• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır 7 °C
  • Ankara -4 °C
  • İzmir 5 °C
  • Berlin 0 °C

Erdoğan-AKP ipleri ele geçirirken oyunu ancak HDP bozabilir

Yavuz Baydar

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç konuşuyordu dün:

''...Bazen şaşırıyorum, bu ülkede bir seçim oldu mu gerçekten? Çünkü başbakan, bakanlar, hükümet yerinde. Üstelik bir de TBMM Başkanı AK Parti'nin değerli bir milletvekili, Milli Savunma Bakanımız seçildi. Bu büyük bir başarıdır. Bu başarıda payı olan herkese teşekkür ediyoruz.''

Doğru söze ne denir? TBMM Başkanlığı seçimlerinin ardından ortaya çıkan manzara aynen onun tasvir ettiği şekildedir.

Fazlası var, eksiği yoktur.

7 Haziran'ın ardından daha bir ay geçmeden, AKP seçimlerden çıkan sonucu adım adım lehine çevirmeye başladı bile.

Parti şu anda 'sistem'in üç kilit noktasını elinde sımsıkı tutuyor: Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve TBMM Başkanlığı.

Seçimi hangi irade kaybetmiş, hangisi kazanmıştı?

Kaybeden 'irade', despotizm mühendisliğine soyunan tek kişi tarafından temsil ediliyordu. Onunla birlikte, onun sürüklediği AKP de tek başına hükümet kurma yetkisini kaybetmişti.

Kazanan irade, 'parti devleti' ve 'tek lider' sultasına fren çeken ve yetkiyi yürütmeden alıp ait olduğu yere, yani yasamaya iade edip sistemi dengeli ayaklar üzerine oturtun demeye getiren, yüzde 60'lık bir 'bitişik blok'tu.

Kazanan ve kaybeden şimdi hızla yer değiştiriyor; 'merkez sağ ve sol'da ((!) iyice köhnemiş siyaset sınıfının hesapları kendileriyle ve çıkarlarıyla sınırlı kalıntıları yüzünden Türkiye, fabrika ayarlarının ilk sürümüne geri dönüyor.

Meclis Başkanlığı seçiminin sonucuna Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Arınç'tan çok daha fazla sevinmiş olabileceğini tahmin etmek güç değil.

Sonucun yarattığı özgüvende aslan payı onun. Zira -yasamadaki teknik süreçler ve cumhurbaşkanına vekalet hali başta olmak üzere- uykusunu kaçıracak pek çok olasılık zayıflayacaktır.

Erdoğan, kendisini merkeze oturtmuş olan çok kritik bir süreçte yepyeni bir 'üst akıl' egzersizi ve siyaset mühendisliği kurgusu için iplere bir kez daha elini atmaktadır. Bu fırsatı daha sağlam bir öngörüyle kullanacağından hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır.

Şimdi, yaz sonuna kadar uzanan süreçte bazı ayrıntılar netleşmeye başladı. İktidar savaşındaki 'opsiyonlar' iyice daraldı; endişe katsayısı da bu daralmaya eklendi.

Ortada iki olasılık var:

AKP-MHP koalisyonu veya -hem Erdoğan hem de Bahçeli'nin üzerinde zımni mutabakat sağladığı- erken seçim.

Bahçeli'nin kurgusunu okumak güç değil. Cumhurbaşkanı'nın, AKP'nin tüm muhafazakar Kürt seçmen tabanını kaçırttığını, 'siyaseten ayakta kalma' adına orduyla ittifak arayışlarının iyice 'Kürdofobi' üzerine oturduğunu, 'derin unsurların' yeniden hareketlendiğini, Suriye sınırı boyunca değişen oyunun Ankara'da bildik milliyetçi refleksleri ürettiğini gören Bahçeli, AKP'nin koalisyon adayı olarak partisine 'doğal ideolojik ortak' önceliği sağladığını düşünüyor.

'Bana geleceksiniz çünkü zamanımızın ve reisin ruhu bunu elzem kılıyor' havasında.
 
'Oyun'u bozarsa ancak HDP bozabilir
 
AKP-MHP ekseninde bir 'yeni muhafazakar milliyetçi cephe'nin oluşumunda, yolsuzluk dosyalarının, üç-dört bakan ve birkaç bürokratla sınırlı tutulup, AKP'nin pek bir şey olmamış gibi asgari hasarla 'tereddüt yok, yola devam'ını da bekleyebiliriz.

Ben, tahminlerin aksine, Suriye ve PKK çerçevesinde oluşacak bir -savaş demeyelim- 'olağanüstü koşullar' ortamında, AKP-MHP koalisyonunun uzun ömürlü bile olabileceğini sanıyorum.

Ama acele etmeyelim. Pilav daha çok su kaldıracak. MHP ile olsa dahi, koalisyon kurma konusunda gayet ağır çekim bir sürece hazır olun.

Hükümetin inşasını TSK komuta kademesinde tayin ve atamaların yapılacağı Yüksek Askeri Şûra sonrasına bırakmak, Erdoğan için bir 'olmazsa olmaz'dır.

'Oyun'un çapı çok büyüyecektir.

Koalisyon takvimini böyle bir sersemlik ve dağınıklıkla bu muhalefet 'bloku' artık zorlayamaz.

Tabii, mesela HDP, aniden 'sine-i millet'e dönme kararı verirse, işte o zaman işler değişir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89