• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 25 °C
  • Diyarbakır 32 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 28 °C
  • Berlin 18 °C

Ergenekon hayal miydi?

Yalçın Akdoğan

Ergenekon sanıklarının devam eden tahliyeleri paralel medyayı zevkten dört köşe yapmış durumda. Her konuyu AK Parti’ye karşı yürüttükleri kirli savaşta kullanılacak bir mermi gibi gören bu anlayış bu olayı da çarpıtarak kullanmakta beis görmüyor. ‘AK Parti kaybetsin de isterse Türkiye batsın’ yaklaşımının yeni temsilcileri için bu sıradan bir durum...

Pompalanan tezler şöyle: GüyaAK Parti bu süreçte Ergenekoncularla ittifak arayışına girmiş. Ergenekon’u tamamen sıfırlamaya, suçu ve suçluları tamamen temize çıkarmaya çalışıyormuş. Devam eden tahliyeler de bu işbirliğinin bir tezahürüymüş...

Defalarca söylediklerimizi tekrar edelim: AK Parti’nin darbeci anlayış karşısındaki siyasi duruşu değişmemiştir ve değişmeyecektir. Darbeci ve vesayetçi anlayışla mücadele eden, demokratikleşmeyi sağlamaya çalışan baş aktör AK Parti’dir. Devam eden davaların bir kısmında müdahil de olan AK Parti, kendisine ve Türk siyasetine yönelen saldırıları bertaraf etmiş ve milletin emanetine sahip çıkmıştır. Sorun darbeci anlayışla hukuki mücadeleyi sulandıran, çorbaya çeviren ve başka hesaplara alet eden anlayıştadır. Kamu vicdanı darbecilerin giriştikleri vahim olaylardan da rahatsızdır, masum insanların bu işlere karıştırılmasından da rahatsızdır, büyük suçlar isnat edilen kişilerin salıverilmesinden de rahatsızdır.

Darbecilerle mücadelenin gerekliliğine inanan AK Parti ve kamu vicdanı sapla samanın birbirine karıştırılmasından, yaşın yanında kurunun yanmasından, suyu çıkarılan davaların bir an önce neticeye varmamasından rahatsızdır.

Davaların yıllarca sürmesi, büyük itiraz ve şikayetlerin karşılık bulmaması, gerekçeli kararın bir türlü yazılmaması, suçunu itiraf edenlerin bile bir bir tahliye edilmesi kamu vicdanını yaralamıştır.Bunun müsebbibi ise hükümet değildir.

İnsanların yargıya duydukları güven sarsılırsa bunun telafisi çok zordur. Eğer yargının adaleti sağlamak yerine başka mücadelelere hizmet ettiği algısı oluşursa çok yanlış olur. İşini zamanında yapmak yerine devlete meydan okurcasına açıklama yapanlar bu güvenin sarsılmasına sebep oldukları oranda vebaldedirler.

Malum tahliyeler iki sebebe dayandırılıyor, birincisi tutukluluk süresinin 5 yıla indirilmesi, ikincisi mahkumiyetle ilgili gerekçeli kararın 7 aydır yazılmaması üzerine AYM’nin verdiği Başbuğ kararı... Adalet Bakanı Bozdağ, hükmen tutuklu sanıkların birinci sebeple tahliye edilemeyeceklerini söylüyor.

Bozdağ’a göre tahliye edilenlerin çoğu tutuklu değil hükmen tutukludur, yani haklarında mahkumiyet kararı verilmiş ancak temyiz aşaması tamamlanmamıştır. Bu yüzden de hükmen tutuklu oldukları süre normal tutukluluk süresi olarak değerlendirilemez.

Nöbetçi ağır ceza mahkemesi tarafından tahliye taleplerinin diğer ağır ceza mahkemelerine dağıtılması sebebiyle tahliye kararlarının farklı mahkemelerce farklı gerekçelerle verildiği anlaşılıyor.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2011’de verdiği bir kararda, “Tutukluluk sürelerinin hesabında yerel mahkeme tarafından hüküm verilinceye kadar geçen süre dikkate alınmalı, buna karşın yerel mahkeme tarafından hükmün verilmesinden sonra tutuklu sanığın hükmen tutuklu hale gelmesi nedeniyle temyizde geçen süre hesaba katılmamalıdır” diyor. AİHM de tutukluluk süresiyle ilgili ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararına kadar geçen süreyi esas alıyor. Böyle bakınca hakkında hüküm verilen kişilerle ilgili ‘hükmen tutuklu’ muamelesinin yapılması gerektiği anlaşılıyor.

AYM’nin gerekçeli karar yazılmaması sebebiyle tahliye kapısını açmasının faturasını hükümete yüklemeye çalışmak sadece şark kurnazlığı olur.

Tahliyeleri ‘beraat’ gibi algılamak ne kadar yanlışsa, ortada hiçbir suç ve suçlu yokmuş gibi kategorik davranmak da yanlıştır. ‘Cezaevindeki son kişi çıkana kadar mücadele edeceklerini’ söyleyenler sadece siyasi değerlendirme yapmış olurlar. Mesele adalet istemekse, bunun gereği suçluların hak ettikleri cezayı almalarını, masumların ise bunlardan tefrik edilmesini istemek olmalıdır.

Ergenekon’a hayal muamelesi yapanlar şunu bilmeli: Ortada mağdur varsa hayal falan yoktur.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89