• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 10 °C
  • Diyarbakır 6 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 10 °C
  • Berlin 10 °C

Erdoğan Obama görüşmesinden sonra Esed'in geleceği

Abdülkadir Selvi

Başbakan Erdoğan ile Başkan Obama'nın Beyaz Saray'da verdikleri fotoğrafın sadece Suriye karesi üzerinden okunmasına olan itirazımı kayda geçirmek istiyorum.

Erdoğan ile Obama'nın çok güçlü bir şekilde, 'Esed gitmeli' mesajı vermesine rağmen, büyük bir öneme sahip olan görüşme Suriye olayının gölgesinde kalmamalı.

Beyaz Saray'da geçirilen 6 saatin her aşamasının titizlikle analiz edilmesi gerekiyor.

Bununla birlikte Erdoğan-Obama görüşmesinden sonra Suriye konusunda neler beklenebileceğine değinmek istiyorum.

Beyaz Saray görüşmesinin ardından Suriye konusunun ivme kazanması bekleniyor. İki liderin güçlü bir şekilde verdiği, 'Esed Gitmeli' mesajının uluslar arası zeminlere bir yansıması olacak.

Bu mesaj, 'bardağın dolu tarafını' göstermesi açısından önemli.

Ama akşamdan sabaha sonuç alınmayacağını göstermesi açısından da bir o kadar çarpıcı.

ABD seyahatine çıkarken de daha önce de Ankara'nın, Suriye'ye askeri seçenek gibi bir beklentisi olmadı. Askeri seçeneğin Irak ve Afganistan'daki sonuçları da ortada. Ayrıca Başkan Obama, Amerikan halkına savaş psikolojisini yeniden yaşatmamakta kararlı.

Libya'da ABD büyükelçisinin linç edilmesi olayı Obama döneminde değil de Bush zamanında olsaydı başlı başına bir işgal gerekçesi olurdu.

Başkan Obama ile Erdoğan görüşmesinden sonra Suriye cephesinde ortaya çıkan tablo şu:

1- Diplomatik süreçler tüketilecek. Askeri müdahale ve yaptırımlar geri planda.

2- 16 Mayıs görüşmesinden sonra Rusya'nın konumu güçlendi. Başkan Obama'nın da işaret ettiği gibi Rusya'nın ikna edilmesi önemli hale geldi.

3- Başbakan Erdoğan'ın rahatsızlığını gizlemediği, 'Cenevre-2' formülü gündemde.

30 Haziran 2012 tarihinde Kofi Annan döneminde Cenevre'de yapılan BM zirvesinde Rusya'nın da katılımı ile geçiş hükümeti ve Esed'in gidip gitmemesi konuşulmuştu.

30 Haziran 2012 tarihli toplantıda bir sonuç çıkmamıştı. Türkiye bir sonuç çıkmayacağına belirtmesine rağmen bu toplantıya katılmıştı.

İkinci Cenevre'de Esed kadrolarının da katılımıyla geçiş sürecinin konuşulması planlanıyor.

4- 23 Mayıs'ta Ürdün'de yapılacak olan, 'Çekirdek grup toplantısı'nda ABD Dışişleri Bakanı Kerry'nin Arap ülkelerinin yanında yer alması bekleniyor.

5- Başbakan Erdoğan'ın da belirttiği gibi, Esed rejiminin kimyasal silah kullandığını anlatmak için Erdoğan ve Davutoğlu batılı ülke Başkentlerini ziyaret edip bilgilendirecekler. Bu hem ikna hem de destek süreci olacak.

6-Telefon dinleme ve vergi skandalı nedeniyle ABD'nin, Suriye konusuna pek fazla konsantre olmadığı ortaya çıktı. Buna rağmen ağırlığımızı, Esed'in silahlı güçlerce devrilmesiyle birlikte, geçiş yönetiminin biran önce gerçekleşmesine vermeliyiz. Türkiye, Esed yönetiminde yer almış ama eli kana bulaşmamış isimlerinden yer alabileceği bir geçiş hükümeti formülü geliştirmişti.

Başkan Obama da tüm inanç kesimlerinin ve etnik grupların temsil edileceği bir geçiş yönetiminden söz etti.

ABD'nin en büyük endişesi, Esed gittiği takdirde Müslüman Kardeşler'in yönetime gelmesi. Bu kaygılarında birinci sırayı Suriye'deki Hristiyan azınlık oluşturuyor. İkinci sırada ise Esed rejimiyle bütünleşen Nusayri'lerin durumu geliyor.

Hristiyanlar da Nusayri'ler de, Keldaniler de Suriye'nin kadim halkları. Elbette ki onları içine alan bir geçiş yönetimine ihtiyaç var. Yoksa Esed gitse dahi, Suriye, iç savaş girdabından kurtulamaz.

Bundan sonra enerjimizin büyük bir bölümünü Esed'in devrilmesi kadar geçiş yönetimine vereceğiz gibi gözüküyor.

Suriye sorunu ABD'nin niyetinde düğümleniyor. ABD'nin, Rusya'yı ileriye sürmesinin nedeni de bu. Irak'ı işgal etmek istediklerinde, olmadığını çok iyi bildikleri, nükleer silahları gerekçe göstermişlerdi. İşgal bitti, Saddam devrildi, yıllar sonra, 'Pardon. Biz yalan söylemişiz. Irak'ta nükleer silah yokmuş' dediler. Bu kez ise tam tersi. Esed sonrasını henüz planlayamadıkları için Esed'in gitmemesi için her şeyi yapıyorlar.

Kimyasal silah kullanıldığı ispat edilse bu kez, 'Ordu birliklerinin sistematik bir kullanımını kanıtlayın' diyecekler.

Peki tüm bunlar Esed'in ömrünü uzatacak mı? Esed er ya da geç gidecek.

Ama Suriye halkı ve Türkiye ağır bedeller ödemeye devam edecek.

Bir süre daha Esed'le yaşamaya devam edeceğiz.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89