• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır -3 °C
  • Ankara -4 °C
  • İzmir 2 °C
  • Berlin -2 °C

Diyarbakırlılar 'Ne mutlu...' diyorlar

Oral Çalışlar

Diyarbakır’da şehrin ana girişinde altından geçilen bir tören takı geçen gün sessizce kaldırıldı. Üzerindeki tabelada ‘Ne Mutlu Türk’üm Diyene’ yazıyordu. Uzun süredir bakım görmediği için paslanmış, eskimiş, adeta sahibini yitirmiş gibi duruyordu tabela. Diyarbakırlılar askeri darbeden bu yana 33 senedir, kendilerine ‘Türk’ olma talimatı veren bu tabelayla iç içe yaşadılar.

Bir kente, bir halka, bir topluluğa zoraki olarak sen ‘Türksün’ denmesinin ne anlama geldiğini, bilen bilir. Kürtler, bu topraklarda, başından beri Türklerle birlikte yaşadılar.

Dağlarına, tepelerine, her girdikleri yerdeki duvarlara yazılan, asılan sözler, inat olsun diye gözlerinin içine sokuldu.

Eski Diyarbakır CHP İl Başkanı Medeni Seyrek Bukarki: “Aslında onun yerine, ‘Ne mutlu Türkiyeliyim’ dememiz gerekiyordu. Bu dayatma, 12 Eylül cuntasının bir ayıbıydı. Mevcut iktidardan beklentimiz, ‘Ne mutlu Türkiyeliyim’ sloganını bu durumdan sonra ilerletmesidir. Bir Kürt olarak, o tabelayı görünce hep Kürt olduğumu hatırlıyordum. Türk bir vatandaşın önüne ‘Ne mutlu Arap’ım’ veya ‘Ne mutlu Kürt’üm’ deselerdi ne düşünürlerdi, size soruyorum...” Üniversite öğrencisi Xezal Oğur’un değerlendirmesi de şöyle: “Bu söylemin kaldırılması beni çok mutlu etti. Etnik ayrımcılığı körükleyen bir söylemdi. Artık insanların kendi etnik kimliğini daha rahat açıklayacaklarından eminim. Duygusal ve psikolojik anlamda etki ve baskı yaratan söylemdi.”

Bir öğrencinin tepkisi ise şu şekilde: “Tabelanın kaldırılmasından çok etkilendik, bir Kürt olarak gözlerime inanamadım, sanki onu yıkarlarsa Diyarbakır’da savaş ilan edilecek. Neyse ki böyle bir şey olmadı. Gönlümde yatan oldu sanıyorum, bundan sonraki süreçte umarım ‘Ne mutlu Türkiyeliyim’ diyeceğiz.”

Adını yazılmasını istemeyen bir esnaf, mutluluğunu şöyle ifade etti: “Allah lillah aşkına! 40 yıldan bu yana kentin merkezinde duran ‘Ne Mutlu Türk’üm Diyene’ tabelasını kendime hep hakaret sayıyordum. Şimdi bakıyorum, o tabela kaldırıldı. Ülke açısından, Diyarbakır açısından olumlu bir gelişme olduğunu düşünüyorum. Tabelanın kaldırılması beni çok duygulandırdı. Türkiye’de bir şeylerin değiştiğine inanıyorum. Kardeşiz diyelim, insanız diyelim, bir birbirimizi sevelim, birlik beraberlik isteyelim.”

Her gün gördüğü sloganın kaldırıldığına tanık olan bir Diyarbakırlının ise tepkisi: “Türk-Kürt diye yıllarca insanların kan aktı. Biz kardeşiz, bu böyle bilinsin. Halkın istemediği bir sözü kaldıranlardan Allah razı olsun.”

Yetkililere, tabelanın nasıl kaldırıldığını sordum. Çok fazla konuşmak istemediler. Belli ki konunun fazla irdelenmesi, Türkiye’nin batısında bir tepki yükselmesi istenmiyor.

27 Nisan bildirisi

İnsanlar, sessiz sakin şekilde gerçekleşen değişimden mutlu görünüyor. Tabelanın sembolik anlamı büyük. Tabii, Kürtlerin ‘Kürdistan’ olarak tanımladıkları bölgenin dağlarında, taşlarında hâlâ bu sloganlar duruyor, pek çok yerde insanların karşısına çıkmaya devam ediyor. Özellikle faili meçhullerin, yargısız infazların yaygınlaştığı 1990’lı yıllarda, bu sloganların açık bir eziyet kastıyla yazıldığını hatırlıyoruz.

Rahmetli Erbakan’ın saldırıya uğrayan sözlerinden birisi şuydu: “Okullarda çocuklara ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ diye bağırtıyorlar, bu yanlış, Türk böyle derse Kürt’ün de ‘Ne mutlu Kürt’üm’ deme hakkı doğar.”

2007’ye uzanalım... 27 Nisan’da Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığını engellemek isteyen (ve bizzat Gül’ü hedef alan) Genelkurmay bildirisindeki şu satırlar, dönemin egemen zihniyetini gözler önüne seren nitelikte: “Özetle, cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Atatürk’ün, ‘Ne mutlu Türk’üm diyene!’ anlayışına karşı çıkan herkes, Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır.” Düşmanlık üzerinden kurulan hiçbir siyaset kalıcı olmuyor. Aslolan, halkların kardeşliği ve birliği. Hedef bu...

Dünkü yazımda söz ettiğim Mihriban şiiri Sezai Karakoç’a değil, Abdürrahim Karakoç’a aittir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89