• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 22 °C
  • Diyarbakır 28 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 19 °C
  • Berlin 31 °C

Erivan notları - 2

Zana Farqînî

Erivan’da özellikle radyoyu, “R’ya Teze” ve Zagros gazetelerini ziyaret etmek istiyoruz. Ama önce Abovyan’a Kinyasê Hemîd’i, mihmandarımız Siyabendê Xudo ile görmeye gidiyoruz. Buradaki Kürt Komitesi başkanı o. Bizi iyi bir şekilde karşılıyor. Ermenistan’daki Kürtlerin durumu, nüfusu gibi konularda bilgi almak istiyoruz kendisinden.

Eski nüfus sayımına göre Kürtlerin sayısı 45 binin üzerindeymiş. En son yapılan sayımın sonuçları ise daha açıklanmamış, fakat tahminlere göre şu an 60 bin kadar Kürt var, diyor Kinyasê Hemîd.

Bazı Kürtler, Êzidî olarak kayıtlara geçirilmiş diye, soruyoruz ona. “Evet 3 bini kendini Kürt, diğerleri de Êzidî olarak kaydetmiş”, diyor bize. Başka bir şey daha anlatıyor: “Bazı Êzidî Kürtler, ‘Kinyasê Hemîd bizi Kürtleştirmeye çalışıyor’ diye antipropaganda yapıyorlar. Doğru olanı yapıyorum. Êzidîlik bir inanç, oysa etnik olarak hepimiz Kürdüz”, diye belirtiyor Müslüman Kürt olan Kinyasê Hemîd.

Kendilerini Êzidî olarak tanımlayanların bir gazeteleri ve radyo yayın hakları olduğunu da öğreniyoruz.

Ermenistan’da Müslüman Kürt nerdeyse kalmamış. Çünkü Ermeniler ile Azeriler arasındaki yaşanan savaştan dolayı Müslüman Kürtlerin Ermenistan’ı terk ettikleri, özellikle de Laçin’deki Kürtlerin Azerbaycan’a göç ettikleri söyleniyor.

Kinyasê Hemîd başından geçen bir olayı da anlattı bize. Bir toplantıda, Azeri bir profesör ona niçin anadilleriyle konuşmadıklarını sormuş, bir de Müslümanların birbirleriyle kardeş olduklarını söylemiş kendisine. O da, “Anadilimle konuşuyorum işte, bahsettiğiniz anadili hangisi acaba?” Azerice diye cevaplamış koca profesör.

“Peki Ermeniler Êzidîlere ne diyor” diye soruyorum kendisine. “Dost, diyorlar”, diye cevaplıyor sorumu. Demek ki halklarla dost olmak varmış. Kardeşiz diyenler, kardeşlerini asimile ediyor. İşte Azerbaycan’da bir sürü Kürt bu zihniyetten dolayı asimile olmuş durumda.

Seyahatimizin son gününde birçok ziyareti ve görmek istediğimiz yerleri sığdırmak durumunda kalıyoruz. O yüzden sayın H. Mem ve Mustafa Agirî ile tabiri caizse “görev” dağılımını yapıyoruz. Radyoyu, R’ya Teze ve Zagros gazetelerini ziyaret edeceğim için onlardan ayrılıyorum.

Sabahleyin Keremê Seyad ve oğlu Tîtalê Kerem taksiyle kaldığımız otele geliyorlar. Onlarla önce Radyoya gidiyoruz. Radyo binasına gelince heyecanlanıyorum. 74 yaşındaki Keremê Seyad merdivenleri aheste aheste çıkıyor, ben de koluna giriyorum. Onu gören Radyo çalışanları ise saygıdan kusur etmiyorlar. Bu koca adam 52 yıldır buranın emektarı.

Stüdyoya geçince, “Çocukluğumdan beri dinlediğim Erivan Radyosu Kürtçe Bölümü burada yayın yapıyor”, diyorum içimden. Bir sürpriz daha beni bekliyor. Keremê Seyad o davudî sesiyle benimle röportaj yapacak.

Duygulanıyorum, gözlerim doluyor. Sorusuna ilk cevabım şu oluyor: Dinleyicilikten konukluğa bir durum benimki. Hayal bile edemediğim, aklımın ucundan bile geçirmediğim bir duygu bu. Hislendiğimden olsa gerek, sesim titreyerek, zar zor sorularını cevaplayabiliyorum.

1990’ların başında bütün eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ülkelerinde özellikle yaşanan sosyal olaylar ile ekonomik sıkıntılar Ermenistan’da da yaşanmış. Bu durumdan dolayı, radyonun birçok çalışanı, kadrosu Ermenistan dışına çıkmış. Şu an kala kala Keremê Seyad, oğlu Tîtal, kızı Leyla ve Gulîzera Memê kalmış. Radyo şimdi günde yarım saat yayın yapıyor.

Yaşadıkları sıkıntıları anlattıkça (ekonomik imkansızlıklar, elektriksizlik vb. gibi) insanın içi acıyordu. Kışın o yaşına rağmen yaya olarak 9 km’lik yolu nasıl yürüdüğünü, defalarca nasıl buzlu yollarda düştüğünü anlattı bize.

Sonra onlarla beraber R’ya Teze ve Zagros gazetelerine gidiyoruz. Her ikisinin bürosu aynı binada ve yan yana. Önce R’ya Teze’nin bürosuna geçiyoruz. Tamamı Kürtçe olan bu 83 yıllık gazete, eskiden Kiril alfabesiyle çıkıyordu, şimdi ise Kürt Latin alfabesiyle yayınını sürdürüyor.

R’ya Teze’nin baş redaktör ü olan Tîtalê Kerem özellikle bir sıkıntıdan bahsediyor. Mali sıkıntı bu, ondan kaynaklı olarak da yayını sürdürememe durumu onu çok düşündürüyor. Bu en uzun soluklu Kürt yayınını kapatan kişi olarak tarihe geçmek istemediğini belirtiyor bize.

Yan odada Zagros gazetesinin bürosu var. R’ya Teze kendi odalarından birini ona tahsis etmiş. Gazetenin sadece bir sayfası Kürtçe, diğerleri Ermenice. Elîxanê Memê gazetenin sorumlularından biri. Onu Amed’deki bir kültürel etkinlikte tanıyorum. Şair ve yazar da olan Elîxanê Memê, aynı zamanda 2. 3. ve 4. sınıflar için hazırlamış olduğu üç tane Kürtçe ders kitabı var.

Ermenistan’da sadece 20’ye yakın köyde Kürtçe dil ve edebiyat dersi veriliyor. Haftada 6 saat olmasına karşın şu an haftada üç gün, birer saat olarak Kürtler bu haktan yararlanılıyor. Belirtelim ki Kiril alfabesi yerine Ermenistan’da Kürt Latin alfabesine geçiş yapılmış.

Kürtler açısından maddi imkansızlıklar ile kadro sıkıntısı Ermenistan’da kendini çok hissettiriyor. Yetişmiş Kürt kadroların, aydınların büyük bir kısmı Rusya’ya, Avrupa’nın değişik ülkelerine göç etmiş.

Üç güne ancak bunları sığdırabildik. En az bir Kürt köyüne gitmek, okullarda verilen Kürtçe dersleri yerinde görmek istiyordum. Malesef bu arzumu gerçekleştiremedim. Belki bir kez daha oralara gitme nasip olur bize.

Son olarak sayın H. Mem’e özellikle şükranlarımı sunmak istiyorum, bu geziye vesile olduğu için. Bir de sayın Têmûrê Xelîl’e; bana görüşebileceğim insanların telefon ve adreslerini verdiği için sonsuz teşekkürler.

Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89