• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 16 °C
  • Diyarbakır 12 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 14 °C
  • Berlin 13 °C

Eski düzenin mazlumları neden birleşmesin?

Gülay Göktürk

Anketler BDP’nin yükselişte olduğunu ortaya koyuyormuş. Bu durum AK Parti için kötü bir haber olarak da algılanabilir, bir fırsat olarak da...

Eğer AK Parti BDP’nin büyüyüşünü Güneydoğu’daki oy tabanının zayıflaması olarak algılarsa farklı davranır; BDP’nin güçlenişiyle birlikte Türkiye’yi dönüştürmek için işbirliği yapabileceği güçlü bir müttefike kavuşması olarak algılarsa farklı davranır.

Ben bu durumun, şimdiye kadar bütün reformları parlamentodaki bütün partilerin engelleme çabalarıyla baş etmeye çalışarak, tek başına götürmeye çalışan AK Parti için rahatlatıcı bir faktör, iyi bir fırsat olduğunu düşünüyorum.

Hangi BDP?

BDP ile ilgili daha önce yazdıklarımı hatırlayanlar bu değerlendirmeyi garipseyebilirler. Evet, kısa bir süre önceye kadar BDP’yi Türkiye’nin demokratikleşme serüveninin önünde bir engel olarak gördüğüm doğrudur. Ama çözüm süreci BDP’yi tanınamayacak kadar değiştirdi.

Benim karşı çıktığım BDP, bütün siyasi enerjisini “çözümün ancak silahlı mücadele yoluyla” olacağını ispat etmek için harcayan ve bu yüzden de yapılan demokratik reformları çelmelemeye çalışan; Kürt meselesine ilişkin yaptığı bütün reformlara rağmen AK Parti’yi baş düşman ilan etmiş bir BDP idi.

Bugün ise karşımızda şiddetten umudunu kesmiş, Kürt sorununun çözümünde demokratik siyasete bel bağlamış bir BDP var. Yani değişen ben değilim; BDP...

Peki bu nasıl oldu? Aslında nasıl olduğu önemli değil, önemli olan olmuş olması ama biz yine de söyleyip geçelim:

Elbette Öcalan’ın ve ona bağlı olarak PKK’nın yön değiştirmesi ile oldu. BDP, kendini terörden ayırmayı başaramadı ama PKK terör yolundan ayrılınca BDP de ayrılmış oldu.

BDP ana muhalefet olabilir

Şu anda BDP’ye baktığımızda hem çözüm sürecinin kazasız belasız ilerlemesinde hem de demokratik reformlar konusunda AK Parti’ye destek veren; makul ve sağduyulu bir muhalefet çizgisi izleyen; siyasi havayı yumuşatmaya çalışan bir parti görüyoruz.

Eğer BDP bu çizgisini geliştirerek sürdürebilirse geleceğin Türkiye’sinin önemli siyasi aktörlerinden biri olabilir. Hatta, böyle giderse CHP’nin bölünüp parçalanacağı ve küme düşeceği düşünülürse, BDP ana muhalefet partisi haline de gelebilir.

Tabii bunun gerçekleşmesi, BDP’nin Kürt meselesindeki özel duyarlılığını korumakla birlikte, “tematik” bir parti olmaktan (Kürt temasını tek tema haline getirmekten) kurtulup bir Türkiye Partisi haline gelmesine; bir başka deyişle ülkenin her sorunu hakkında tutarlı bir programı ve projeleri olan bir partiye dönüşmesine bağlıdır.

Bu aynı zamanda, siyasette yıllardır şikayet edilen “muhalefet boşluğu”nun dolması demektir. Şimdiye kadar Meclis’teki partilerin AK Parti’ye muhalefeti hep eski statükoyu savunmak, değişimi durdurmaya ve AK Parti’yi geriye çekmeye çalışmak şeklinde oldu. Eğer BDP arzuladığımız partiye dönüşebilirse, bu aynı zamanda AK Parti’nin tarihinde ilk defa muhalifi tarafından geriye değil, ileriye doğru çekilmesi anlamına gelecektir.

Böyle bir parti, “müzmin muhalefet” geleneğine saplanıp kalmaz da, doğru yapılanı destekleyen, yanlış yapılanı eleştiren “yapıcı muhalif” bir çizgi benimseyebilirse hem AK Parti’yi ilerletebilir hem de kendisi güçlenerek “Kürtler’in partisi” olmayı çok aşan bir “çatı partisi” haline dönüşebilir.

Değişim bloku

İşte o zaman ne olur, biliyor musunuz? Eski Türkiye’nin mağdurlarını ve mazlumlarını temsil eden iki parti ve onların tabanları; yani Kemalist rejimin horladığı, ikinci sınıf saydığı dindarlar ve varlıklarını inkar edip asimile etmeye çalıştığı Kürtler, daha özgürlükçü ve daha demokratik bir cumhuriyet kurmak üzere tarihi biri ittifak yapmış olurlar.

Bu iki temel gücün gerçekleştireceği bir ittifakın Türkiye’nin irili ufaklı bütün demokrat ve özgürlükçü çevreleri ve odakları tarafından beslenerek daha da güçlü hale geleceğini ve karşı konulmaz bir “değişim bloku” yaratacağını görmek hiç de zor değil... Tabii, her şey önümüzdeki birkaç yılın nasıl yaşanacağına bağlı...

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89