• BIST 106.711
  • Altın 143,557
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • İstanbul 28 °C
  • Diyarbakır 29 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 30 °C
  • Berlin 19 °C

Duygusal kopuş olmadı, olmayacak

Serpil Çevikcan

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş önceki akşam gazetelerin Ankara temsilcileri ile bir araya geldi.

Sohbetin ağırlıklı konusu devam eden operasyonlardı.

Çatışmalı sürecin başlaması ile Suruç’ta 20 Temmuz’daki canlı bomba eylemi arasında bağ kuran Kurtulmuş, “20 Temmuz’dan sonra başka bir akıl ya da birkaç farklı akıl devreye girdi ve düğmeye basıldı” değerlendirmesi yaptı.

Sorunun sadece silahla çözülemeyeceğinin birkaç kez altını çizen Kurtulmuş, operasyonların bitiminden sonra tüm Türkiye’nin dahil olacağı bir sürecin başlayacağı ve adımların atılacağı mesajını verdi. Duygusal kopuşun söz konusu olmadığını ve olmayacağını vurgulayan Kurtulmuş’un açıklamaları şöyle:

ÖRGÜT YAPTIKLARINI YAPAMAYINCAYA KADAR: Suruç ile başlayan süreç bugün hendek siyaseti dediğimiz son derece kaba, acımasız, saldırgan bir siyaset şekline dönüştü. İnşallah terör örgütü bu yaptıklarını bir şekilde yapamayacak duruma getirilinceye kadar operasyonlar devam edecek. Ama şu manaya gelmiyor. ‘Evet, terör var’ diyerek atmayı planladığımız adımları atmayacak değiliz. 2016’da terörden temizlenmiş ve terörü ortaya çıkaran şartların elimine edilmeye başlandığı bir bölgeyi kurmamız mümkün olur diye düşünüyorum.

BİRKAÇ FARKLI AKIL: PKK’nın yeni bir mücadele evresine geçmek istediği görülüyor. BununAk Parti iktidarıyla, 1 Kasım seçimleriyle bir ilgisinin olduğunu zannetmiyorum. Örgütün kendi ve arkasındaki güçlerin, sonuç almak için başlattıkları bir dönemi görüyoruz. Silahların tekrar ateşlenmesini arzu eden hükümet değildir. Yani 20 Temmuz’dan sonra başka bir akıl ya da birkaç farklı akıl devreye girdi ve düğmeye basıldı. Biz bir an bile sürmesini istemiyoruz. Hiç silahları ateşlemeyelim. Ama keyif olsun diye bu iş olmadı. Terör örgütünün bu kadar agresif bir şekilde sahaya girmesi sonucu bu mücadele başlatıldı.

SADECE SİLAHLA OLMAZ: 12 ilçe ve iki il merkezinde çok ciddi üst düzey bir yapılanma olduğu anlaşılıyor. Niye uzun sürdü? 50 metrede bir hendeğin olduğu yerde, bubi tuzakları patlatıldı, keskin nişancılarla ateş açıldı. HDP seçmenleri bile artık, ‘Daha ne istiyorsunuz?’ diyor. İnsanlar kaçmaya çalışıyor. ‘Biz eğer bu başkaldırıyı başlatırsak, halk da destek verir’ zannettiler. Halkın destek vermemesi, PKK’yı daha saldırgan, daha agresif hale getirdi. Ama inşallah en kısa zamanda bu süreç biter. Bu iş sadece silahlı mücadele ile olacak bir mesele değildir. Bütün vatandaşlarımızın eşit ve özgür yurttaşlar olduğu bir Türkiye’yi kurmak... Ancak bu şekilde örgütün bütün toplumsal tabanının yok edilebileceği aşikardır. Bu kararlılıkla bu mücadele belli bir noktaya kadar gelir, sonra bütün Türkiye, bütün bölgede yaşayanlar işin sahibi olarak tekrar meseleye sahip olur.

İLANİHAYE DEVAM ETMEZ: (Çözüm süreci bitti mi?) Şu şartlarda böyle bir şeyi konuşmanın zemini yok. Ama ilanihaye devam etmez. En kısa zamanda biter. Ondan sonra milli birlik ve kardeşlik meselesini gerçekleştirecek adımları atarız. Bunun için de muhatap bütün Türkiye’dir. Bu anlamda örgütün silahlı tehdit oluşturma özelliğinin ortadan kaldırılması lazım.

BİR ELDE KALAŞNİKOFLA OLMAZ: (Çözüm sürecinin yeniden başlaması) Biz baştan beri bir şey vurguluyoruz. ‘Bir elinizde Kalaşnikof, diğer elinizle halay çekemezsiniz.’ Halkın desteği şart. Hükümet olarak siz istersiniz, hatta elinde silah olan da ister. Ama millet istemezse hiçbir şey yapamazsınız. Milletin istemesi için terörün bir tehdit olarak ortada olmaması lazım. Demirtaş’ın hem cumhurbaşkanlığı seçiminde hem de sonraki özellikle 7 Haziran seçim sürecinde kullandıkları dil, onların da nereye evrilmesi gerektiğini gösteriyor ama başaramadılar. 20 Temmuz’dan sonraki süreçte HDP, PKK’nın diline doğru evrildi. Samimi anlamda barışı arzu etmeleri lazım. Temel mesele, örgütün silahlarını bırakmasıdır.

ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜ ZORLUYORLAR: (DTK’nin özerklik açıklaması) HDP her ne kadar destek verdiyse de öz yönetim ile ilgili bildirgeyi açıklayan Demokratik Toplum Kongresi’dir. İşi kanırtan, çözümü değil çözümsüzlüğü zorlayan halkın da taleplerinin karşılığı olmayan bir takım sözlerdir. Fazla ciddiye alınması gerektiği kanaatinde değilim.

MECLİS’TEN VEKİLLER ATILDI: (HDP’nin kapatılması ve dokunulmazlıklar) Kişisel görüşüm; geçmiş dönemlerde partiler kapatıldı. vekillikleri düşürüldü, Meclis’ten vekiller atıldı. Bunların hiçbirisinden Türkiye, olumlu bir sonuç elde etmemişti. Oy verenlerce otokontrol mekanizması oluşturulmasının daha doğru olduğu kanaatindeyim.

BİRİLERİ İSTER AMA KOPMA OLMAZ: (Duygusal kopuş sorusu üzerine) Birileri Türkiye’de duygusal kopukluk isteyebilir. Ben en zor durumlarda bile hep iyimserliğimi korudum. 35 senedir devam eden terör var. Terör örgütü ve zaman zaman devletin yanlış uygulamaları arasında sıkışıp kalmış olan bir halk var. Hatta zaman zaman aşağılanmış, ötekileşmiş olan bir halk. 40 bin insan ölmüş ama çok şükür bu tabloya rağmen Türkiye’de Kürtler ve Türkler bir iç savaş yapmadı, düşman olmadılar, yarın da olmayacaklar. Bu iş siyasetle çözülebilecek bir boyuttadır. İki halk arasında bir kavga olmuş olsaydı duygusal kopuş değil, başka kopuşlar da olurdu. Kürtler ve Türkler biliyor ki birbirlerinden ayrı gelecekleri yoktur. Böyle sürdükçe duygusal kopuş falan olmaz. Birileri ister ama olmadı, olmayacaktır.

YANLIŞLARIN HESABINI SORACAĞIZ: Bazı görüntüler yansıyor sosyal medya üzerinden, bunları asla tasvip etmemiz mümkün değil. Vatandaşımızla dalga geçer gibi, halka karşı, bazı fotoğrafların olması kabul edilemez. Tahtaya yazmış mesela “Ders sırası bizde” diyor, “Esedullah” diyor, hakikaten yaralayıcı şeyler. Operasyonlar bittiğinde bu tür yanlış uygulama içinde olanlar da bu yanlışlıklarının hesabını verecekler. Cenazeyi sürükleyen polisler meslekten ihraç edildi.

TÜRKİYE DİĞERLERİNDEN AYRIŞTI: (FED’in faiz artırması) FED kararından sonra, artık geçtiğimiz 10 yılda olduğu gibi çok kolay, ucuz maliyetli para bulma imkânı olmayacak. Ama Türkiye ekonomisi, gelişmekte olan diğer ülkelerden pozitif yönde ayrışmaya devam eder. Bir başka mesele özellikle KOBİ’ler için çok yüksek olan bu faiz meselesinde belli noktaya gelinmesidir. Bunun için de her halde önümüzdeki günlerde Merkez Bankası faiz aralığı konusunda üst ve alt rakamları bir daraltarak şimdiye kadar ki uyguladığı tedbirlerin biraz dışına çıkması beklenir. Ayrıca kamu bankalarının da daha az kar etmeyi göze alarak orta direği destekleyeceği bir dönemi ümit ederiz.  

Fırat’ın batısına geçerlerse...

ÖSO’yu, ılımlı muhalifleri destekleyen koalisyon ülkelerinin maalesef ‘Suriye sorunu nasıl çözülür?’ noktasında elinde somut hiçbir yaklaşım olmadı. Yalpalanmalar ortaya çıktı. Rusya’nın müdahalesinden itibaren işin şekli değişmeye başladı. Suriye’nin kuzeyinde bir güvenli bölge ihdas edilmesi noktasında Türkiye ile ortak bir noktaya gelen uluslararası camia artık bugün bu noktada değildir. Türkiye’nin bir başka önem verdiği nokta da Mare-Cerablus hattının korunmasıdır. Suriye’nin kuzeyini kantonlaştırmak isteyen iradenin Afrin-Kobani arasını birleştirmesine uluslararası camianın müsaade etmemesidir. Türkiye’nin önemli bir kırmızı çizgisidir. Şimdiye kadar da bizim kaynaklarımız tarafından teyit edilmiş, bu hattının batısına geçildiğine ilişkin bir bilgi yok. Böyle bir durum ortaya çıkarsa ne yapılacağı tabii ki devletin ilgili birimleri ile konuşulacak ve ona göre gerekli tedbirler alınacak.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89