• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • İstanbul 17 °C
  • Diyarbakır 14 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 15 °C
  • Berlin 11 °C

Erbil'i savunmak

Oral Çalışlar

Erbil, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nni başkenti. Nüfusu bir milyonun üstünde. Son yıllarda hızla yenilenen binaları, kültür merkezleri, üniversiteleriyle, Güney Kürdistan'ın kalbi olarak da kabul ediliyor. Erbil, "Kürt uyanışının sembolü" olarak görülebilecek bir şehir.

Erbil'in ayağa kalkışıyla, Kürtlerin bölgenin en dinamik unsuru olarak ortaya çıkmaları arasında, çok ciddi bir ilişki sözkonusu. Birinci Dünya Savaşı sonrası dört parçaya bölünen Kürtler; yaşadıkları ülkelerin baskıcı yönetimlerinin uyguladığı katliamlara, sürgünlere rağmen ayakta kalmayı, kimliklerini savunmayı ve korumayı başardılar.

İşte şimdi Erbil tehdit altında...

Bölgenin istikrarı

Mahmur kampı, Türkiye'den uzun yıllar önce devlet baskısı nedeniyle göç eden Türkiye'li Kürtlerin yaşadığı yer. Son gelen haberlere göre 10 bine yakın insanın yaşadığı bu kamp, IŞİD'in bölgeyi ablukaya alması nedeniyle boşaltıldı.

IŞİD'in hedefinin Erbil olabileceği, kimsenin aklına gelmezdi. Ancak, dün bu şehre IŞİD güçlerinin yaklaştığı biliniyor. Şehrin içinde bir terdirginlik yaşanıyor.

IŞİD, bölgede bozulan Şii-Sünni dengesine karşı bir tepki olarak ortaya çıktı. Bu nedenle, bölgenin Sünni ülkelerinin, Suudi Arabistan ve Katar'ın IŞİD'in arkasında olduğu; ciddi bir iddia olarak öne sürüldü.

IŞİD, bölgedeki hiçbir devletten direkt destek almıyor. Suudi Arabistan'ın, desteklemek bir yana, tersine IŞİD'i kendi iç meselelere yönelik bir tehlike olarak gördüğü belirtiliyor.

IŞİD'i asıl besleyen maddi temel; Irak ve Suriye'deki Şii iktidarların, Sünnilere yönelik baskıcı ve yok sayıcı uygulamaları. Batılı ülkelerin, bölgedeki haksızlığın ve yoksulluğun yaratıcılarından olmasına duyulan bir yerel tepki de söz konusu. Bu örgüt, Sünnilerin çoğunlukta olduğu bölgelerde, bir tepki hareketi olarak ortaya çıktı ve gelişti.

ABD'nin Irak başarısızlığının ardından gelişmeleri uzaktan izlemeyi tercih etmesi ve Şii yayının gücüne karşı Sünnilerde oluşan öfke, örgütün yayılması için elverişli bir zemin hazırladı.

Ancak arkasında ciddi bir uluslararası destek olmayan bir örgütün, bu yörede bölgesel hakimiyet kurması ve çevresine yayılabilmesi; beklentileri aşan ve birçok değişik yönde analiz gerektiren bir durum.

IŞİD kazanır mı?

İşte bu durumdaki örgüt; uluslararası güçlerin de bakışları arasında, Kürt yönetiminin merkezine yönelik yeni bir hamle başlattı.

Bu yazıyı yazdığım sırada, ABD uçaklarının IŞİD mevzilerini bombaladığı haberleri geldi. Sonuçları şimdiden kestirmek zor olsa da; bu gelişmenin, IŞİD'in yayılmasını frenleyecek bir etki yapacağı söylenebilir.

Irak Kürdistan'ı, bu coğrafyanın, göreceli olarak istikrarlı ve umutlu bir bölgesi. Ortadoğu kan ve ateş çemberi içindeyken, Irak Kürtleri, kendilerini büyük kaosun dışında tutabiliyorlar. Gerçi Rojava'da, yani Suriye Kürdistan'ında da, IŞİD'le Kürtler çarpışıyor. Orada da bir varlık-yokluk mücadelesi sürüyor. Ne olursa olsun, Irak Kürdistan'ı, bu fotoğrafta; siyasal istikrarı, siyasi aktörleri arasındaki uzlaşmacı ortam ve ekonomisinin dinamizmiyle dikkat çekiyor.

Erbil, bölgenin kalbi olmanın ötesinde, hedeflenen barış ve refahın simgesi olarak da değer taşıyor. Irak ve Suriye Kürdistanı'nın ayakta kalması, IŞİD'e direnmesi ve direnebilmesi; bölgedeki öteki halkların gelecek güvencesi açısından da tayin edici önemde. Ezidiler, Türkmenler, Araplarla birlikte Kürtler; ortak bir kaderin etrafında birleşmiş görünüyorlar.

Bu nedenle, Bağdat yönetimiyle uzun zamandır arası bozuk olan Erbil'deki Kürt yönetimi; şimdi bir uzlaşma arayışı içinde. IŞİD'e karşı ortak mücadele kararı aldıklarını açıkladılar. PKK ve PYD'nin de, Kürt peşmergelerine destek amacıyla militanlarını bölgeye yolladığı biliniyor.

Bölgede şekillenen yeni dengeler içinde, Türkiye'nin Kürtlerle geliştirdiği işbirliği ve dostluk siyaseti; artık daha da stratejik bir anlam taşıyor. Yakın geçmişte, değişik kırmızı çizgiler nedeniyle Kürtlerin bölgedeki varlığını yok sayan Ankara; son yıllarda, değişik bir perspektif içinde.

Bu dönem, bölgede kimliklerin kendilerini serbestçe ifade edebilecekleri yeni bir özgürleşme ivmesiyle bir anlam kazanacak.

Erbil'in savunulması, bölgenin tümünün geleceğini doğrudan ilgilendiriyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89