• BIST 107.324
  • Altın 143,294
  • Dolar 3,5602
  • Euro 4,1499
  • İstanbul 27 °C
  • Diyarbakır 35 °C
  • Ankara 25 °C
  • İzmir 32 °C
  • Berlin 15 °C

Doz aşımı

Vahap Coşkun

Türkiye, bir hafta içinde sivillere yönelik iki terör eylemiyle sarsıldı. PKK ve IŞİD sıraya girmiş gibi arka arkaya bombalar patlatıyorlar. Gündelik hayatın ritmini bozuyor, olağan üstü bir durumun varlığını kanıksatmaya çalışıyorlar. Sinir uçlarına dokunup insanların sabrını taşırmaya gayret ediyorlar.

Velhasıl güç bir dönemden geçiyoruz. Böyle hallerde siyasi aktörlerden bazı davranışları göstermeleri beklenir. Siyasiler, toplumun karşısına çıkar, birlik ve beraberliğe vurgu yapar. Halkı sakin ve soğukkanlı olmaya davet eder. Saldırının faillerine yönelik kararlık mesajı verir, mücadelenin tüm gereklerinin yerine getirileceğini söyler. Korku bulutlarını dağıtır. İnsanların yeise düşmelerinin önüne geçmek için çabalar, vs.      

MECLİSE’E VE YARGIYA TAM SAHA PRES

İnfiale neden olan bir hadise esnasında siyasi liderlerin açıklamalarını bu bağlamda ve belli bir ihtiyat payıyla okumak gerekir. Bununla birlikte liderlerin de kullandıkları dilde dozu iyi ayarlamaları icap eder. Zira aşılan doz, hedeflenenin tersine bazı neticeleri doğurur.

Ankara saldırısının akabinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gerek tavırlarında ve gerek beyanatlarında bu doz aşımını görmek mümkün. Aşağıdaki ifadeler bunun yalın bir örneği:

“Elinde silahı olan teröristle, unvanı ve kalemini teröre destek olma noktasında kullananların arasında fark yoktur. Unvanının milletvekili olması, gazeteci olması, STK yöneticisi olması, o kişinin aslında terörist olduğu gerçeğini değiştirmez. Tetiği çeken terörist olabilir ama teröristin amacına ulaşmasını sağlayan bunlardır. Terör örgütlerine destek verenlerin adliyenin bir kapısından girip, diğerinden çıkmasına tahammül edemeyiz. Terör ve teröristin tanımını yeniden yaparak Ceza Kanunu’na almalıyız. Bu mesele, düşünce özgürlüğü, basın özgürlüğü değildir. Ya bizim yanımızda olacaklar ya da teröristlerin yanında yer alacaklar. Bu işin ortası yoktur.”  

Üç mühim problemi ihtiva ediyor bu açıklama:

a. Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması ve terör/terörist tanımının esnetilmesi konusunda Hükümete ve Meclis’e uygulanan büyük basınç: Erdoğan’a göre, söylediklerinin Meclis tarafından mutlaka yerine getirilmesi gerekiyor. Bunu yapmaması halinde Meclis’in millete ve tarihe cevap vermeyeceğini belirterek, Meclis ile halkı karşı karşıya getiriyor.

b. Yargı üzerinde kurulan açık baskı: Erdoğan’ın sözlerinin mürekkebi kurumadan yargı, üç akademisyen hakkında tutuklama kararı verdi. Ve hemen bu kararlar ile Cumhurbaşkanının ifadeleri arasında bir bağlantı kuruldu. Doğaldı bu. Anlaşılması gereken bir husus var: Erdoğan yargıya talimat verir tonda konuştuğu müddetçe, yargı en adil kararları verse de bu pek bir değer taşımayacak ve her karara şüpheyle bakılacak.

DOST VE DÜŞMAN

c. “Dost” ve “düşman” ayrımı: En vahimi de bu; iki bakımdan: Bir, “ya biz, ya onlar” yaklaşımı, “biz”in hep doğru ve haklı olduğunu imler. Oysa “biz”in daima doğruyu göstereceğinin bir garantisi yoktur. Hele de bu “biz” devletse, onun yanlış yapma ihtimali, doğru yapma ihtimalinden fazladır. Devlete körü körüne bağlanılmaz. Devletin her söylediğine inanılmaz. Doğru olan, devleti/iktidarı sürekli belli bir mesafeden değerlendirmektir. Yanlışlar ancak böyle tespit edilebilir. Bu çerçevede eleştirellik, gerçekte, “düşmanlık” değil “dostluk” nişanesidir.

İki, salt bir güvenlik sorunu yok ortada. Güvenlik işin sadece bir kısmı. Lakin işin sosyolojiyi, siyaseti, psikolojiyi, hukuku ilgilendiren boyutları var. Bu da açık tartışmayı, alternatifler geliştirmeyi zorunlu kılar. Farklı olanı düşmanlaştırmak ise konuşmayı bitirir. Konuşma bittiğinde de mesele kangrenleşir ve ödenen bedel artar.

“Hain”, “düşman” vb. sıfatları bol kepçe kullanmak, herhangi bir sorunu çözmez. Eğer gaye mevcut bir derde çare bulunması ise, bilhassa sorumlu mevkilerde olanların dillerini sözü kesen yaftalamalardan arındırmaları gerekir. (Yeni Yüzyıl)

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89