• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 29 °C
  • Diyarbakır 35 °C
  • Ankara 25 °C
  • İzmir 31 °C
  • Berlin 20 °C

Engin Alan, Öcalan'la kucaklaşır mı?

Oral Çalışlar

Anayasa Mahkemesi'nin “yeniden yargılanma” kararıyla serbest bırakılan “Balyoz davası” sanıklarından MHP Milletvekili Engin Alan, bir TV programında, “Öcalan çıkarsa ve onunla karşılaşırsanız, ne yaparsınız?” sorusuna, müstehzi bir ifadeyle, “Şöyle bir kucaklaşırız” şeklinde cevap vermiş.

TBMM komisyonlarında “çözüm süreci”ni yasallaştıran ve barış hedefini ilerletmeyi amaçlayan kanun tasarısı görüşülürken; MHP milletvekilleriyle, HDP milletvekilleri arasında gerçekleşen sert tartışmalar, kameralara yansıdı.

VESAYETİN GÜÇLÜ OLDUĞU YILLAR

Engin Alan'ı TV'de seyrederken, MHP'lilerle, HDP'liler arasında Meclis'te gerçekleşen tartışmaları izlerken, kendimce değerlendirmelerde bulunuyor ve 15 yıl öncesiyle şu anki durum arasında bazı karşılaştırmalar yapıyorum...

Engin Alan'dan başlayalım: Emekli general ve MHP Milletvekili Engin Alan, uzun bir dönem hapis yattı. Kendi değerlendirmesine göre; eğer 17/25 Aralık operasyonları olmasaydı, çok daha uzun bir dönem, hapiste yatmaya devam edecekti.

Engin Alan ve birçok subayın hapse girmesine yol açan suçlamanın temelini, bir 'askeri darbe girişimi iddiası' oluşturuyor. İddialar tek tek ne kadar haklı, bu subayların bir darbe girişimi oldu mu, bunlar tartışılmaya devam edecek. Mahkeme, iddiaları yeniden ele alacak.

Ancak net olarak söyleyebileceğimiz şeyler var: Uzunca bir dönem Türkiye Cumhuriyeti'ne egemen olan milliyetçi, militarist eğilim; 1990'larda Kürt meselesinin en kanlı dönemini yaşadığı yıllarda, rekor bir seviyeye ulaşmıştı. Binlerce insanın öldürüldüğü günlerde, militaristler, güçlerinin zirvesindeydiler.

Askerler ve onlarla aynı çizgideki milliyetçi siyasi eğilim; bir yandan, konuyu devlet şiddetiyle çözmeyi dayatırken, bir yandan da, iktidara bütünüyle bu mesele üzerinden egemen olmayı hedefliyordu. Darbe planları ve açıktan müdahaleler, içiçeydi.

ÇÖZÜMSÜZLÜK PEŞİNDE

Darbe heveslileri; Kürt meselesinin çözümsüzlüğü içinde, kendi hareket alanlarını genişletme imkanı bulabiliyorlardı. Diğer yandan; Türkiye'de giderek güçlenecek olan eğilim, sorunların uzlaşma yoluyla çözülmesi yönündeydi. Buna karşı duranın kazanma şansı giderek azalıyordu.

Güçlenen uzlaşma ve özgürlük rüzgarı, militaristlerin ve darbecilerin yenilgisine yol açtı. 15 yılda, büyük değişimler yaşandı. Kürt meselesi de, bu rüzgar içinde, kendisine yer bulabildi. AK Parti'yi ve Erdoğan'ı güçlendiren, seçim başarıları kazanmalarını sağlayan toplumsal atmosferi de, bu rüzgardan bağımsız olarak değerlendiremeyiz.

ALINAN MESAFE

1999'da Öcalan'ın yakalandığı günlerde, Ahmet Kaya linç edilmek istendi. Kürtler ağır baskılar altındaydı. MHP, yüzde 19 oy oranına dayanmıştı.

15 yıl sonra; Kürt kimliğiyle siyaset yapan partinin (HDP) Meclis komisyonundaki milletvekillerinin, “çözüm kanunu”nun çıkması amacıyla MHP'lilerle tartışmaya girdikleri bir noktadayız. (Meşru bir siyasi akımın sözcüleri olarak, kanun tasarısına destek veriyorlar. MHP'liler ise karşı çıkıyorlar.) 1990'lı yıllarda devlet içindeki darbeçi çetenin katlettiği Savaş Buldan'ın eşi Pervin Buldan, HDP grup başkanvekili olarak komisyon çalışmalarındaki yerini alıyordu.

Engin Alan, alaycı bir gülümsemeyle, “Öcalan serbest kalırsa, şöyle bir kucaklaşırız” diyerek, bir tepkisellik ortaya koysa da; tavrından bir normalleşme izlenimi çıkmasa da bir kabullenmenin geliştiği söylenebilir. Çözümün en büyük aktörlerinden birisi, şüphesiz Abdullah Öcalan.

Bence MHP'liler de Engin Alan da biliyor ki, gelişmiş, modern ve demokratik bir Türkiye içinde, Kürtler var olacaklar. Kürt kimliği tanınacak, Kürtler, evrensel hak ve hukuklarına kavuşacaklar.

Bugün kimse askeri darbeyi savunmuyor, vesayetin arkasında durmuyor. 'Askerin bildiri yayınlayıp Cumhurbaşkanlığı seçimine müdahale etmesi' gibi senaryolar, artık yok hükmünde.

MHP ile HDP; kanunları çıkarabilmek amacıyla Meclis Komisyonlarında tartışsalar da, süreç yürüyor.

Engin Alan, Abdullah Öcalan'ı kucaklamasa da kucaklamak istemese de Türkiye sorunla yüzleşmeyi sürdürüyor.

Son 15 yılda yaşanan normalleşme gerçekten çok ciddi bir boyutta.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89