• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 23 °C
  • Diyarbakır 28 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 28 °C
  • Berlin 17 °C

Duhok Anlaşması’na ne oldu?

Fehim Işık

Rojavalı Kürtlerin siyasi partileri Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani’nin girişimiyle 14 Ekim’den 23 Ekim’e kadar Güney Kürdistan’ın Duhok kentinde bir araya geldiler. 9 günlük toplantı sonrasında temel konularda anlaştıklarını belirten TEVDEM (Demokratik Toplum Hareketi), MGRK (Batı Kürdistan Halk Cephesi) ve ENKS (Suriye Kürdistanı Ulusal Cephesi) yetkilileri anlaşmanın ayrıntılarını görüşmeye ve Rojava yönetimini kalıcılaştırmaya dönük çalışmaları Rojava’nın en büyük kenti Kamışlo’da sürdüreceklerini açıkladılar.

Rojavalı Kürt siyasi partilerinin vardığı uzlaşma gereği, Kamışlo toplantılarının iki ay içinde sonuçlandırılması gerekiyor.

Rojava Üst Yönetimi olarak adlandırılan 30 kişilik meclisin partilere/cephelere dağılımı konusunda Duhok’ta anlaşma sağlanmıştı. Varılan anlaşma gereği üst yönetimin yüzde 80’ini yani 24 kişiyi TEVDEM ve MGRK bünyesindeki partiler ile ENKS’deki partiler eşit oranda paylaşacak, üyelerin yüzde 20’si, yani 6 kişi ise tarafların üzerinde anlaşacağı bağımsız şahsiyetlerden oluşacak.

Temel konularda, özellikle de özerk yönetim ile YPG/YPJ’nin Rojava’nın ortak askeri gücü olması konusunda prensipte bir sorun yok.

***

Duhok Anlaşması, Rojava yönetimi ile yönetime katılmayan siyasi partiler arasında yapılmış bir anlaşma değil.

Bu anlaşmanın tarafları Rojava’daki Kürt siyasi grupları...

Bu gruplar yönetimi bölgenin diğer halkları ve inançları ile ortaklaştırmak için de görüşmeler yürütecek. Ancak diğer gruplarla görüşmelerin başlaması, onların yönetime katılımı için öncelikle 30 kişilik Rojava Üst Yönetimi’nin oluşması lazım.

Bildiğimiz kadarıyla TEVDEM ve MGRK’nin üst yönetime vereceği 12 üyesi hazır. Ancak ENKS hala kendi üyelerini seçemedi. Görünen sorun, ENKS içinde yer alan PDK-S’nin (Suriye Kürdistanı Demokrat Partisi) 12 üyeden 4’ünün kendisine verilmesini istemesi...

Daha önce 4 parti bir araya gelerek PDK-S adı altında birleşmişlerdi. PDK-S’de birleşen bu partilerin her biri birer temsilci istiyor. Diğer partiler ise PDK-S’yi de tek parti olarak değerlendirdiklerinden PDK-S’de dahil ENKS’de siyasal ağırlığı olan 12 ayrı partinin her birine birer temsilci verilmesinden yana.

ENKS’deki partiler arasında yaklaşık bir aydır yürütülen görüşmelerden bir sonuç çıkmadı. En son toplantıda partiler sorunu ENKS genel kuruluna taşıyarak çözme kararı aldılar.

Sürecin uzaması üzerine TEVDEM yöneticisi İlham Ahmed bir açıklama yaparak Rojava Devrimi’nin, makam paylaşımında uzlaşamayan siyasi yapıları bekleme lüksünün olmadığını söyledi.

Kabul etmek gerekir ki bölgedeki ağırlıklarının üstünde bir temsiliyetle yönetime katılacakların hala uzlaşamamış olmaları karşısında İlham Ahmed’in verdiği tepki, yerinde ve haklı.

***

Duhok Anlaşması sonrasında değerlendirilmesi gereken tek durum bu değil.

Rojava Toplumsal Sözleşmesi’ne göre bölge 3 kantondan oluşuyor. Yeni oluşacak üst yönetim ise üç bölgenin tümünden sorumlu meclis görevini üstlenecek.

Yani kantonlar fiilen birleştirilip Rojava Üst Yönetimi’ne bağlanıyor.

TEVDEM ve MGRK, demokratik özerk yönetimin ENKS tarafından da benimsenmesi, farklı halklar ile inançların yönetime özgür katılımının sağlanması ve YPG/YPJ’nin ortak askeri güç olarak kabul edilmesi durumunda kendilerine dayatılan yeni idari yapılanmaya karşı çıkmayacaklarını söylediler.

Şimdi beklenen, ENKS’nin kendi üyelerini Rojava Üst Yönetimi’ne vermesi...

Çünkü bu aşama tamamlanmadan diğerlerine geçilemiyor.

Bu aşama tamamlanır yani Rojava Üst Yönetimi fiilen sorumluluğu devralırsa Rojava’daki farklı halklar ve inançlarla yürütülecek görüşmelere geçilecek ve bu kesimlerin yönetime katılımı ile statülerinin yasal güvenceye alınması konusu tartışılacak.

ENKS, başlangıçta askeri gücün ortaklaştırılması konusunu da siyasi müzakerelerde görüşmek istemiş ancak TEVDEM ve MGRK, Rojava’nın savunmasında ağır bedeller ödeyen YPG/YPJ’nin partilerden bağımsız olduğunu belirterek bu konuda muhatabın YPG/YPJ olduğunu açıklamıştı. Gelen bilgilere göre, henüz bir sonuca ulaşılmasa da farklı partilerin milis güçlerinin YPG/YPJ’ye katılımı konusunda görüşmeler sürüyor. YPG/YPJ komutanları bu sürecin tamamlanmasından sonra Rojava’nın ortak askeri gücü olarak partilerden bağımsız bir şekilde tümüyle siyasi iradenin, yani Rojava Üst Yönetimi’nin kararlarına bağlı kalacaklarını daha önce teyit etmişlerdi.

Bir köşe sınırı içinde yazmaya çalıştıklarım işin görünen yüzü.

Kobani’deki efsanevi direnişin başlamasından kısa bir müddet sonra yapılan Duhok Anlaşması, hiç kuşku yok direnenlere coşku sağladı.

Kürdistan’ın diğer parçalarındaki siyasi partiler de, gruplar da, tek tek insanlar da bu anlaşmayı sevinçle karşıladılar.

Buna rağmen biliyoruz ki siyasi rekabet hep var ve var olmaya da devam edecek.

Hele iktidar söz konusu ise siyasi rekabet daha da artar.

Bugün ENKS’de koltuk paylaşımı biçiminde dışarıya yansıyan sorun esasen siyasi rekabetin yansımasıdır.

Ama unutmayalım, demokratik yönetimlerde tüm koltukların sahibi halktır ve halk, bazen geç hatırlasa da asla unutmaz...

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89