• BIST 89.975
  • Altın 145,916
  • Dolar 3,6186
  • Euro 3,9294
  • İstanbul 12 °C
  • Diyarbakır 16 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 12 °C
  • Berlin 14 °C

Erdoğan’ın anlamadığı...

Ahmet Altan

Lider olmak kolay değil.

Lider olmak için herkesten hızlı koşman gerekiyor.

Özellikle Türkiye gibi çok hızlı değişen, değişime aç bir ülkede “yavaşlamaya” başladın mı arkandakiler gelip seni geçiyor.

Başbakan Erdoğan, ne zaman büyük bir siyasi başarı kazansa, arkasından hemen “değişimi” kendi denetimine almaya çalışarak yavaşlıyor.

Sanıyor ki “değişim” onun kafasındaki siyasi hesaplara göre bir ritimle ilerleyecek.

Öyle olmuyor elbette.

22 Temmuz zaferinden sonra Erdoğan “kökten” bir anayasa değişikliğiyle Türkiye’yi değiştirmek yerine “başörtü” meselesine takıldı.

Bu hatasının bedelini kendisiyle birlikte bütün Türkiye ödedi.

Onun “yavaşlamasını” fırsat bilen “statüko” hemen hamle yaptı, az kaldı partisini kapatıyorlardı.

Görebildiğim kadarıyla Erdoğan şimdi aynı hatayı bir daha tekrarlıyor.

Referandum zaferinden sonra hızlı bir değişikliğe giderek sorunları çözmek yerine, değişimin dizginlerini ele alıp, kendi kafasındaki “siyasi hesaplara” göre Türkiye’yi yavaşlatmaya uğraşıyor.

Zorunlu askerlik konusunda, daha önce söz vermesine rağmen, ağırdan alıyor.

Alevilerin şikâyetçi olduğu “zorunlu din dersi” konusunda parmağını kımıldatmıyor; bir de bakanları tuhaf açıklamalar yapıyor.

Kürt meselesinde, “anadilde eğitime hayır” diyerek ümitleri kırıyor.

Bu üç mesele de çözüme kavuşacak, Erdoğan istese de istemese de Türkiye bu üç sorunu çözecek.

Erdoğan, bu meseleleri çözüp çözmemek konusunda bir tercih yapacak güce sahip değil, sadece onun değil kimsenin böyle bir gücü yok.

Bu değişimler olacak, ya Erdoğan’la olacak, ya Erdoğan’sız olacak.

Başbakan’ın yapacağı tercih, bu değişimlerin içinde olup olmama konusunda olabilir ancak.

Onun yavaşladığı yerde, ardından gelenler onu geçiveriyorlar.

Başörtü konusunda çok haklı bir davaya sahip çıkarken, Alevi çocuklarını zorla din dersine sokmak tamamen bir “çifte standart”.

Necmettin Erbakan döneminde dindarlık, hak etmediği bir şekilde “bencillikle” lekelendi, dindarlar “komşuları aç yatarken tok olmaya” aldırmadılar, tam aksine bunu bir akıllılık gibi gördüler.

Kürtlerin acılarına arkalarını döndüler.

Solculara düşmanlık ettiler.

Alevileri horladılar.

Bugün Erdoğan’ın, “anadilde eğitim” ve “zorunlu din dersi” konusundaki tutumu Erbakan’ı çok hatırlatıyor.


“Benim gibi düşünenlerin, benim gibi inananların haklarını savunurum, benim gibi olmayanların haklarına aldırmam.”

Bu haksız ve hakkaniyetsiz bir davranış.

Almanya’daki Türklerin “anadilde eğitimini” savunup Türkiye’deki Kürtlerin anadilde eğitim hakkını reddedersen, Sünni kızların başlarının “zorla” açılmasına karşı çıkıp Alevi çocuklarına “zorla” Sünnilik öğretmeyi desteklersen, sadece belli bir kesimin lideri olabilirsin ancak.

Daha doğrusu eskiden öyleydi, belli bir kesimin lideri olabilirdin.

Şimdi Türkiye de, Türkiye’deki Sünni dindarlar da çok değişti.

Sadece “tek bir kesimin” hakkını savunamayacaklarını biliyorlar, daha da önemlisi bunun “yakışıksız” olduğunun farkındalar, vicdanları buna izin vermiyor.

Bugün bizim manşette okuyacaksınız, Sünni kesimin en önde gelen isimlerinin bir kısmı, bu “hakkaniyete” aykırı uygulamaya karşı çıkıyor.

Erdoğan’ın aldığı pozisyondan çok daha ileri bir pozisyon alıyorlar.

Çifte standardı reddediyorlar.

Onlara katılacak çok isim olduğuna da inanıyorum.

Kendi tabanı, Erdoğan’ı geçiyor.

Bu ülkedeki Sünni dindarların hakları, bütün “ezilenlerin” haklarıyla birlikte güvenceye alınabilir ancak, demokrasi, her kesimi aynı şekilde sarmaladığında demokrasi olabilir.

Sadece “kendin” için demokrasi isteyemezsin, demokrasiyi bir “seçim pazarlığına” indirgeyemezsin.

22 Temmuz zaferi daha sonra bir kâbusa dönüşmüştü, umarım Erdoğan 12 Eylül zaferini de herkes için bir kâbusa dönüştürmez.

Muhafazakâr kesim “sadece kendine Müslüman” bir lider arasaydı, Susurluk’a “fasa fiso” diyen Erbakan hâlâ lider olurdu.

Türkiye hızını Erdoğan’a göre ayarlamayacak, Erdoğan hızını Türkiye’ye göre ayarlayacak.

Tabii, lider olmak istiyorsa...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89