• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 24 °C
  • Diyarbakır 25 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 24 °C
  • Berlin 18 °C

Evet, ama Evren yetmez

Roni Margulies

En çok kim talep etmiştir Kenan Evren ve 12 Eylül darbecilerinin yargılanmasını? Yıllardır doğal ve haklı olarak ‘sol’ talep etmiştir.

Darbecilerin yargılanmayacağını yıllarca iddia eden ve bu iddiasında haklı görünen de yine ‘sol’ olmuştur.

Geçen sene Anayasa referandumunda, generallerin yargılanmasını engelleyen Geçici 15. Madde’nin kalkmasını sadece bir “yem” olarak gören, Anayasa değişikliği paketini AK Parti’nin bir “oyunu” olarak gören, generallerin zaten yargılanmayacağını söyleyen de yine ‘sol’du.

Bu nedenle referandumda “hayır” oyu veren ve değişikliklerin kabul edilmemesi (yani bu arada 15. Madde’nin kaldırılmaması) için çabalayan, yani kendi işkencecilerinin yargılanmasına karşı çıkan da yine ‘sol’du.

12 Eylül cuntasının hayatta kalan iki generali hakkında soruşturma süreci başlatıldığında, “Ne önemi var ki?” tutumunu dile getiren de yine ‘sol’ oldu. Bu defa da “Seçimlerden önce göz boyanıyor, nasıl olsa yargılamayacaklar” diyerek savcılığın girişimi küçümsendi. Küçümsenmese, referandumda “hayır” demenin yanlışlığı kabul edilmiş olacaktı çünkü!

İlginç, ilginç olduğu kadar gülünç, gülünç olduğu kadar da saçma bir öykü. Türk solunun geniş kesimlerinin hâl-i pür melalini iyi yansıtan bir öykü.

Şimdi öykünün son bölümüne geçtik.

Savcılık iddianamesi tamamlandı ve mahkeme iddianameyi kabul etti. Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya 4 nisan günü yargıç önüne çıkacak.

Bu kez, hayırcı ‘solcu’lar “İddianame 12 Eylülcüleri değil, sosyalistleri yargılıyor” diye itiraz ediyor. Bazıları da KCK operasyonları sürerken iki yaşlı generalin yargılanmasını önemsiz buluyor.

Hay Allah! Yine generallerin yargılanmasından memnun değiller!

İddianamenin 12 Eylülcüleri değil sosyalistleri yargıladığı iddiası iki unsura dayandırılıyor. Biri, iddianamedeki Fatsa bölümü; diğeri işkence iddialarının Muhsin Yazıcıoğlu ile başlaması.

Bir bakalım.

İddianamede Fatsa anlatımı şöyle: “Fatsa ilçesi, sokaklarında rahatça dolaşılamayan, resmî dairelerinde Türk bayrağı asılmayan, camilerinde namaz kılınamayan, okullarında mini mini öğrencilerine dahi sol yumruklar havada enternasyonal marşı söyletilen, devlet gücüne karşı, barikatlarla çevrilmiş, hiçbir adlî ve devlet organı faaliyet gösteremeyen.. milliyetçi vatandaşların mallarının istimlak edilerek göçe zorlandığı, gitmeyenlerin acımasızca öldürüldüğü bir yer haline geldi.”

Tamam, bunlar olumsuz ve yalan.

Ama iddianamede Fatsa’yla ilgili şunlar da var: “Belediye Başkanı Terzi Fikri, karaborsa döneminde gençlerle birlikte stokçulara yaptığı baskınlarla nam kazandı.. Terzi Fikri, halkın desteği ile düşüncelerini uygulamaya başladı. Fatsa'da 11 halk komitesi kurdu. Yönetim bu komiteler aracılığıyla idare ediliyordu.”

Yani iddianamenin amacı “sosyalistleri yargılamak” filan değil.

İşkence ifadelerine gelince, evet, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ifadesi iddianamede var. Ama onun yanı sıra DevYol/ÖDP’den Oğuzhan Müftüoğlu’nun, EMEP’ten Mustafa Yalçıner’in, 78’lilerden Nimet Tanrıkulu ve Celalettin Can’ın, idam edilen Erdal Eren’in kardeşi Gökhan Eren’in, Diyarbakır Cezaevinde yatmış olan Orhan Miroğlu’nun da ifadeleri var.

Şimdi, ikisi de “hayır” oyu vererek geçici 15. Madde’nin kalkmasına karşı çıktığına göre, Oğuzhan Müftüoğlu ve Mustafa Yalçıner’in maruz kaldığı işkencelerin hesabı Müftüoğlu ve Yalçıner’e rağmen sorulacak!

Evren’le Şahinkaya’nın yargılanmasına bir itiraz da, KCK operasyonları sürerken iki generalin yargılanmasının anlamsız olduğu iddiası.

KCK operasyonlarının bir an önce durdurulmasının ve tutukluların derhal serbest bırakılmasının barışa giden yolda en önemli adımlar olduğunu vurgulamak ve bunu protesto eylemleriyle ifade etmek gerek elbet.

Ama hem KCK operasyonlarına karşı çıkmak hem de 12 Eylülcülerin yargılanmasını talep etmek, hem mevcut yargılama adımlarını desteklemek hem de 12 Eylül genişletilmesini, sadece generalleri değil tüm devlet görevlilerini kapsamasını talep etmek mümkündür. Yapılması gereken de budur.

Referandumda “hayır” diyen, bugün de Kenan Evren’in yargılanmasına sevinemeyen bir ‘sol’!

Solculuğa, sosyalizme aşina olmayan okuyucularımı temin ederim, dünyanın hiçbir makul ülkesinde bu tür insanlara sosyalist denmez.

Bu, sadece bize özgü bir garabet.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89