olur. Tefsir sohbetleri, kelam ya da hadis dersleri olur. Ama istihbarat örgütü olmazdı. Bizim hocaefendilerimiz İslam'ın bir meselesi, Kur'an'ın bir harfi için mücadele verirdi ama istihbarat savaşı yapmazlardı.

17 Aralık operasyonunu, Türkiye Cumhuriyeti'nin İçişleri Bakanı sabaha karşı oğlu gözaltına alınınca öğrendi.

17 Aralık operasyonunu Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı bakanlarının çocukları alınınca öğrendi.

Türkiye'dekiler kapılarına polis dayanınca öğrendi. Ancak Amerika'daki Fethullah Gülen daha önceden öğrenmiş.

Tarık Toros'a haksızlık etmeyelim. Çünkü bu önceden haber alma durumu ne ilk ve belli ki ne de son olacak gibi gözüküyor. Biraz geriye gidince Fethullah Gülen'in başka olaylar hakkında da devletten önce haberinin olduğunu öğreniyoruz. Bizzat Fethullah Hoca söylüyor bunları.

1995 yılında Gazi olaylarından hemen sonra Fethullah Gülen bir grup Alevi yurttaşla sohbet ediyor. Gülen'in, cemaat tarafından kaydedilen ve 'Ehlibeyt' ismi verilen kasette anlattıkları ilginç.

Dönemin Başbakanı Tansu Çiller'e verdiği rapordan söz ediyor Fethullah Hoca. Ama ne zaman? Gazi olaylarından tam 1,5 ay önce.

Bu sözler Gülen'e ait.

'Hatta burada yine bir kısım istihbari raporlara dayanarak mezun muyum değil miyim bu hususun kapağını açacağım. Burada bir ukalalığımı da müsaade ederseniz. E bunca bu işte saçlarını ağartmış adamların ukalalığı olabilir. Ben iyi insan değilim. Gaziosmanpaşa hadiseleri olmadan evvel Türkiye'nin her yerinde böyle patlama olacağını 1,5 ay evvel ben devletin başındaki en yakınına verdim. Dedim ki; Türkiye'de bir şey planlanıyor. Raporu okuyun. Bir dostum verdi. Aleviliği oyuna getirmek istiyorlar. Türkiye'de bir kısım Alevi ocak ve bucaklarını kundaklayacaklar. Ve Avrupa'da bu iş için çıkardıkları mecmualar var. 1,5 ay evvel raporu verdim. 20-30 sayfalık rapor. Alevilerden bazı yerleri vuracaklar. Ve Sünniler bizi vurdu diye Alevileri ayaklandıracaklar. Verdim ve bekledim ki devletin başındaki insanlar bu mevzuda bir çare ararlar. Fitneyi vaktinde önlerler. Sonra hata ettiğimi anladım. Mesela bu medyaya verilebilirdi.'

Gazi olaylarından önce devlete gitmeyen istihbarat Fethullah Gülen'e nasıl gider? Başbakan'a sunulmayan rapor Gülen'e nasıl sunulur? Belki o gün bu sorular anlamlıydı. Ancak bugün yaşananlara bakınca size tuhaf geliyor mu?

Başbakanlığı döneminde Tansu Çiller'i takip eden muhabirlerden biriydim. Gazi olaylarıyla ilgili rapor resmi kanallardan kendisine sunulunca Tansu Çiller'in elinin tersiyle itip, 'Bunu bana Fethullah Hoca çok önceden sunmuştu' dediği kulağımıza gelmişti. Cemaatin yeni sözcüsü Mümtazer Türköne, o gün Çiller'e Abdullah Çatlı dersleri verip, 'Kurşun atan da yiyen de kahramandır' nakaratları ezberlettiği için daha iyi bilir. Aydınlatırsa seviniriz.

Fethullah Hoca, Alevi vatandaşlarımızla sohbetinde bir soru üzerine dönemin Başbakanı Tansu Çiller'e, ayrıca bir de 'mafya raporu' sunduğunu anlatıyor.

'Başbakan ile görüşme dün oldu. Aksine orada konuşmalar madem başbakandan konu açıldı. Konuşmalar esnasında benim ister yeraltı dünyası ile alakalı benim endişelerim mafya ile ilgili endişelerim ve bütün bu kötü oluşumların başbakana fatura edildiğini ifade ettim kendilerine. Millete devlet var dedirtmek lazım. Bunlar böyle cereyan ederse millet devlet yok der başka arayışlara girer. Bunu daha evvel de söylemişimdir. Dediğimde o da hocam biraz itidalli davranmak lazım dedi. Bu itidalli davranmak sözünü bana biraz vasiyet gibi tavsiye olduğundan olacak ya ......'

Bizde adet hocaefendiler siyasilere itidal tavsiye eder. Ancak burada Çiller itidal tavsiyesi etmiş ve Gülen biraz bozulmuş. 'İtidal deyince biraz nefsi müdahası gibi sayın başbakanın ben hayatım hayatımda hiç itidalsiz hareket ettiğimi hatırlamıyorum. Hep itidalli olmaya çalıştım' diyor.

Konuşmanın devamında Fethullah Hoca'nın bir de hiddetlendiği an var ki, sormayın...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89