• BIST 90.182
  • Altın 147,357
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • İstanbul 13 °C
  • Diyarbakır 11 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 15 °C
  • Berlin 20 °C

Evliya Çelebi’ye göre Kürtçenin kökeni ile lehçeleri

Zana Farqînî

Kürtlerden, Kürtçeden bahsetmiş birçok gezgin, misyoner ve oryantalist var. Bunlardan biri de Evliya Çelebi’dir. İlki 1640, ikincisi de 1655 yılında olmak üzere iki defa Kürdistan’ı gezmiştir.

Seyahatname’sinde Kürtlere dair birçok şeye yer ayırmış olan Evliya Çelebi Kürtçenin kökeni ile lehçeleri hakkında da ilginç bilgiler veriyor.

Önce Kürtçe kökeni hakkında aktardığı efsaneyle başlayalım. Evliya Çelebi efsaneyi aktarırken kaynak kişi olarak Migdisi adında bir Ermeni yazarı gösteriyor. Ona göre, Hz. Nuh Tufanı’nda gemi Cudi Dağı’na oturmuş. Sular çekilince de ilk imar burada, Şirnex (Şırnak) şehrinin kurulmasıyla başlamış. Şehrin hükümdarı da Hz. Nuh ümmetinden Kürdim Melik imiş. Bu zat Cudi Dağı’nda altı yüz sene yaşamış, evlatları da her tarafa yayılarak İbraniceden ayrı bir dil yaratmışlar ki bu ne Farsçaya ne de Dericeye benziyormuş.

Bu rivayetin bir başka şekli de şu: Bu sefer olay Meyafarqîn yani Farqîn’de geçiyor. Melik Kürdim altı yüz yıl yüksek dağlarda yaşadıktan sonra Farqîn’de kalmaya karar vermiş. Nesli çoğalınca onlar için İbraniceden bağımsız, Arapça, Farsça, Deri ve Pehlevi gibi klasik dillerden de farklı olan Kürt dilini yaratmıştır.

İlginç olan Evliya Çelebi’nin Kürtçenin ortaya çıkışıyla ilgili bu hikayeyi Kürtlerden değil yabancı birinden aktarıyor olmasıdır. O dönemde Kürtler arasında Kürtçeyle ilgili bu inancın olup olmadığını bilmiyoruz ama bildiğimiz şey Kürtçenin çok eski bir dil olarak kabul edildiği ve halkın da bu dilin İbranice, Arapça ve Farsçadan çok farklı olduğunu bilmesidir.

Kürtçenin diğer dillerle kıyaslanması ise sebepsiz değil. Evliya Çelebi, Kemal Paşazade’nin Fars diliyle ilgili yazmış olduğu meşhur kitabı Daka’ik el-Haka’ik’ten alıntı yapar. Çünkü bu eserde geçen bir hadise göre cennet sakinlerinin dilleri Arapça, Farsça ve Dericedir. Diğer bir inanışa göre de Nuh cemaatinin dili İbraniceymiş.

Kürt dilinin kökeniyle ilgili Evliya Çelebi’nin aktardıkları kısaca böyle. Şimdi de onun Kürtçenin lehçeleri hakkında verdiği bilgilere bakalım. Evliya Çelebi on iki Kürt lisanı var dedikten sonra on altı isim sıralıyor. Ona göre Kürtçenin lehçeleri Zaza, Lolo, Ciloyi, Avniki, Mahmudi, Şirvani, Cizrevi, Pisani, Sincari, Heriri, Erdelani, Sorani, Haliti, Çekvani, İmadi ve Rojki’dir.

Oysa Evliya Çelebi’nin lehçe olarak kabul ettiklerinin tamamı nerdeyse aşiret, yerleşim birimi adları ile Kürtçenin değişik ağız ve şivelerinin isimleridir. Mesela Erdelani ile Heriri Soranicenin değişik ağızları diğerleri de Kurmanci lehçesini konuşanlardır.

Evliya Çelebi’den önce Şerefxanê Bedlisi 1597 yılında yazımını tamamladığı Şerefname’sinde Kürtleri dil, gelenek ve sosyal durumları yönünde Kurmanc, Lor, Kelhur ve Goran olarak dörde ayırıyor. Bugün ise genel olarak Kürtçenin lehçeleri Kirmanckî (Zazakî), Kurmancî, Soranî, Loranî ve Goranî olarak tasnif ediliyor.

Bir şeye daha dikkat çekmek istiyorum. Kürtçeyle ilgili tartışmalar yaşandığında özellikle milliyetçi kesimler hemen Kürtçenin on iki lehçeye sahip olduğunu ileri sürerler. İşte bu on iki lehçe meselesi de Evliya Çelebi’den kaynaklanıyor.

Sadece Evliya Çelebi’nin Kürtçeyle ilgili naklettiği bilgileri paylaşmakla yetindim. 1990’lı yılların başında Martin Van Bruinessen’nin “Onyedinci Yüzyılda Kürtler ve Dilleri: Kürt Lehçeleri Üzerine Evliya Çelebi’nin Notları” adlı makalesini okumuştum. Bu değerli çalışma Paris Kürt Enstitüsü’nün Studia Kurdica (no 1-3, yıl 2, Nisan 1985) adlı yayınında yayınlanmış. Konuyla ilgili daha fazla bilgi edinmek isteyenlere onu özellikle önermek istiyorum.

Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89