• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 20 °C
  • Diyarbakır 22 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 20 °C
  • Berlin 29 °C

Dünya Anadil Gününden…

Reyhan Yalçındağ

Bilindiği gibi UNESCO’nun 21 Şubatı Dünya Anadil Günü kabul etmesinin üzerinden on yıl geçti. Geçti geçmesine de, Kürtçe hala bu coğrafyada zulüm altında olan dillerin başında gelmeye devam ediyor.

UNESCO’nun azınlıklar için kabul ettiği anadilin korunmasına dair kararlar, nasıl olur da sayıları 20 milyonun üzerinde olan Kürt halkı için görmezden geliniyor? Kürt dili, kimliği ve kültürünün inkar tarihi, bu ülkede Cumhuriyetle yaşıt! 90 yıldır bir halk, onuru, kimliği ve anadili için inanılmaz bedeller ödedi ve halen de ödemeye devam ediyor.

Gün geldi, evlatlarıyla birlikte yakılan köylerini, bahçelerini kaybederek ödediler bu bedeli.

Gün geldi, gözaltında kızlarına, eşlerine yapılan tecavüzleri izlemeye zorlandılar.

Gün geldi, oğulları, kızları gözaltında kaybedildiler. Bugün derin kuyulardan, toplu mezarlardan birer birer çıkıyor cesetleri.

Gün geldi askerlerin havan toplarıyla parçalanan Ceylan’larının cesetlerini etekleriyle topladılar.

Gözlerinin önünde bir kör mermiyle enselerinden vuruldu anneleri, babaları.

Bir beden, bir yürek, bir halk ne kadar acı çektiyse Kürtler de o kadar acı çekti, bedel ödedi. Dünyanın tüm halklarıyla eşit, onurlu bir yaşam içindi bunların tümü. Dilleri içindi. Kimi zaman „dağ dili“, kimi zaman „kart kurt“ sesi dedikleri, ama cümle insanlığın en eski, en zengin, en kadim dillerindendi anadilleri. Gelin görün ki 21. yüzyılda hala bir dil „yasaklı„! Bundan tüm insanlık sorumludur. Çünkü yaşayan tüm diller, insanlığın ortak zenginliği, ortak mirasıdır. Ortak değerlerden birini koruyamıyorsa insanlık ailesi, bu onun aybıdır.

Bu ülkenin Başbakanı, ekonomik nedenlerle Almanya’ya göç eden Türklerin sorunlarını hiç unutmaz, her fırsatta „asimilasyon bir insanlık suçudur“ der. Doğru, haklıdır! Gerçekten de asimilasyon bir insanlık suçudur, suçlular cezasını çekmelidir. Peki sıra milyonlarca Kürdün anadille eğitimine, basın-yayın hakkına, savunma hakkına, örgütlenme hakkına gelince neden insanlık tarihiyle yaşıt bir dil olan Kürtçe „medeni olmayan bir dil“ haline geliyor? Bu nasıl bir aymazlıktır? Bir halka bu kadar saygısızlık yapılır mı? Bugün sayıları 6.000’e varan Kürt siyasetçisi, belediye başkanı, insan hakları savunucusu, mahkeme salonlarında anadilleriyle kendilerini savunmak istedikleri için büyük bir zulüm altındalar. Seslerini duyuramıyorlar. 2012’de bir ülkede binlerce insan mahkeme salonlarında susturuluyor. Bu mahkemelerin adı Engizisyon ya da İstiklal Mahkemeleri değil; Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri!! Bu salonlarda bir insanlık trajedisi yaşanıyor tüm dünyanın gözleri önünde.

Bizim anadilimiz de anamız gibi, topraklarımız gibi şirindir, zengindir; onu yaşatmak gerekir. Asimilasyonun türlü çeşidini denediniz de, dilimizi öldüremediniz! Bizim kuşak hep aynı öykülerle büyüdü: okulda soruların yanıtını Türkçe veremediğinde suratına inen bir tokat asla unutulur mu? İsmi Kürtçe olduğu için bir türlü nüfusa kaydı yapılamayan çocuklarımızı ya da nüfus memurlarınca „Türkçeleştirilen“ isimlerimizi de asla unutmadık.

Her fırsatta sivilleşmeden, demokrasiden bahseden Hükümet, neden Genelkurmay Başkanı „bu ülkede asla Kürtçe eğitime izin vermeyiz“ şeklinde demeçler verdiğinde ağzını açıp tek söz söylemiyor? Hani asimilasyon bir insanlık suçuydu?

Nerede bizim köylerimizin, beldelerimizin, surlarımızın, şehirlerimizin gerçek isimleri? Siz onları ısrarla tabelalardan sökseniz de bizim zihnimizde, hafızamızda hep gerçek aslarıyla var olacaklar.

Ne olursa olsun bu halk bundan sonra da ana dilinden vazgeçmeyecek.

Zulümle abad olunmaz!

Bijî Zimanê Kurdî!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89