• BIST 81.712
  • Altın 147,154
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 2 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 11 °C
  • Berlin -2 °C

Düşürülen Rus uçağı NATO ve Cemaat!

Ergun Babahan

Değiştirilen angajman kuralları sonucu, bir Rus askeri jetinin Suriye sınırında Türkiye hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle düşürülmesi, askeri dengeleri baştan aşağı değiştirdi. Türk Silahlı Kuvvetleri, Rusya'yı doğrudan tehdit olarak değerlendirip NATO içindeki yerini sağlamlaştırdı.

Ergenekon ve Balyoz davaları öncesi, bir dönemin Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri, emekli Orgeneral Tuncer Kılınç'ın Batı ittifakından çıkıp Rusya-Çin-Hindistan ve İran ile yeni ittifak kurulmasını önermesi büyük çalkantı yaratmıştı. Kılınç, daha sonra bozulan Ergenekon davasının sanıkları arasında yer almış ve 13 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Ergenekon ve Balyoz davasında sanık olarak yargılanan ve Ulusalcı kimliği öne çıkan subaylar, Avrupa Birliği yolunda gerçekleştirilen reformlara, Kürtlerle müzakereye karşıydı. Irak'ın işgalinden sonra yaşanan gelişmelerin Türkiye'yi bölme, laik kimliğini ortadan kaldırma amacı taşıdığına inanıyorlardı.

Davalar, sadece darbe tehdidini ortadan kaldırmakla kalmadı, Silahlı Kuvvetler'in NATO ittifakı içinde devamını destekleyen kadroların önünü açtı. Komuta kademesi, Batı'da eğitim almış subaylar tarafından dolduruldu.

Gezi'den sonra yaşanan alt-üst oluşa, 17-25 Aralık yolsuzluk skandalları eklenince Erdoğan, cemaati düşman ilan edip Ulusalcı kanatla ittifaka girdi. Bu ittifakın sonuçları başta yargı olmak üzere tüm bürokraside görüldü. Yeni ittifakın dokunamadığı tek yer, askeri bürokrasi oldu. Silahlı Kuvvetler'den tasfiye edilen Ulusalcı kanat, burada da eski gücünü tahkim arayışına girdi.

Mevcut yapılanma içinde Ulusalcı kanada yer açılabilmesi için komuta kademesinin terfi sıralamasının ciddi bir biçimde değişmesi gerekiyor. O zaman burada da her derde deva Cemaat veya Paralel Yapı söylemi devreye sokuluyor.

Angajman kurallarını hükümet ilan etmiş olmasına, Başbakan Davutoğlu'nun “Uçağın düşürülmesi emrini ben verdim, bugün olsa yine veririm” demesine rağmen, Rus jetini düşüren pilot Paralel ilan edildi.

Hava Kuvvetleri Komutanı'nı hedef aldığı anlaşılan bu kampanya esnasında Ankara'da Silahlı Kuvvetler'den tasfiye edilmesi hedeflenenlerin isim listesi dolaştırılmaya başlandı.

Bu arada, kimsenin dikkatini çok çekmeyen bir gelişme daha yaşandı. Suriye'de düşürülen Rus jetinin pilotunu öldürdüğü iddia edilen Alparslan Çelik, İzmir'de ‘harp silahı' bulundurmaktan tutuklanıverdi. Rusya ile arayı düzeltme jesti olarak değerlendirebileceğimiz bu gelişmenin de Silahlı Kuvvetlere yönelik kampanyanın bir parçası olabileceği akla geliyor.

Tablo ortada… Obama'nın kameralar önünde yaptığı Erdoğan eleştirisi, AKP'nin Batılı kurum ve değerlere olan güvenini sıfırdan, sıfırın altına indirdi. İki taraf şu anda birbirine mahkûm bir ilişkiyi sürdürüyor. Çocuklar hatırına sürdürülen evliliklere benziyor bu ilişki.

Böyle bakınca, Türkiye'nin Batı ile ilişkisinin temelini atan NATO ve Türkiye'yi orada temsil eden Silahlı Kuvvetler'in yakın gelecekteki komuta kademesi önem taşıyor. AKP ve Ulusalcı ittifak, NATO eğitimli subayları tasfiye edip Ulusalcı ekibi direksiyona oturtmak istiyor.

Ergenekon ve Rus jetinin düşürülmesiyle kaybedilen zeminin yeniden kazanılmasına yönelik hamleler bunlar ama sonucu çok tehlikeli olabilir. Birileri ateşle oynuyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89