• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 12 °C
  • Diyarbakır 10 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 13 °C
  • Berlin 11 °C

Evet, şiddet şiddeti getirir!

Hasan Cemal

17 ayda 18 bin ölü! Bir diktanın kanlı bilançosu... Beşar Esad rejimi, böylesine bir kan gölünü biraz daha büyütebilir ama o kan gölünde boğulmaktan da kimse onu kurtaramaz.

Şam’da, 42 yıllık Esad rejiminin kalbinde patlayan bombalar ister istemez bu gibi dönemlere özgü kritik soruları gündeme taşıyor:

Sonun başlangıcı mı?

Esad’ın gidişi hızlanıyor mu?

En nihayet çözülüyor mu?

Bir dönüm noktası mı?

Bu soruların ne kadar gerçeği yansıttığı ya da yansıtmadığını bugünden kestirmek hiç kuşkusuz kolay değil.

Ama Beşar Esad’ın en yakın çevresinde yer alan ve kanlı diktanın beyin kabinesini oluşturan dört kişinin bir intihar saldırısında ölmesi, Şam’da artık hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağının çarpıcı bir işaretidir.

Bundan böyle muhalefet güçlenecektir.

Özgür Suriye Ordusu büyüyecektir.

Kararsızların kamp değiştirmesi hızlanacaktır.

Ve Esad kampında moraller bozulacak ve panik havası koyulaşacaktır.

Şu da söylenebilir:

Muhalefet güçlerinin Esad diktasının kalbine indirdikleri bu ölümcül darbeyle, rejim içi bir askeri darbe ihtimalinin de kapıya dayanabileceği akla geliyor.

Öte yandan, son dört gündür başkent Şam’ın içinde ilk kez yaşanan silahlı çatışmalar da, kontrolün artık Esad’ın elinden iyice kaçmaya başladığını gösteren bir başka gelişmedir.

Kısacası:

Beşar Esad’ın yarını yok!

Çözüldükçe çözülüyor.

Ama tam da bu nedenle dikta rejimi, giderayak, 2011 yılı Mart ayından beri yarattığı kan gölünü biraz daha büyütebilir, baskı ve zulmü daha da korkunçlaştırabilir.

Bu çerçevede, büyük bir dikkat ve korkuyla izlenen bir başka konu var:

Kimyasal silahlar!

Beşar Esad rejiminin kimyasal silah depoları, başta Washington olmak üzere Batı başkentlerinde yakın markajda tutuluyor.

Bu konu tedirginlik yaratıyor.

Dikta, kimyasal silahları muhalefete, kendi halkına karşı kullanabilir mi?

Bununla birlikte bir soru daha var dolaşımda tutulan:

Kimyasal silahlar El Kaide’nin eline geçebilir mi?..

Esad rejiminin her geçen gün çözüleceği konusunda fazla bir kuşku yok.

Ancak çöküşün zamanlaması ve alternatifi konularındaki belirsizlik, soru işaretleri devam ediyor.

Bir başka deyişle:

Esad olmazsa kim sorusu, Şam’daki diktanın ömrünü uzatıyor.

Başbakan Erdoğan Moskova’ya yaptığı bir günlük ziyarette, Şam’da alternatif meselesini Başkan Putin’le görüştüğünü ve Rus lidere bazı alternatiflerden söz ettiğini açıkladı.

Öte yandan Amerikan Başkanı Obama’nın da geçen gün Başkan Putin’le yaptığı telefon görüşmesinde aynı konuyu ele aldığı belirtiliyor.

Suriye’de diplomatik çözüm ya da Beşar Esad sonrası yönetim meselesinde bugün için anahtar ülke olarak Rusya görülüyor.

Bir İngiliz yorumcu dünkü Daily Telegraph gazetesindeki yazısında, “Amerika için İsrail neyse, Rusya için de Suriye odur” diye yazmıştı.

Biraz abartılı da olsa bu değerlendirmede gerçek payı yok değil.

Ama şu da var:

Diktanın çözüldüğünü gören Moskova, daha fazla direnmeyi bırakıp Esad’ın ipini hiç duraksamadan çekecektir.

17 ayda 18 bin ölü!

Bir diktanın kanlı bilançosu.

Beşar Esad rejimi, böylesine bir kan gölünü biraz daha büyütebilir ama o kan gölünde boğulmaktan da kimse onu kurtaramaz.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89