• BIST 107.206
  • Altın 142,629
  • Dolar 3,5525
  • Euro 4,1323
  • İstanbul 31 °C
  • Diyarbakır 37 °C
  • Ankara 34 °C
  • İzmir 36 °C
  • Berlin 16 °C

Diyarbakır’a dikkat!

Yüksel Taşkın

Onbinlerce insanın olduğu bir mitinge iki bomba düzeneği yerleştirilmesi bu sürecin belki de en tüyler ürperten aşamasıydı. Ölü sayısı çok daha fazla olabilirdi. İnsanlar acılarını yüreklerine gömdüler ve gidip oy vererek cevaplarını “ilgili mercilere” ulaştırdılar.

Seçimlerden sonra Yeni İhya Der başkanına yapılan saldırı ve hemen ardından HDP’lilerin hedef alınmasıyla dört insan daha yaşamını yitirdi.

Şimdi bu yapılan nedir? Hakikaten gözümüzün önünde yaşananı görmemek adına başımızı mı çevireceğiz? 90’larda sadece Batı’daki şehit cenazelerini gördük. Tek gözümüzü kapattık.

Ümit Kıvanç, çok güzel bir ifade kullanmış: Son dönemde yaşananlarla ilgili “Hızlandırılmış 90’lar kursu” demiş. Yani, meraklısına ve yürekleri nasır tutmamışlara, her şeyi bir çırpıda kavramak adına bir olanak da var demek istiyor.

Bazıları Derin Devlet’in devreye girdiğini düşünüyor. Açıkçası ben ortada bir derinlik göremiyorum. Son derece yüzeysel ve bayat bir film, sözkonusu olan. Mesela Hüda-Par’lılar da tuhaflığın farkında. Onlar da provokasyon kokusunu almışlar. Umarız asıl karşı karşıya getirilmek istenilenler, soğukkanlılıklarını korurlar.

Neyse ki, Türkiye 90’ların Türkiye’si değil. Kürtler çok daha örgütlü ve deneyimli. Batıda yaşayanlar, eskisine göre çok da iyi kavrıyorlar süreci. Kürt meselesini her yönüyle anlatmak isteyenler, artık buzdan duvarlarla karşılaşmıyorlar.

Seçimlerin hemen ardından İPSOS’un yaptığı ankette, “çözüm süreci devam etmeli” diyenlerin oranı yüze 60’larda. “Devam etmemeli” diyen bir yüzde 22 de var.

Ben toplumumuzun Çözüm Süreci’nin derinleştirilmesine hazır olduğuna inanıyorum. Bu konuda toplumu sürece hazırlamayı başardığı hâlde adım atmak istemeyen AK Parti oldu.

Diyarbakır’da yaşanılanların kontrol dışına taşarak bir kaosa dönüşmemesi adına Davutoğlu’na çok büyük bir sorumluluk düşüyor. Madem kendi liderliğinin meşruiyetini güçlendirmek istiyor, işte ona oyuna el koyarak her kesime güven vermek adına bir fırsat.

Partisi içinden ve partiye yakın basın organlarından hazımsızlık dolu, tehlikeli açıklamalar geliyor. Önce onları sakinleştirmeye gayret etmeli. Burhan Kuzu’nun “Millet kaosu seçti hayırlı olsun!” türünden açıklamalarıyla, Davutoğlu’nun, Numan Kurtulmuş’un “sandığın sonucuna saygılıyız, mesajı aldık” türünden açıklamaları arasında belirgin bir uçurum var.

Yine AK Parti yanlısı medyada, HDP’lileri zan altında bırakmaya yönelik sistemli yayınlar var. Bunca HDP’li öldürülmüş; ölümler karşısında bile seçici olunabiliyor.

Bu yayınlarla yapılmak istenilen, insanları güvenlik ve istikrar öcüleriyle korkutmaktır. Böylece AK Parti’nin “vazgeçilmezliği” anlaşılmış olacaktır. Bir de mütedeyyin Kürtlerin tekrar AK Parti’ye dönmeleri hesaplanıyor. Bunun için Kürtler arasında “laik- dindar” kutuplaşmasını tırmandırmayı deneyenler var.

Bu ucuz siyaseti izleyenler, anlaşılan geçen seçimden hiç ders almadılar. Bazıları HDP’lilere eşcinsellik üzerinden, “ateistlik, zerdüştlük” gibi ifadeler üzerinden yoğun bir saldırıda bulundular. Ama sonuçta mütedeyyin Kürtler gidip HDP’ye oy verdiler.

Demek ki bu ucuz siyaseti püskürtecek bilinç oluşmuş. Türkiye artık eski Türkiye değil…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89