• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 4 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 11 °C
  • Berlin 0 °C

Ergenekon'la yatan elbette şaşı kalkar

Ergun Babahan

Suriye’de Esad’ı devirip Sünni halifeliği kurmayı düşleyenler şimdi kendi toprak bütünlüklerini koruma telaşında yanlış üzerine yanlış yapıyor ve dünyada giderek yalnızlaşıyorlar. Dünyanın Kürtlerin yanında yer aldığı bir savaşın kazanılması mümkün değil ama Kürt düşmanlığı Ankara’nın gözünü karartmış durumda, şiddeti daha da tırmandıracak yoldan dönmüyor.

New York Times’tan Washington Post’a, Der Spiegel’den Le Monde’a kadar dünya lider ve elitlerinin okuduğu gazete ve dergiler, Kürtlerin IŞİD’in elinden kurtardığı İsveçli genç kızın haberini yaparken; New York Times, Türkiye’nin Kürtlere yönelik yanlış politikasını eleştiren bir başyazı yayınlıyordu.

Daha ilk kurşunu sıkmadan dünya kamuoyu desteğini kaybettiği bir savaş bu Türkiye’nin. Bir zamanlar bölgenin soft power’ı olarak gösterilen Türkiye, bugün sadece kaba güçten ibaret bir ülke haline gelmiş durumda. Bunun bedelini şu anda turizmden ülke imajına kadar her alanda ödüyoruz.

Bedelin burada kalmayacağı ortada… Dünyanın değişim hızını doğru okuyamayan, zayıflıkları ve hataları sonucu Ergenekon’la ittifaka gidip onun politikasını aynen kabul eden AKP, kendiyle birlikte ülkeyi kanlı bir iç savaşa sürüklüyor.

Oysa, 2002’de kurulduğunda AKP’nin önünü kesen, Erdoğan’ı siyasi yasaklı ilan eden, partisini kapatmaya çalışan Ergenekon unsurlarıydı. O dönem arkasında duran, destek veren Amerika idi. Washington’ın bu işbirliğinde en önemli beklentisi, Ergenekon benzeri unsurların budanması, Türkiye’nin Avrupa Birliği standartlarında bir demokrasisi olmasıydı.

Demokrasi tramvayı’ndan ilk durakta inmeyi hedefleyen Erdoğan’a bu fırsatı önce Gezi direnişi, sonra 17-25 Aralık yolsuzluk skandalları verdi. Tramvaydan indi ama kendi koşullarında değil, Ergenekon’un koşullarında. Bunun altında da Kürt karşıtı çizgi vardı. Bu işbirliğinin ilk sonucu Kürtlere karşı kırmızı çizgiler oldu.

Aslında Erdoğan’ın milliyetçi damarı hep güçlüydü. Bir uçak gezisinde bu söylemi dikkatimi çektiğinde, “Gençliğinizde Milli Görüşçü olmasanız, ülkücü olurmuşsunuz” dediğimde çok kızmıştı.

Sonuç itibariyle, Türkiye Kürt meselesini müzakere yöntemiyle değil de çatışarak çözme yolunu seçti. Sadece Türkiye’de değil, Suriye’de de… Türkiye sınırları içinde eli daha güçlü olabilir ama Suriye’de durum bunun tam tersi.

Üstelik bu çatışma ortamına giderken önce Rusya ile sonra Amerika ile ters düştü. Kürtlerin giderek daha fazla alanı yönettiği, Ankara’nın en iyimser deyimle sıcak baktığı IŞİD ve Nusra unsurlarına artık dünyanın bildiği bir sır haline gelmişken.

Ankara bombasını en üst düzey yönetiminden YPG’nin yaptığını iddia eden iktidarı ciddiye alan bile yok. Kendi söylüyor, kendi dinliyor.

Avrupa Birliği Türkiye raportörü, Türkiye’nin çatışma bölgesine geldiğinde Ankara’ya uğramadan direkt Diyarbakır’a gidiyor çünkü AKP’nin sahadaki gerçekleri çarpıtacağına inanıyor; onlara dokunmuyor. AB’ye sert çıktığınızda derin yalnızlığınızı bir kat daha artırmış oluyorsunuz.

Gerçeği görün: Kürtler bölgenin laik gücü olarak, diplomasi kartını sizden daha iyi oynayarak hem ABD’nin hem de Rusya’nın müttefiki olmayı başardı, sizi iyice yalnızlaştırdı. Top atışlarınız, sadece Türkiye’de kanlı çatışma ihtimalini artırıyor, bölünme duygusunu güçlendiriyor.

Ergenekon’la yatak arkadaşlığının kaçınılmaz sonu. Şimdi Ergenekon dediklerine bakmayın, özü İttihat ve Terakki’dir onun. 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89