• BIST 82.340
  • Altın 148,165
  • Dolar 3,7991
  • Euro 4,0618
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 10 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 9 °C
  • Berlin 0 °C

Dünya

Ahmet Altan

Yavaş yavaş, o uzay filmlerindekine benzer bir gelişmeye doğru yol alıyor dünya.

O filmlerde, “dünya” uzaydaki diğer güçlere karşı “bütünlüklü” bir güçtür.

Kendi içindeki çatışmalar bitmiştir.

Dünyanın, uzaydaki “düşmanlarla” ya da “dostlarla” ilişkileri anlatılır.

Yaşadıklarımıza baktığınızda o yönde ilerlediğimizi görürsünüz.

Dünya, artık “sınırları” siliyor, sınırsız, bütünleşmiş bir yapı olarak hareket ediyor.

Yöneticilerin alabildiğine sömürdüğü, yönetilenlerin de alabildiğine acı çektiği o “bağımsızlık” kandırmacası sona eriyor.

Dünya eski dünya olsaydı, “bağımsız” Libya’nın “bağımsız” diktatörü kendi halkını canı istediği gibi kesebilir, kimse de karışamazdı.

Ama artık öyle değil.

Ne Avusturya “faşist” bir yönetimi kurabilecek bağımsızlığa sahip, ne Sırplar canları istediği gibi adam öldürebilecekleri bir bağımsızlıkla davranabilir, ne Mısır sokağa dökülen halkını “bağımsızca” ezebilir, ne de Libya diktatörü “bağımsızlığın“ tadını cinayetler işleyerek çıkarabilir.

Bağımsızlık kisvesi altında insanlara eziyet etme “özgürlüğü” bitti.

Çok uzun yıllar boyunca diktatörlerin bağımsızlığı, insanlara “halkların” bağımsızlığı gibi sunuldu.

Yöneticiler insanları öldürdüler ve kimseyi karıştırmadan işledikleri bu cinayetlerle bir de halkın “ne güzel, ne kadar bağımsızız” diye övünmesini istediler.

Ama artık geçti.

Diktatörlerin “güzel günleri” geride kaldı.

Eğer bizim 12 Eylül darbesi bugün olsaydı Kenan Evren gençleri öyle asamazdı, 27 Mayıs bugün olsaydı askerler politikacıları darağacına göndermezdi.

Kaddafi de şimdi “halkını öldürme” özgürlüğüne sahip olmadığını öğreniyor.

Hala 1950’lilerde kalan insanlar var, onlar “bağımsızlık” dendiğinde “batılı emperyalistlere” karşı verilen mücadeleleri hatırlıyorlar.

O zamanlar, batılılar için “ucuz hammadde” bulmak önemliydi.

Hem o hammaddeyi ucuza almak, hem de o hammaddenin sahiplerinin o malı “işleyip” satacak bir gelişmeye ulaşmasını önlemek için “gelişmemiş” ülkeleri ezerler, bunun için de kendilerine işbirlikçiler bulurlardı.

Şimdi, “ticaret” önemli.

“Gelişmiş, sınırları olmayan, herkesin her malı kullanacak bir düzeye” ulaştığı bir dünya yaratılıyor onun için.

Dünyayı bir insan gibi düşünün.

Damarlarından “bilgisayarların, cep telefonlarının, i-pad’lerin” aktığı bir dünya, bu damarların tıkanmamasını sağlamak gerekiyor ilerleyebilmek için.

Onun için bu damarları tıkayan” pıhtılar” temizleniyor, dünya tek bir organizma haline geliyor.

Libya’dan ya da ona benzer ülkelerden “ucuza petrol” almanın karı, o ülkelerin halklarının gelişip “bilgisayar” müşterisi olmasının getireceği kara kıyasla artık çok küçük kalıyor.

Mehmet Altan arada bir yazar, eğer sabun tüccarıysanız bütün dünyanın “yıkanmasını”, temiz olmasını istersiniz, temizlik iki tarafın da çıkarınadır.

Bugün, Microsoft ya da Apple şirketlerinin “hammaddeye” ihtiyaçları yok, onların hammaddesi “bilgi ve zeka” ama onların, ürettikleri aletleri kullanabilecek düzeye erişmiş müşterilere ihtiyaçları var, onun için de bütün dünya insanlarının gelişmesini istiyorlar.

Yaşadığımız gelişmenin “ekonomik” temeli bu.

Bu temel, kendi felsefesini, ahlakını, ölçülerini de yaratıyor.

İnsanlar geliştikçe, birbirilerini “diktatörlerin” pençesine bırakmamanın gerekliliğini fark ediyorlar, sadece “çıkar” nedenleriyle değil, yeni dünyanın vicdanıyla da baskılara karşı çıkıyorlar.

Bağımsız devletler çağından, bağımlı devletler çağına geçiyoruz, bütün halklar birbirini sahipleniyor.

Halkların birbirine sahip çıkacak bir düzeye erişmesi, “din ve ırk” farklılıklarını da ortadan kaldırıyor, Hıristiyan Sırplarla Avusturyalılar da bu bütünleşmeden nasibini alıyor, Müslüman Kaddafi de.

Eski usul emperyalizm çağında, emperyalistler için Kaddafi gibiler çok kıymetliydi, geçenlerde Roni Margueles de yazdı, bir diktatörle anlaşır bütün bir halkın hakkını sömürürdün, zaten onun için Kaddafi gibiler o kadar uzun işbaşında kaldı.

Ama şimdi “insan” hammaddeden, halk diktatörden kıymetli.

Onun için her halk ayaklanması dünyadan destek buluyor.

Onun için her halk ayaklanması, insanları ezmek isteyenler için kuşku ve acı yaratıyor.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89