• BIST 108.827
  • Altın 154,122
  • Dolar 3,8359
  • Euro 4,5239
  • İstanbul 12 °C
  • Diyarbakır 4 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 10 °C
  • Berlin 3 °C

Emin adımlarla ilerliyoruz

Gülay Göktürk

Bu ülkede bir kesim -hem de sesi gücünden çok daha fazla çıkan bir kesim- aylardır canını dişine takmış bir halde, rejimin hızla otoriterleştiğini, AK Parti iktidarının tek parti diktatörlüğüne dönüştüğünü ispatlamaya çalışıyor; bu tezini ispatlamak için -sık sık yalan ve tahrifata da başvurarak- içeride ve dışarıda etkili bir propaganda kampanyası yürütüyordu.

Ben öncelikle AK Parti iktidarına 30 Eylül'ü bu kesim için "kara bir gün" haline getirdiğinden dolayı şükranlarımı sunuyorum.

Hükümet her biri birbirinden önemli olan 21 maddelik bu reform paketiyle bırakın otoriterleşmeyi reformcu karakterini olgunlaştırarak sürdürdüğünü ve Türkiye'yi -fevri çıkışlarla değil- emin adımlarla demokrasiye doğru ilerlettiğini bir kez daha ortaya koydu. Müzmin muhalifler, bu pakete ne kulp takmaya çalışırlarsa çalışsınlar bu gerçeği gözlerden gizleyemeyecekler.

Anadilde eğitim

Özel okullarda anadilde eğitime geçilmesi bu paketin hiç tartışmasız "flaş"ı, büyük müjdesidir. Paketi, iddiasız bir reform paketinden tarihi bir demokrasi atağına dönüştüren şey bu maddedir.

Başbakan Erdoğan'ın bundan bir buçuk ay önce yaptığı "anadilde eğitim olmayacak, devlette de, özel okullarda da olmayacak" açıklamasının ardından pakete giren bu reform bize aynı zamanda hükümetin ne kadar esnek olabildiğini, kamuoyundan gelen tepkilere ne kadar duyarlı olduğunu da gösteriyor.

Ben bu maddenin şu anda "özel okullarda" kaydıyla çıkmasını, siyasetin "bugün için mümkün olanı yapmak, ötesi için kapı açmak ve zemin hazır olduğunda devam etmek" anlayışının bir uygulaması olarak görüyor ve hep yazdığım gibi bu anlayışı destekliyorum. Zaten yazımın başlığında "emin adımlarla ilerlemek" dediğim şey de bu...

Şimdi olacak olan şu:

Birtakım vakıflar, sivil toplum kuruluşları kolları sıvayacak ve Kürtçe eğitim yapan özel okullar açacaklar. Bu okullar muhtemelen kâr amacı gütmeyen, tam tersine büyük oranda vakıflar tarafından sübvanse edilen ve burslu öğrenci okutan okullar olacak. Kaldı ki, eğer Milli Eğitim Bakanlığı'nın epeydir gündeminde olan ama bir türlü uygulamaya geçemediği "özel okullardan hizmet satın alma" politikası gerçekleşirse, açılacak özel okulların pratikte parasız hale gelmesi de mümkün.

Sonuçta, bu okullar bir bakıma Kürtçe eğitim-öğretim deneyiminin pilot uygulaması olacaklar. 'Bu okullar sayesinde Kürtçe eğitim yapan eğitim kurumlarına talep ne kadar; öğretmen ihtiyacı karşılanabiliyor mu; ders kitaplarının hazırlanmasında ne gibi zorluklar çıkıyor; Kürtçe eğitim dili olarak yetersiz kalıyor mu; kalıyorsa hangi alanlarda kalıyor; Eğitim dili Kürtçe olan okullardan mezun olan çocuklar üniversiteye girebiliyor mu; yoksa bu okullarda okumak Kürt gençler için bir handikap mı oluşturuyor' gibi soruların cevabını bulacağız.

Tabii bir de özellikle Türk milliyetçilerinin çok büyük bir iddiayla öne sürdüğü "kötü sonuç"ların doğup doğmadığına bakacağız: Anadilinde eğitim yapmanın Kürt çocukları Türkçe konuşamaz hale getirip getirmediğini; Türkler'e ve Türkiye'ye karşı yabancılaşma yaratıp yaratmadığını; MHP'nin deyişiyle Türkiye'yi bölüp bölmediğini de göreceğiz.

Ve zamanı geldiğinde, yani pilot uygulamaların sonuçları ortaya çıkıp Milli Eğitim de gerekli hazırlıkları tamamladığında (bu arada, bölünmediğimizi görüp korkularımız da ortadan kalkmış olur inşallah) anadilde eğitimi devlet okullarına yaygınlaştıran adımı da atacağız.

Seçim sistemi

Elbette paketin her maddesi hakkında söylenecek çok şey var, ayrıca pakete girenler kadar girmeyenler üzerinde de tartışmak durumundayız ve önümüzdeki haftalarda bütün bunları bol bol yapacağız.

Ama şimdilik, bu ilk değerlendirmeyi paketin diğer önemli maddesi olan seçim sistemi değişikliğinin alternatifli olarak ve tartışmaya açık bir şekilde getirilmesini de son derece olumlu bulduğumu belirterek bitireyim. Zira bu madde, paketin kamuoyu önünde yeterince tartışılmamış olan tek maddesi... Böyle önemli bir değişikliğin toplum yeterince bilgilendirilmeden ve herkesin görüşü alınmadan bir oldubittiyle yapılması son derece yanlış olurdu.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89