• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 22 °C
  • Diyarbakır 29 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 19 °C
  • Berlin 26 °C

Eksen kaymasına karşı taktik değişikliği

Nihal Bengisu Karaca

DENİZ Baykal istifa etti ve dün itibarıyla herkes bu istifanın içinden geçen “Pensilvanya selamı”nı konuşuyordu. Olup biten, Fethullah Gülen’in zor durumdaki bir lidere insani bir tavır takınması, yani bekleneni yapmasından ibaret olabilir. Ama gariptir, söz konusu “beklenen tavır” birçok kimseyi bir “değişim”den bahsetmeye motive ediyor. Gülen’in Baykal’ı araması, üzüntülerini bildirmesi, bu kadar çok şeyi değiştiriyorsa, şu soruları sormamız lazım gelmez mi?

Hani Tayyip Erdoğan iyi, çevresi kötüydü?! Hani emniyette F tipi örgütlenme, CHP’nin temsil ettiği Atatürkçü düşünce, devrim ve rejiminin dibine kibrit suyu dökmeye azmetmiş operasyonel işler kotarıyordu da onlara hükümet bile söz geçiremiyordu?! Hani “Ergenekon” iddasıyla malum yekûn, aslında Fethullah Gülen cemaatine mensup askerlerin ordudan atılmasının rövanşından başka bir şey değildi?! Hani ordudaki “Fethullahçı” (bu ibare asla bana ait değil!) yapılanma habire dışarı bilgi sızdırıyordu ve askerin itibarını sarsıyordu, generalleri içeri attıran da, kozmik odaya girdiren de, “laikliğin” tek ve amansız düşmanı da bu “cemaat” ve ekürisinin iradesi idi?

Bir adet “üzüntülerimi bildiririm” ile müsterih mi olundu şimdi?! Bu kodlarla oluşmuş bir örüntü nasıl oluyor da “Samimiyetine inanıyorum” derecesine terfi ediyor? İlginç... Yoksa CHP “cemaat”in laikliği tehdit eden, devlet içinde devlet gücüne erişmiş ve rejimin altını oyan bir unsur olduğu yolundaki iddialarında zaten hiçbir zaman samimi olmamış mıydı?

Birileri “Sivil siyaset gelecekse bu aktörler gidecek!” mi diyor?

Sıra Erdoğan’a da gelecek mi?

MESELE ZİNA DEĞİL, BİNA

Fatih Altaylı‘nın pazartesi günü yayınlanan yazısı dikkat çekiciydi. Altaylı’nın Beşar Esad ile yaptığı konuşmadan aktardığı pasajlarda sık sık tekrarlanan ibare, bazı çevreleri korkutuyor: “Türkiye, İran, Suriye bu konuda da hemfikir...” ibareleri.

Varan 2: Yakında İsrail’in OECD’ye katılımıyla ilgili tarihi bir oylama gerçekleştirilecek ve Türkiye’nin İsrail’i veto etmesi ihtimali konuşuluyor.

Kimi uluslararası çevreler, ABD’deki malum lobi ve İsrail; öteden beri “Türkiye Batı’dan kopuyor, İsrail’den kopuyor, Türkiye İran eksenli bir rotaya kayıyor” diye bağırıp duruyor. Türkiye ile şekillenen yeni bir “kutup” istemiyorlar, ödleri kopuyor.

İşin Türkiye ayağında, bu yönelişin Türkiye’ye meşru bir varlık alanı kazandıran Lozan dahil kimi konvansiyonlara ters düştüğü endişesi var. Buna eski İslamcı, kırsaldan gelen, “kapı önünde ayakkabı çıkaran” muhafazakâr tipinin merkeze yürümesine karşı gelişen kültürel bir direnç ekleniyor. Bu direnç, İsrail etkisi altındaki entelijensiyanın kışkırtmalarıyla birleşiyor ve makro planda bazı uluslararası çevrelerin “van minüt”ten beri girdiği “Ama İsrail’e de böyle yapılmaz ki...” depresyonuna yama oluyor.

Gerek İran, gerekse İsrail ile ilişkiler konusunda “hassas” olan, sadece “ultra ulusalcı” kesim değil bu ülkede. Kurtuluş Batı’dadır diyenler sadece Batıcılar değil.

Pekâlâ, Baykal gitsin, yerine Türkiye’nin Ortadoğu ve Orta Asya açılımının, bölgesel plandaki güç temerküzünün önüne geçebilecek, Erdoğan ve dış politika vizyonunu tasfiye edebilecek, Türkiye’yi yeniden İsrail hattına oturtacak yeni bir lider çıkarılması tasarımının işaret fişeği olabilir bunlar.

Karanlık odada fil ile baş başa kalanlar tutabildikleri kısmı tarif edip adına Ergenekon dediler, ama gerçek daha büyük bir şey olabilir. İşportada bile parmak kamera satılan bir ülkede Baykal’ı istifaya zorlayan ya da istifa kozunu kullanmaya iten görüntüleri kaydetmek kadar kolay bir şey yoktur. Fakat bu görüntüleri “yaymaya”, “yayınlamaya” azmeden iradeyi teşhis etmek o kadar kolay değil; mevcut aktörlerin hangi taşları oynattığına açıyı değiştirerek bakmak lazım.

Asıl soru şu: “Baykal’ın istifası bu tasarımın sonucu mu, buna kurulan tuzak mı?”

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89