• BIST 81.618
  • Altın 145,694
  • Dolar 3,7670
  • Euro 3,9908
  • İstanbul 6 °C
  • Diyarbakır 5 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 11 °C
  • Berlin -4 °C

Dün Refah Partisi bugün HDP

Ruşen Çakır

ÇARŞAMBA akşamı CNN Türk’te Tarafsız Bölge’de Ahmet Hakan’ın konuğu, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’tı. Canlı yayının ilk 75 dakikasında, önce Şah Fırat Operasyonu, ardından çözüm süreci konuşuldu. Kuşkusuz bunlar da önemli ve Demirtaş’a sorulması gereken konular. Fakat Şah Fırat Operasyonu’nun doğrudan muhatabı PYD/ HPG, çözüm sürecininse öncelikle İmralı (Abdullah Öcalan), sonra Kandil (PKK/KCK). HDP’nin doğrudan öznesi olduğu konuysa 7 Haziran’da yapılacak olan genel seçimler.

Üstelik HDP, 7 Haziran seçimlerinin en kritik partisi. Türkiye ne zamandır HDP’nin yüzde 10 barajını geçip geçemeyeceğini, her iki durumda Türkiye’yi nelerin beklediğini tartışıyor ve daha da tartışacağa benziyor. Ayrıca Demirtaş, Türkiye’de son dönemde en fazla öne çıkan siyasetçilerden biri. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyların yüzde 9.8’ini almış olması da bunun kanıtı. Muhtemelen HDP bu seçimlerde de Demirtaş’ı temel alan veya en azından öne çıkaran bir kampanya yürütecek.

ANA AKIM PARTİSİ OLMAK YA DA OLMAMAK

Şimdi biraz geriye, 1990’lı yılların başlarına dönelim. İslami hareketin dünya çapında yükselişe geçmesine paralel olarak Türkiye’de de Refah Partisi (RP), sistemin merkezine doğru yolculuğa çıkmıştı, ancak medya, RP yöneticileri ve sözcülerine hep marjinal (ve marjinalliğe mahkûm) bir partinin mensupları muamelesi yapıyordu. Buna bağlı olarak RP’lilere doğrudan öznesi oldukları konular, örneğin parti programı, seçim vaatleri, parti faaliyetleri yerine laikliğin kıta sahasına girdiği düşünülen, çoğu münferit, iç ve dış olaylar sorulur, kendilerini kanıtlamaları dayatılırdı. Bu üslubun hiçbir işe yaramadığını, ayrıca dün RP’lileri küçük görme yarışına girmiş olan medya mensuplarının hatırı sayılır bir bölümünün ne zamandır AKP iktidarına ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şirin görünmek için çırpındıklarını biliyoruz.

Tabii ki bugünkü durum dünküyle bire bir aynı değil. Örneğin, Ahmet Hakan’a herhangi bir kötü niyet kesinlikle atfediyor değilim. Tam tersine HDP ve Demirtaş’a pozitif yaklaştığını söyleyebiliriz. Fakat kendisinin HDP’yi hâlâ “ana akım partisi” olarak gör(e)meme tutumunun etkisinde olduğunu düşünüyorum. Hal böyle olunca, Demirtaş’la, genel seçimler arifesinde en çok merak edilen partinin sürekli yükselişte olan bir liderinden ziyade parlak bir Kürt aydınıymış gibi sohbet etti.

Ruşen Çakır'ın yazısı

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89