• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • İstanbul 6 °C
  • Diyarbakır 3 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 3 °C
  • Berlin -4 °C

Eşitlik ve adil bir barış ‘kırlangıç’ çabasıyla kazanılacaktır

Ömer Ağın

Rivayet edilir ki, Hz. İbrahim odun yığınları üzerinde yakıldığında alevlerin arşa yükseldiği bir sırada “hechecik” (kırlangıç) gagasıyla su taşıyarak ateşi söndürmeye çalışır. Olayı gören Hz. İbrahim kırlangıca “Ya mübarek boşuna kendini yorma. Senin getirdiğin bir damla su ile bu ateş sönmez” der. Kırlangıç da “Evet biliyorum bu kadar suyla bu ateş sönmez, ama bil ki ben senin dostunum” der. “Kumkumok” (kertenkele) da yanan ateşi üflemeye çalışır. Hz. İbrahim kertenkeleye dönerek “ya mübarek senin üflemenle ateş yanmaz” der. Kertenkele de “evet. Benim üflememle ateşin yanmayacağını biliyorum, ama bil ki ben senin düşmanınım” der...

Yaşamda olan olayların büyüklüğüne ya da küçüklüğüne bakılmadan her vakanın hem dostu, hem düşmanı vardır. Mutlak ve mükemmel bir fenomenden söz etmek çok zordur. Her şeyin değişim içinde olması ve çıkar gruplarının farklı tavır taşıması “gruplaşmayı” beraberinde getirmektedir.

Barış kavramı da bu tanımlamanın dışında ele alınamaz. Kürtler, yakın tarihlerinde Soran Beyi Mir Muhammed (1835) ve Bedirhan Bey’in (1841-1847) kapsamlı hak arayışından bu yana geçen süre zaman zarfında hep eşitlik ve adalet arayışlarını sürdüregeldiler. Kürtler bugüne kadar adil bir barışa hep hasret kaldılar. Bu naif ve saf duyguya hiçbir zaman gölge düşürmediler ve hiçbir pazarlığın konusu yapmadılar. Kürtleri bugün gelinen noktada ise mücadeleyle elde ettikleri kazanımlar “serfıraz” duruma getirmiştir.

Otuz yıla yakındır bu topraklarda kan dökülüyor. Çıkan yangınlar herkesi yaktı, doğayı tahrip etti, taş üstünde taş bırakmadı. Bu çatışmanın galibi de mağlubu da olmadı. Artık bu gidişata dur demek, her türlü tahribatı engellemeye çalışmak, eşitlik ve adaletten yana tutum almak her barışsever insanın birincil görevi haline gelmiştir. Kaldı ki bölgedeki gelişmeler, dünya konjonktörü ve Kürtlerin kesintisiz hak arayışları diyalogları zorunlu hale getirdi. İşte “barışın” temelini, anlaşmanın içeriğini bu oluşturuyor. Kürt Özgürlük Hareketi’nin “bu süreci kendimize ve halkımıza güvendiğimiz için başlatıyoruz” demesi süreci net olarak izah etmeye yetiyor. KCK Başkanı Sayın Murat Karayılan’ın, “Bugün burada sizlerle Türkiye ve Kürdistan’daki gelişmelere ilişkin, sürece yön verecek tarihi kararımızı paylaşmak üzere toplanmış bulunmaktayız” diye konuşmaya başlaması barışçı, demokratik yöntemlerle toplum sorunlarının çözümünde ne kadar samimi olduklarını anlatmaya yetmiştir.

Nedeni: 150 yılı aşkındır Kürtler sadece gaspedilmiş demokratik haklarını ve özgürlüklerini geri almaktan başka bir şey istemediler ve bir rant peşinden koşmadılar. En önemlisi kendilerini var eden onurlarını, demokratik haklarını, insanlık onurlarını hiçbir zaman pazarlık konusu yapmadılar. Katliamlarına sebep olan da bu tavırları oldu. Bugün de Murat Karayılan’ın 25 Nisan 2013’te Kandil’de dünya medyasına yaptığı açıklama bir kez daha Kürtlerin barışsever tavrını ortaya koydu. Halkımız uzun soluklu politik mücadelesi sonucu, kaderini ortak aklı ve emeğiyle nasıl değiştirebileceğini en açık bir şekilde öğrenmiştir. Adil bir barışa, adalete, eşitliğe, halkların kardeşliğine verdiği önemin kaynağı bundan başkası değildir.

Bu nedenle, bu sürecin kesintiye uğramaması için, temel olan hususlara dikkat etmek, adil ve onurlu bir barışın sağlanması için ön koşulsuz davranmak herkesin görevi olmalıdır. Özgürlüğe, demokrasiye, hukuka ve eşitliğe dayalı, kardeşliğe ve barışa inanan, emek veren, bu uğurda mücadele eden herkesin anlayışı Kürt halkının pusulasıdır. Yeni sürecin tanımını ancak bu mantıkla yapmak olasıdır. Ne yazık ki bunu anlamayanlar az değildir. Dünün ırkçı, şoven, inkarcı, hak gaspına dayanan politikalarıyla bu süreci anlamak olası değildir. “Biz de barış istiyoruz. Barışı istemeyen mi var?” sözlerinin hamasetten başka bir anlamı yoktur.

“Çekilmenin” stratejisi Kürtlerin demokratik haklarına barışçı yöntemlerle kavuşmanın yanında, eşit bir ortaklık, yeni bir Ortadoğu ve adil bir geleceği birlikte inşa etmektir. Kürtler bu sürecin mimarıdır. Biraz vicdanı ve aklı olan herkes bunu görmektedir. Barışı halklar getirecektir. Halkların yanında saf tutmak her ahlaki politikanın görevidir. Bu nedenle Kürt Özgürlük Hareketi yeni görevler üslenmiştir. Yeni durumda nitel konumu yüksek, demokratik çalışma tarzını ve örgüt içi demokratik davranışı refleks haline getirmek bu sürecin temel taşı olacaktır. Herkes kendisine bakmak zorundadır. Gerek Kürt halkının tarihsel deneyimi ve gerekse Kürt Özgürlük Hareketi’nin 30 yılı aşkındır geçtiği aşamalar Kürtlere büyük deneyim ve güç kazandırmıştır. Barış süreci yeni bir organizasyon sonucu doğurmuştur. Başta BDP olmak üzere tüm yapılarımız önlerinda duran görevin ne olduğunu gayet iyi biliyorlar. Sürecin başarısı için zorunlu olan Kürtlerin demokratik birliği ancak bu süreçte kazanılabilinir. Barış sürecinin aynı zamanda Kürtlerin birlik ve yeniden üretme süreci olduğunu biliyoruz. Kürtler için bu süreç bir milat olacaktır. Siyaset yeniden tanımlanacak ve içerik kazanacaktır. Özgürlük alanlarda kazanılacaktır.

Ya bu sürece kırmızı görmüş boğa gibi saldıranların amacı nedir?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89