• BIST 89.573
  • Altın 146,325
  • Dolar 3,6382
  • Euro 3,9067
  • İstanbul 15 °C
  • Diyarbakır 16 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 16 °C
  • Berlin 12 °C

Erdoğan on yıl önce böyle konuşsaydı...

İhsan Dağı

AK Parti, kurulduğu günden itibaren ‘milli görüş’ hareketinden çok farklı bir ‘merkez’ partisi olduğunu iddia etti. 

Parti programından seçim beyannamelerine demokrasi, özgürlük, çoğulculuk dedi, hizmet siyasetini öne çıkardı. Sonuçta da ‘milli görüş’ tabanının yanı sıra ‘merkez sağ’ seçmenin de desteğini aldı. Bunda elbette ‘merkez sağ’ siyasal aktörlerin 28 Şubat ve 27 Nisan süreçlerinde takındıkları ‘militarist’ tutum da etkili oldu. 

Böylece ‘demokrasi’ ve ‘kalkınma’ diline yaslanarak siyaset yapan Menderes ve Özal’ın yanına Erdoğan’ın resmi de ilave edildi. Dikkat edin o resimde Erbakan yoktur, ama Erdoğan vardır. Neden? Çünkü Erdoğan’ın yeni partisinin lider kadrosu ‘milli görüş’ten de gelse tabanının büyük kısmı Menderes-Özal çizgisindeki insanlardan oluştu. Bu AK Parti’ye hem kitlesel bir destek hem de ‘sistemsel’ bir meşruiyet sağladı. Bugün gelinen noktada tabandaki ‘merkez sağ’ unsurlara duyarsızlık AK Parti için riskler taşıyor. İdeolojik ve çatışmacı bir siyaset anlayışı ile merkez sağ siyasal gelenek arasındaki uyuşmazlık sanırım gözden kaçırılıyor. 

Bugün hem Başbakan’ın konuşmaları, hem bu konuşmalarda atılan sloganlar Menderes-Özal geleneğinden çok Erbakan çizgisine yakın. Üslup da içerik de ‘merkez’ değil ‘ideolojik’ bir partiyi andırıyor. Erdoğan on yıl önce meydanlarda böyle konuşsaydı yüzde 34’ü, 47’yi, 50’yi görebilir miydi? 

Bu durum “AK Parti’de bir ‘eksen kayması’ mı yaşanıyor?” sorusunu gündeme getiriyor. Böyle bir algı oluşursa bu partinin tavandaki ve tabandaki koalisyonlarını nasıl etkiler? Demokrasi, özgürlükler, çoğulculuk, dünyaya açılma ve hizmet siyaseti ortak paydasında toplananlar nasıl bir karşılık verir? Siyaseten zor bir dönemden geçtiğini düşünen bir AK Parti’nin geçmişte olduğu gibi ‘merkez kimliği’ni öne çıkarmasını beklerdim. Tam tersi oluyor; daha çok ‘milli görüş’ çizgisinin siyasal söylemi ve tarzı canlanıyor. Bunun bir ‘savunma refleks’i olduğuna kuşku yok, ama yanlış. 

Tabii ki hükümet bir anlamda rahat. Merkez sağ seçmeninin gidebileceği bir başka siyasal parti yok alternatifler arasında. Bunlar CHP’ye yönelmeyeceğine göre AK Parti ‘daha dini ve milliyetçi’ bir dille dayanışma ve kenetlenme havası yaratmaya çalışıyor. ‘Derin Anadolu’nun dini ve milliyetçi kimliğini öne çıkarıyor söylemlerinde. Böyle yapınca da 2002’den beri kitlelere verdiği ‘demokratikleşme ve sivilleşme’ mesajları artık işlevsiz görülüyor ve terk ediliyor. Ancak AK Partililerin yerinde ben olsam ‘demokrasi, özgürlük, çoğulculuk’ söyleminin ve talebinin siyasal bir karşılığının olmadığını düşünmezdim. Unutmasınlar, AK Parti’nin farklı toplumsal ve siyasal çevrelerle ‘koalisyonlar kurma’sını sağlayan ve ardından da onu iktidara taşıyan demokrasi, özgürlük ve çoğulculuk dili ve ortak paydasıydı. Bu terk edilip ceberrut, devletçi ve otoriter bir dil konuşulmaya başlandığında bunun siyaseten sonuçları olacaktır. Değişimi, demokrasiyi, özgürlüğü, çoğulculuğu AK Parti savunmazsa savunacaklar elbette çıkacaktır. Siyasette boşluk olmaz ve bu talepler de ‘boş şeyler’ değildir. Tecrübeyle sabit... 

AK Parti bugün hâlâ güçlü. Bu güç ülkenin sivilleşmesi ve demokratikleşmesine yoğunlaşmalı. Ama aksi yönde bir sürü emare var maalesef. Taraf’ın dünkü haberine göre MİT ile yapılan bir protokol gereği MEB, THY ve Tapu İdareleri ve PTT, sistemlerindeki bütün işlemleri ve bilgileri MİT’e aktarıyormuş. Bu, fiilen bütün insanların MİT tarafından fişlenmesi anlamına gelir. Doğruysa bu dehşet verici. Bunun literatürdeki adı ‘muhebarat’, yani ‘istihbarat devleti’dir. Onca mücadeleden sonra varacağımız yer bu olamaz. AK Parti, böyle bir ‘rejim’e izin veren, göz yuman veya bundan medet uman bir parti haline gelemez. Hem Gezi krizden çıkışın hem istihbarat devletinden sakınmanın yolu AK Parti’nin ‘kuruluş felsefesi’ne dönmesidir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89