• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 1 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 9 °C
  • Berlin -2 °C

Eyvah, İslamcı ulusalcılar

Yıldıray Oğur

Size şimdi de çeşitli tarihlerde Taraf hakkında yazılmış üç yazıdan kısa alıntılar vereceğim. Lütfen sırayla okuyunuz: “Taraf’a servis edilen bu sözde belgeler doğrudan Amerikan gizli servisi CIA tarafından servis edilmektedir. Bu belge üretim işinin başında da CIA vardır. Zaten Fethullahçılar da, Taraf da CIA’ya bağlı olarak faaliyet yürütmektedirler. Peki amaçları ne? Amaçları basit, Ordu’yu darbeci göstermek. Peki zamanlaması? 30 Ağustos’a yaklaşırken. Her sene olduğu gibi 30 Ağustos yaklaşırken, CIA Türk Ordusu’nu yıpratmak, komuta kademesini kendi isteği doğrultusunda şekillendirmek için harekete geçmiş bulunuyor.”

“Ahmet Altan’ın tetikçiliğinde yayınlanan propaganda bülteni neden radikal dinci Vakit’le aynı manşeti attı? İkisi de Türk Ordusu’nu yıpratmak için emir alıyor çünkü. Bu emir nereden geliyor? Bilinmeyen bir merkezden servis ediliyor bu bilgiler. Amerika’dan gönderilen bir mesajın dağıtıcılığını üstleniyorlar sadece. Örgütün amacı ne? Türk Ordusu’nu yıpratmak, Birinci Cumhuriyet’i yıkmak ve Türkiye’yi askerî-stratejik olarak ABD-İsrail eksenine götürmek istiyorlar.”

“Şimdi, sızması istenen şeyi sızması istenen zamanda sızdıranlara ama kızgınlığından ama kibrinden dolayı çanaklık etmek inandırıcı hiç değil. Tam bağımsızlığı savunan ve Batı’ya kategorik olarak karşı olanlar Türkiye’nin siyaset sahnesinden ya silindiler ya zayıfladılar. Geride eser miktarda yerlilik emaresi gösteren bir nesil kaldı; bu dozu bile kabul edilebilir bulmayan küresel faşizmin yürüttüğü harekâtın parçasıdır Stratfor musluklarındaki hareketlenme. Hükümet bu tür kavgalardan ya meşruiyetine olan inancı tazeleyerek çıkacak, ya da bugün Taraf yarın başka aktörler aracılığıyla dövüle dövüle sindirilecek.”

Bu alıntılardan üçünün de aynı kalemden çıktığını söylesem kim şaşırır? Peki ya bunlardan ilkinin 2009’da Türk Solu dergisinde Gökçe Fırat, ikincisinin Akşam’da Oray Eğin tarafından yazıldığını söylesem, üçüncüsünün başörtülü İslamcı bir yazarın kaleminden çıktığını tahmin edebilir miydiniz?

Eğer Amerikancı imajımız için aleyhte delil yapılmayacaksa NASA astronotu gibi konuşmak isterim: Houston, we have a problem.

Eskiden Kemalist ulusalcılar vardı. Onları tanırdık, bilirdik o yüzden de yapıp ettiklerine pek şaşırmazdık, o kadar da üzülmezdik. Son beş yıldır entelektüel enerjilerinin çok büyük bir kısmını Taraf’a harcadılar, “Taraf, CIA, Mossad, vatana ihanet” diye Google’a parametreleri girin karşınıza bütün külliyat çıksın.

Aslında genel olarak siyasal ve entelektüel iktidarı yitirmekte olan Kemalist ulusalcılığın nefretle yazılmış komplo teorileri genelde daha az sofistike olduğu için insanda sadece bir gülümseme efekti yaratırdı. Mesela halen binlerce sitede ve Facebook profilinde paylaşılan ODA TV ’nin “Taraf-Gülen ilişkisinin belgesi” haberi onlardan biridir. “Taraf da, Fethullah Gülen de aynı servis sağlayıcı kullanıyor: The Planet. Bu da mı tesadüf” şeklindeki büyük ifşaata tabii The Planet’in milyarlarca siteye hizmet veren dünyanın en büyük servis sağlayıcılarından biri olduğunu bilenler güldüler.

Bu camianın kitapları bestseller olan büyük şifre kırıcısının, Zaytung’da çıkan “Sierra Leone’de unutulan büyükelçi çareyi Ermeni tasarısında buldu” haberine atlayıp, meseleyi içimizdeki İkinci Cumhuriyetçilere ve Tarafçılara bağladığı an da komikti. Gül ile Powell’ın gizlice imzaladığı Kürdistan anlaşmasının sıralanan maddelerinden birine dayanamayıp “kukla Kürdistan devleti” yazan anonim Cem Yılmaz kadar değil tabii.

Şimdilerde Kemalistlerin açtığı bu kutlu komploculuk yoluna girmiş bazı İslamcı arkadaşları o yüzden şimdiden uyarmak isterim.

Vakit ’in “Siyonist fitnenin Taraf’ı” manşetine şaşırmadım doğrusu. Vakit, üzerine gelmekte olan her tanımlayamayan cisme kısaca Siyonist diyor. UFO gibi bir şey.

Ama kabul etmek gerekir ki Yeni Şafak’ın “İsrail merkezli psikolojik savaş” manşeti daha sofistikeydi. Ama bana daha çok ayağına kurşun sıkmak gibi geldi. Bir defa Stratfor, neo-concu ve Likud çizgisinde İsrail yanlısı bir kurum değil. Bunu en iyi daha birkaç yıl önce Stratfor’un bânisinin “Türkiye süper güç olacak” diye yazdığı kitabıyla gaza gelip onu Türkiye’de ağırlayanlar, yazılarını, raporlarını ağızlarının suları akarak gazetelerine koyanlar bilir. O konferans sırasında belediye İstanbul’daki billboardları bu “Siyonist fitnenin” başı olan Friedman’ın resimleriyle doldurmuştu. Ayrıca diyelim ki Stratfor İsrail hesabına psikolojik operasyon çekmekte. (literatürde böyle kullanılmakta) O halde bu manşetin ikinci spotlarının da şöyle olması beklenmez mi: “İsrail ajanları Başbakanlıkta cirit atmış”, “Mossad Sabah’la anlaşma yapmış.” Bizim de bu psikolojik harp kurumunun hackelenen kirli çamaşırlarını teşhir ettiğimiz için de vatansever ilan edilmemiz gerekirdi herhalde. Ayağına kurşun olduğu söylemiştim.

Stratfor’u mahveden WikiLeaks’i onunla işbirliği içinde gösterenleri, Assange’a tuzak kuran, belgeleri sızdıran er Manning’e işkence yapan ABD’yi WikiLeaks’in arkasındaki güç ilan edenleri, onca İsrail belgesine rağmen “Nerede İsrail’i zor durumda bırakacak belgeler” demekten vazgeçmeyenleri bu yolun sonu Banu Avar’a çıkar diye uyarmak isterim.

Ayrıca hakkını teslim etmek gerekir ki Stratfor’daki dedikodular mesela Zaman’da kendisine rahatlıkla yer bulabilen Ergenekon iddianamelerindeki dedikodulardan daha fazla saçma değil. Keşke bu gazetecilik akıllarını Almanca, İtalyanca, yunanca hatta Hintçeye çevirsek de bu belgeleri bizle birlikte yayımlayan NRD, La Repubblica, Ta Nea, The Hindu’da fitneye maşa olan gazeteciler de istifade etse.

İster inanın, ister inanmayın. Çıplak gerçek şudur. Valla biz sadece bu belgeleri yayımlıyoruz. Her seferinde Stratfor’a göre diyerek, şu kaynağın aktardığına göre şerh düşerek. İçinden babamız çıksa, haber değeri varsa yayınlarız herhalde. Anlaşmamız gereği yayınlamak, en azından sitemize yüklemek zorundayız zaten.

O yüzden bizim son dakika attığımız bir manşeti, İngilizlerin Ortadoğu’daki 100 yıllık planları arasında göstererek komik durumlara düşmeyin. Zaytung’a malzeme olmayın. Ne diyeyim,

Allah sizi de bizi de utandırmasın.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89