• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul 6 °C
  • Diyarbakır -1 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 7 °C
  • Berlin -1 °C

Fethullah Gülen bir CIA projesi midir?

Sevilay Yükselir

Bir önceki yazımda Gülen Cemaati'nin ABD ile olan yakın ilişkisini ve 1980'lerden itibaren kuzu postunda kurtluk yaparak bugünlere geliş sürecini sorgulayacağımı söylemiştim.

Tabii bunu yaparken de 15 yıl boyunca Amerika'da gazetecilik yapan Fuat Kozluklu ile geçtiğimiz hafta yaptığımız telefon görüşmesinden de ara ara aktarmalar yapacağım. Onun tezine göre ABD, nurculuk hareketinin Türkiye'de nasıl bir toplumsal tabana ve etkiye sahip olduğunu 50 yıl önce görmüş ve politikalarını da bu dinamik güç çerçevesinde şekillendirmiş. "Çünkü" diyor; "ABD hangi ülkede olursa olsun 10-20-30 yıllık toplum mühendisliği dinamikleri çerçevesinde senaryolar ve o toplumun siyasal ve dini etkiye sahip figürleri ile bu alanlardaki toplumsal yapıyı analiz eder, bu çerçevede politikalar geliştirir." Bu tezin üzerinde biraz durup düşündüğünüzde son derece mantıklı ve gerçekçi olduğunu söylememek insafsızlık olur. Hakikaten de öyle. Bilindiği gibi Türkiye'de filizlenip dünyanın dört bir yanına serpilen "Cemaat" birkaç yıl öncesine dek "Barışçı İslam" vurgulu eğitime ağırlık veren bir yapı olarak görülüyordu.

İşte toplumda yarattıkları bu algı sayesinde kendilerine geniş bir taban yarattılar."Alnımız secdeden kalkmaz" diyerek dindarlık kimliğini kullanmaları son 11 yıldır iktidar olan dindar bir hükümetin nazarında da büyük bir avantaj oldu. Bu avantajı inanılmaz iyi değerlendirdiler. O kadar iyi ki, kendi güdümlerinde olan devlet içindeki kadrolarının sahip oldukları gücü şantaj aracı olarak kullandıkları yönünde hazırlanan hiçbir istihbarat raporuna itibar edilmedi.

Bu yapının ülke geleceğine ipotek koymak üzere örgütlendiğini anlayıp tehlikeye dikkat çekmek için tarihi bir kitaba imza atan Hanefi Avcı gibi isimler hem dikkate alınmadı.

Hem de bu yapının kumpaslarla hayatının karartılmasına göz yumuldu. Sadece Avcı değil onun gibi tehlikeyi sezen diğer emniyetçilerin çığlıkları da duyulmadı (Sabri Uzun, Emin Aslan, Orhan Özdemir vs.) Devleti idare edenlerin aklını başından alan bu 'Barışçıl İslam' algısı sayesinde dokunulmazlık kazanan Gülen Örgütü yıllar evvel planlanan çerçevede hareket edip, her koşula uygun görünüm sergileme stratejisiyle (takiyyecilik yaparak) devletin tüm kurumlarında kök saldı ve toplumun ana arterlerinde güç oluşturdu. Ve son 2-3 yılda da aslında açık açık siyasete müdahale eden, hükümet devirmeyi amaçlayan, istihbaratçı bir örgüt olduğunu net bir biçimde ortaya koydu.

Şimdi bu fotoğrafı elimize alıp iyice bakalım. ABD'nin şemsiyesi altında yaşayan bir lideri olan bu örgütün asıl amacı ne?

Gerçekten de niyetleri İslam'ın barışçıl bir din olduğunu ispat falan mı? Fuat Kozluklu, Gülen hareketinin uluslararası aktörler arasına girmesinin en önemli dayanağının ABD ve dahası bu ülkenin istihbarat örgütü CIA olduğunu iddia ediyor ve bunu da herkesin bildiği somut bir bilgiyle besliyor. Diyor ki; "CIA yönetimi ile Fethullah Gülen'i tanıştıran, CIA'nın 1970'li yıllardan itibaren Türkiye'deki yapılanmasının baş aktörü ve koordinatörü olan ünlü ajan Graham E. Fuller'dir. Fuller'i Amerika'da kaldığım zaman boyunca çok yakından takip etme şansım oldu. O nedenle çok iyi biliyorum. Fuller, 'Ilımlı - Barışçıl İslam'ın en önemli planlayıcı isimlerindendir.

İslami cemaatler üzerinde, özellikle Nurculukla ilgili uzun süre araştırmalar yapmıştır. Gülen'in ABD'de üslenmesinin de en önemli destekçisi, fikir babasıdır.

90'lı yılların başında ABD yönetimine verdiği raporlarda 'Washington'un Türkiye politikalarında ve Kafkaslar ile Balkanlar'daki stratejik hamlelerinde Gülen hareketinin yapısını, dinamik ve de eğitimli kadrolarını kullanmasını' önermiş bir isimdir."
Fuller'in geçmişi ve Türkiye üzerine çalışmaları hakkında internette çok sayıda bilgi ve belgeye ulaşmak mümkün. Göreceksiniz bakındığınızda Gülen ve Fuller arasındaki bağlar çok derin ve eski.

Tabii bu durumda; "Fethullah Gülen bir CIA projesidir" tezinin gerçek olabileceğinin kuvvetli bir ihtimal olduğunu da söylemek gerekiyor. Bu konuya devam edeceğiz...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89