• BIST 97.610
  • Altın 145,173
  • Dolar 3,5733
  • Euro 4,0106
  • İstanbul 20 °C
  • Diyarbakır 24 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 25 °C
  • Berlin 15 °C

Ebubekir ile Serdar’ı unutmadık

Yıldırım Türker

Üzerinden tam 13 yıl geçmiş. Bugün de kanlı yıldönümlerinden biri. HADEP Silopi İlçe Başkanı Serdar Tanış ile ilçe yöneticisi Ebubekir Deniz, 25 Ocak 2001’de ifade vermek üzere Silopi Jandarma Karakolu’na gitmiş, bir daha da kendilerinden haber alınamamıştı.

Karakolu’ndan daha sağ çıkamayan Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz o sıra askerliğini yapan bir tanık tarafından son olarak Silopi sınırının sıfır noktasında JİTEM tarafından sorgulanırken görüldü. Serdar, daha önce de güvenlik güçleri tarafından defalarca uyarılmış, partiyi bırakması istenmişti. Babası Silopi’de gözaltına alınmış, Şırnak İl Jandarma Komutanı’yla telefonda konuşturulmuştu.

Komutan, Şuayip Tanış’a, “Serdar bugün mutlaka buraya gelmelidir. Gelmediği takdirde bir daha Şırnak’a ayak basamaz. Bastığı takdirde kendisini öldüreceğim. Kime giderseniz gidin. Yerim, mekânım, rütbem bellidir” deyip telefonu yüzüne kapatmıştı.

Serdar, Ebubekir’i de alıp ifade vermek için Silopi Merkez Komutanlığı’na gitti.

İkisinden de bir daha haber alınamadı. Aradan bir yıl geçmişti, sorduğumuzda. Günün birinde alınabilecek mi?

Cevabı da bizdeydi: Onları unutmamamıza bağlı. Yani zayıf olduğunu söyleyerek izne çıkardığımız belleğimize.

Ebubekir’ı ve Serdar’ı unutmadık.

Serdar’ı fotograflarından tanıyan Dargeçit Belediye Mezarlığı sorumlusu Hacı Akar, Tanış’ın bir gece yarısı özel harekat polisleri ve askerler tarafından mezarlığa getirilerek defnedildiği ifadesini vermişti savcılara: “Bir gece belediyeye çağrıldım. Bir cenazenin olduğunu söyledi. Biz de resmi işlemleri yapmak için mezarlığa gittik. Bir traktör römorkunun içinde battaniyeye sarılı bir cenaze vardı. Orada Dargeçit Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polisler, özel harekat polisleri ve İlçe Jandarma Komutanlığı’na bağlı askerler, mezarlığı ablukaya almıştı. Kimsenin mezarlığa girişine izin verilmiyordu. Ben kendilerine ‘Bu şekilde gömemeyiz. Dini vecibeleri yerine getirmek için imam çağıralım’ dedim. Onlar ‘Hayır kimsenin haberi olmasın, buraya gömeceğiz’ dediler. Mezarlığın içine girerek, bir yer açtık. Onlar da bana yardım ettiler. El fenerini cenazenin yüzüne doğrultum. Televizyonlardan gösterilen kayıp fotoğraflarından Tanış’ın ve Deniz’in fotoğrafı geldi aklıma. Ben gömdüğümün Serdar Tanış olduğunu fark ettim.”

Ertesi yıl Serdar’ın kemikleri bir battaniyeye sarılı çıktı. Ebubekir’in de boşaltılmış köylerden birine gömülmüş olduğuna inanıyor, onu unutmayanlar.

Beş yıl sonra, 2005’te Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bu konuda Türkiye’yi toplam 150 bin Euro ödemeye mahkûm etti.

Ama yıllar öncesinden bir fotograftan söz etmek istiyorum sizlere. Mağduriyet feneri AKP’nin Ebubekir ve Serdar’ın katledilmesi konusunda nasıl bir tutum sergilediğini açıkca ifşa eden bir fotograf.

O dönemin DTP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, Tanış ve Deniz’in fotoğraflarının bulunduğu afişi, konuşmasını yaparken TBMM Genel Kurulu’ndaki kürsüye asmıştı. AKP milletvekilleri o gün cansepirane bir gayretkeşlikle kürsüye saldırmış, afişin indirilmesi için pehlivanlar gibi mücadele etmişlerdi. Serdar ve Ebubekir’in zorla kayıp edilmelerinden sonra zorla unutulmaları için ellerinden geleni artlarına koymayacakları daha o günden belliydi. Şimdiki ustalık dönemlerini, işte o günlerdeki çıraklık cevvaliyetine borçlular.

Serdar Tanış ve İlçe Yöneticisi Ebubekir Deniz’in, aktif olarak yürüttükleri parti çalışmaları nedeniyle dönemin Şırnak Jandarma Alay Komutanı Tuğgeneral Levent Ersöz tarafından tehdit edildiğini biliyoruz.

Tanış ve Deniz’in kaybedilmesinin üzerinden 13 yıl geçmesine rağmen olayın sorumlusu olarak görülen bugün Ergenekon davasından hüküm giyen dönemin Şırnak İl Jandarma Alay Komutanı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, bir kez olsun bu konuda sorgulanmadı.

Ebubekir’le Serdar’ın resimlerine bile tahammül edemeyenler, derin devlet mazeretinden paralel devlet mazeretine geçiş yaptı.

Şimdi Levent Ersöz de mağdur ilan edilebilir. Zaten suçu da Kürt katilliği değil, AKP düşmanlığıydı.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89