• BIST 107.693
  • Altın 143,178
  • Dolar 3,5353
  • Euro 4,1382
  • İstanbul 25 °C
  • Diyarbakır 40 °C
  • Ankara 28 °C
  • İzmir 28 °C
  • Berlin 22 °C

Evren

Murat Belge

Tarihi büyük adamlar yapar” diye özetlenebilecek bir tarih yorumu vardır öteden beri. Tarihçiler arasında buna rağbet eden kalmamıştır ama popüler düzeyde hâlâ taraftarı vardır.

O taraftarlara sormalı, “Evren hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye. Evren bu toplumun tarihini ciddi ölçekte belirledi. Bugün hâlâ onun biçimlendirdiği bir toplumda, onun kurduğu kurumlar arasında yaşıyoruz. Böylece, yukarıdaki mantığı ters yoldan izleyerek, “Ergo: Evren ‘büyük adam’dı” demek gerekir.

Tabii Evren, “büyük” filan değil, tam anlamıyla “sıradan” bir adamdı. Her kahvehanede en az dört beş benzeri çıkacak olduğunu çok önce yazmıştım. Hani vardır ya, “Sallandıracaksın yüz tanesini, bak böyle bir daha yapıyorlar mı” diye konuşan adamlar vardır ya…

Onlar kahvede oturur ve bunları söyler, yanlarında oturanlar başlarını sallar ve onaylar, başkaca bir şey olmaz. Ama Kenan Evren bir kurumun bir üyesiydi ve gene “sıradan”lığı sayesinde –son aşamada birkaç rastlantı sonucu– o kurumun en üst kademesine tırmanmıştı.

O kurum Türkiye’de gerçek gücün sahibi olduğu için, belirli bir konjonktürde, Orgeneral Kenan Evren kendini yalnız geldiği kurumun değil, bütün devletin de tepesinde buldu. Böylece “Sallandıracaksın yüz tanesini, bak bir daha yapıyorlar mı?” ideolojisi iktidara gelmiş oldu.

Bütün bu sıradan insanlar gibi Kenan Evren’in de kendi düşüncelerinin doğruluğundan hiçbir şüphesi yoktu. Geldiği kurumla aynı fikirde olduğuna inanıyordu ve belli ki öyleydi. Öyle olduktan sonra zaten sorun yoktu. O kurum “Şu şöyledir” demişse “Hayır, öyle değildir” demek kimsenin haddine düşmemişti.

Böylece Kenan Evren yollara düştü. Kendi bilgeliğine hayran ola ola, durmadan konuştu. Her şeyin eğrisini doğrusunu millete anlattı.

Zaten onunla aynı fikirde olanların sayısı az değildi. Bir de geldiği kurumun toplumdaki yerinin önemini “müdrik” insanlar vardı; böyle biçimlenmiş bir toplumun herhangi bir parçasına dokunulmasını istemeyenler vardı.

Kenan Evren böyle konuşurken, onu oraya getiren irade birtakım serkeşlikler yapmış olan toplumu cezalandırmak ve bunların “bir daha tekerrür etmesini” önlemek üzere, başta anayasa, bir yığın yasa hazırladı. Yani iş “laf”ta kalmadı, konuşan o zihniyet somut kurumlar kılığına girerek her köşe başını tuttu.

Bütün bunlar olmadan önceki hayat pek mi parlaktı? Hayır, hiç değildi. Ama her zaman, bu durum, öncesinin de pek parlak olmaması, birinin yaptığı olmadık işlerin mazereti, gerekçesi olmuştur. Bu da böyle bir garip diyalektik.

Bu işleri yapanların dünya görüşü “Atatürkçülük”tü. Yirmiler ve otuzlarda bu millet altın çağını yaşamıştı (bunun değerini bilmeyen bazı nankörler aramızda dolaşıyor olsa da); o halde, bütün bu yasalar, kurumlar, bizi o yıllara götürmeliydi. Götürmeliydi de, bazı şeyleri diriltmek, restore etmek tarihin bu çağında mümkün değildi. Sözgelişi, “tek-parti rejimi” yeniden kurulabilir mi? Onun için, sonuç, biraz karma bir şey oldu.

Bunları Kenan Evren mi yaptı? Hayır, onu oraya, oralara getiren yapı yaptı. Bu toplumun tarihî koşulları yaptı. Bütün bunların şekillendirdiği “determinizm” yaptı.

Ama Kenan Evren de bunların hepsinin sözcüsü oldu. Köselesi aşındığı için kapatılamayan bir musluk gibi bunların ne kadar iyi olduğunu hiç durmadan anlattı.

Şimdi “devlet töreni yapılacak mı?” yapılacaksa “kim katılacak?” gibi konuşmalar, tartışmalar var.

Aslında bunların Kenan Evren’in kişiliğiyle, “kendi”siyle ilgisi yok. Taşıdığı rütbelerle ilgili. “Evet, darbeciydi, ama şu kadar yıl devlet başkanıydı. Törensiz nasıl gömeriz?

Gömemezsiniz. Bu toplumun harcı böyle kırılmış. Devlet başkanlığı ile darbecilik birbirinden kolay kolay ayrılamıyor.

P.S. Evren’le aynı günlerde ölmek dışında herhangi bir yakınlığı olmayan Zeki Alasya kalabalık bir cenaze töreniyle gömüldü. Oraya gidenler Zeki Alasya’yı sevdikleri için gittiler.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89