• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 26 °C
  • Diyarbakır 39 °C
  • Ankara 27 °C
  • İzmir 33 °C
  • Berlin 21 °C

Enfal katliamı ve Roboskî…

Ersin Tek

“Törenler sırasında şehid cenazesini omuzladığım anda hissettiklerimi paylaşmak istiyorum. Taşıdığım şehidin adını bilmiyordum, kadın mı ya da erkek mi, yaşlı mı yoksa bir çocuk mu. Ancak şunu biliyordum ki, günahsız, mazlum ve tek suçu Kürt olmak olan bir Şehid.

O an taşıdığım şehid’in en yakınım olduğu hissine kapıldım. Kız veya erkek kardeşim, oğlum veya kızım gibi. 

O’nun ruhunun şehid olduğuna eminim ve Kürdistan’ın tüm şehidlerinin ruhu şaddır. Bugün görüyorum ki Kürdistan, şehidlerin kanları ile özgürleşti.

Maalesef bugün Bağdat’ta hala Enfalciler gibi düşünenler var. Ellerinden gelse, o katliamcı siyaseti sürdürmeye devam ederler. Verilmiş bu kadar kurbandan sonra Kürdistan’ın özgür olması gerekiyor. Benim için en büyük onur, şehidlerin anne babaları benim yanıma gelip gözyaşlarıyla “Artık şehidlerimizin ruhunun canlı olduğunu biliyoruz” demeleri idi.

Acaba dünyada bundan daha büyük ve kutsal bir onur var mıdır?” (Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani, Facebook’taki sayfasından 29 Mayıs’ta Çemçemal’de Enfal kurbanı 730 Kürdün toprağa veriliş törenleri ile ilgili bu sözleri söylüyordu.)

Kürd’ün acılı yüreğinden/tarihinden dökülenlerdir, bu sözler…

Öyle bir dönemden geçiyoruz ki…

Gördüklerimiz, duyduklarımız, bildiklerimiz, yaşadıklarımız asla bizi uyutmaya yetmeyecek.

Asla ve asla içimizde vicdanı kara yığınları, kan emici siyasileri, üzerimizden yürütülen kirli pazarlıkları çıkaramayacağız gün yüzüne.

İçimizdeki bu muhafazkar sessizlik sesli inanca dönüşemeyecek asla.

Kendimizi alıp kaçırmak bile yetmeyecek bu coğrafyanın sisli yalanlarından ve günahkâr çehrelerinden.

Kötülüğü düşünüyorlar sürekli.

Kürd’ü rahat bırakmayacaklar.

Daha da acımasızlaşacaklar.

Timsah gözyaşlarıyla, egosu şişkin yazılarla, kürtaj yaptırılmış gündemlerle, özür/lü tartışmalarıyla gerçeği unutturmaya çabalayacaklar.

Bilen ve fakat dilsiz bir şeytan olarak ten kafesine mâhkum olmaya zorlayacaklar herkesi.

Fırsatını buldukları an Enfalcilere rahmet okutturacaklar.

Daha beter ölümler getirecekler.

Ölümü, her şeyin korkunç bir şekilde sona ermesinden ibaret sayıyorlar.

Ölümü hakedenlerdi, kaçakçıydı, teröristti, Kürt’tü, şöyleydi, böyleydi, deyip geçecekler.

Katliamlarını samimiyetle yaptıklarını herkesin gözü önünde itiraf edecek ve övünecekler.

Bir halk olduğumuzu unutacaklar.

Her şeyimizi hiçe sayacaklar.

İktidarın gücüyle zehirlenmiş bir halde sayıklayıp duracaklar.

Bizi hiç anlamayacaklar.

Anlamak istemeyecekler.

Sıkıştıklarında da fetvalara, ümmete, kardeşiliğe, gündemin kirleticiliğine sığınacaklar.

Böyle yapınca, kurtulacaklar mı?

Hayır!

Onlar kurtulduklarını sanacaklar.

Ama kurtulmayacaklar.

Unutmayacağız biz.

İnsan kardeşine yerin üstünü zindan edenlerin kabusu olacağız.

Dağlara sığınacak kimimiz; kimimiz şehirlerin katakullisi içinde şehidlerin ruhlarını taşıyarak hayatlarını sürdürecek.

Kendimizden fazla yaşayacağız.

Bir olacağız.

Bin olacağız.

Çoğalacağız.

Ölümle başlayacağız; tarihimizin her sayfasında bize yaptıkları zulümleri, haksızlıkları, katliamları hatırlayacağız.

Hatırlatacağız.

Bir gün Enfal olacağız, bir gün Roboskî.

Yarında başka bir şey.

Hep olacağız.

Ümmete yayılan basitliğe, çürümüşlüğe, samimiyetsizliğe, ferasetimizle karşı duracağız.

Kardeşliğin kuruyan köklerini çizilen sınırları hiçe sayan şahadetlerimizle sulayacağız.

Dirileceğiz.

Dirilteceğiz.

Kendi gibi kalanları…

Karanlığın en koyu olduğu anın, fecre en yakın zaman olduğunu bilenleri…

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89